25/03/2026 | Yazar: Oğulcan Özgenç
"Rusya’da LGBTİ+ haklarının iyileştiği bir dönem yaşadık, bunu tekrar yapabiliriz. Putin rejiminin sonu uzak değil. Zaman bizim tarafımızda."
Rusya, 2023’te yürürlüğe giren LGBTİ+ karşıtı yasa ve bunu izleyen politikalar nedeniyle LGBTİ+ nefretinin en yoğun yaşandığı ülkelerden biri. Adeta bu karşıtlığın dünya genelindeki taşıyıcısı konumunda. Öyle ki “çocuksuzluk propagandası yasağı” ve “yabancı ajan yasası” gibi düzenlemeler sadece Rusya’da değil; Türkiye’de “etki ajanlığı” düzenlemesi, Gürcistan’da LGBTİ+’ları hedef alan yasa tasarıları, Bulgaristan’da benzer girişimler gibi pek çok ülkede de karşılığını buluyor.
Peki bugün Rusya’da LGBTİ+’lar açısından tablo nasıl? Yasanın kabulünden bu yana neler değişti? Medya, LGBTİ+ hakları konusunda nasıl bir tutum sergiliyor? Ve tüm bunlara karşı Rusya’da direniş nasıl şekilleniyor? Tüm bu soruları, Rusyalı trans aktivist Kate Messorosh ile konuştuk.
Öncelikle seni tanıyarak başlamak isteriz Kate. Rusya’da LGBTİ+’lar açısından oldukça zor bir dönemden geçen bu günlerde parçası olduğun T-Action ekibiyle beraber neler yapıyorsunuz?
Ben Kate Messorosh. Hayatımın kuir kısmından bahsedecek olursam, ben bir trans kadınım, trans aktivistim ve Rusya’da tabandan örgütlenmiş, transların öncülük ettiği bir oluşum olan T-Action ekibinin koordinatörüyüm. Biz bir örgüt olarak her zaman transların hayatını iyileştirmeye ve trans topluluğunu güçlendirmeye yönelik toplumsal değişime odaklandık. Ve gerçekten de çok şey yaptık; örneğin, tüm yasal yasaklara ve düzenlemelere rağmen hâlâ translara tıbbi yardım sağlayan trans dostu ve trans hakları konusunda yetkin sağlık profesyonellerinden oluşan bir ağ kurduk. Elbette artık önceden yaptığımız pek çok şeyi yapamıyoruz ve topluluk içinde kişisel yardıma daha çok yoğunlaşmak zorundayız. Örneğin, hükümetin uyum süreci yasağını tartıştığı dönemde 300’den fazla transın belgelerini hızlıca değiştirmesine yardımcı olduk. Hâlâ Trans*Fest festivalimizi, tamamen yasadışı olmasına rağmen, çevrimiçi yayınlarla sürdürüyoruz. Ekip için gizliliğimizi artırmanın yollarını bulduk ve konuşmacılar için anonimleştirici dijital avatarlar kullanıyoruz. Ayrıca akran danışmanlığı ve psikolojik destek sağlıyoruz. Saint Petersburg’da translar için yüz yüze buluşmalar düzenlemeye devam ediyoruz. Translar baskıcı yasalar yüzünden yok olmuyor; yapabileceğimiz hâlâ çok şey var.
Anlattıklarından Rusya’daki LGBTİ+ karşıtlığının pek çok insanı şiddetli bir biçimde etkilediğini anlıyorum. 2023’te Rusya’da “LGBT propaganda yasası”nın geçtiğini de okuyuculara hatırlatarak o günden bugüne LGBTİ+’ların gündelik yaşamının nasıl etkilediğini sormak isterim. Yasa yürürlüğe girdiğinden beri neler yaşadınız?
Rusya’da şu an yalnızca sözde “LGBT propaganda yasası” yok; üstelik bu en ağır olanı da değil. 2023 yılı LGBTİ+’lar için yıkıcı geçti. “LGBT propaganda yasası” 2022’nin sonunda yürürlüğe girdi, ardından Temmuz 2023’te cinsiyet uyum sürecine dair her türlü tıbbi hizmet tamamen yasaklandı ve nihayet 2023’ün sonunda Rusya Yüksek Mahkemesi, hayali “uluslararası LGBT hareketini” “aşırıcı” bir örgüt olarak ilan etti. Rusya yasalarına göre “aşırıcı” etiketi son derece ağır ve “terörist” etiketiyle aynı sonuçları doğuruyor. Bu nedenle bugün neredeyse herhangi bir kuir kişi bu örgütün üyesi olmakla suçlanabilir ve hapse atılabilir ya da şanslıysa “aşırıcı sembolleri göstermek” nedeniyle çok büyük bir para cezasına çarptırılır. Ve ayrıca her zaman giderek daha kısıtlayıcı hale gelen ve her türden aktiviste karşı yaygın biçimde kullanılan “yabancı ajan yasasını” da unutmamak gerekir. Ama belirtmeliyim ki tüm bu baskıcı yasalara rağmen baskılar noktasal ve rastlantısal bir şekilde uygulanıyor. Asıl amaç herkesi hapse atmak değil, korku yaymak. Elbette tüm bu değişikliklerin kuir topluluk üzerinde büyük etkisi oldu. Eğer kuirseniz, özellikle de trans bir kişiyseniz, artık haklarınızı koruması için polise güvenemezsiniz. Pek çok aktivist ülkeyi terk etti, bazı örgütler tamamen taşındı, birçok hizmet kapandı ya da ciddi şekilde küçüldü. Toplumda LGBTİ+fobi gözle görülür biçimde arttı. Ama aynı zamanda topluluk içi dayanışmada, küçük grup sohbetlerinde, akranlar arası yardımlaşmada artış görüyoruz. Translar için hayatta kalmanın bir yolu olarak kendi kendine yürütülen (self-medicated)[1] uyum süreci tercih edilen seçenek haline geliyor. Kısaca özetlemek gerekirse, Rusya’daki kuir topluluk için en büyük değişim, onur talebinin yerini hayatta kalma hedefinin almış olmasıdır.
“Rusya’da durum, devletle bir saklambaç oyununa dönüşmüş durumda”
Rusya’da anti-LGBTİ+ söylem ve politikaların toplumdaki LGBTİ+fobiyi artırdığını vurguladın. Peki bunlar tezahür ediyor?
Bu söylem ve politikalardan etkilenen yalnızca LGBTİ+ topluluğu değil. Savaş karşıtı tutumlarını açıkça dile getiren birçok sanatçı göç etmek zorunda kaldı, bazıları ise (örneğin Berkovich ve Petriychuk)[2] hapse atıldı. Kültürel yaşam daraldı. Gece kulüpleri polis baskınları ya da müşterilerin baskın riskinden dolayı gelmemesi sebebiyle kapanıyor. Hâlâ bazı etkinlikler yapılsa da, bilgiye ulaşmak çok daha zor; doğru sohbet gruplarını bilmek gerekiyor, bilgiler çoğunlukla akranlar arası yöntemlerle yayılıyor. Bu adeta devletle bir saklambaç oyununa dönüşmüş durumda. LGBTİ+ boyutu, kamusal alanda göstermekten önce iki kere düşünmeniz gereken yönlerden biri. Savaş karşıtı tutum, otorite eleştirisi, liberal politik değerler-tüm bunlar resmi propaganda baskısı altında. Ülke içindeki medyada bu konular yalnızca olumsuz bir bağlamda gösteriliyor ve hepsine karşı yasalar mevcut. Tutum değişimindeki en belirgin şey, LGBTİ+ konularıyla ilgilenmekten duyulan korku. “Sorma, söyleme.” Politik tartışmalar, sosyal ve kültürel yaşam VPN’lerle, anonim hesaplarla ve sürgündeki medya aracılığıyla çevrimiçi alana taşındı. Bu bir tür toplumsal boşluk hissi yaratıyor; kimliğinizin büyük bir bölümünün silinip gitmesi gibi.
Medyada ya da sosyal medya platformlarında var olabilmek hâlâ mümkün mü?
2023’e kadar (“propaganda yasasından” önce) medyayla çok çalıştım; sayısız röportaj verdim, uzman yorumları yaptım, televizyon programlarına açıkça katıldım. Temsiliyet ve anlatıları değiştirmek adına çok önemli bir çalışmaydı. Pek çok şey başardık. Ancak bugün yayıncılık alanı tamamen sterilize edilmiş durumda. Şu anda Rusya’daki medyada LGBTİ+’ların hiçbir olumlu temsili yok. Tüm medya, kuirleri ilgili herhangi bir haberde-aslında böyle bir zorunluluk olmadığı halde- “LGBT aşırıcı örgüt olarak ilan edildi” ifadesini kullanmaya başladı; sadece kendi güvenlikleri için. Öte yandan sürgündeki pek çok medya açıkça konuşabiliyor ve gerçekten de konuşuyor. Elbette federal TV kanalları kadar geniş bir kitleye ulaşmıyorlar, ancak televizyon istikrarlı biçimde gücünü kaybediyor. Büyük çevrimiçi medya organlarında kuir meseleler ana gündem değil, ama çok sayıda yeni kuir medya projesi var. Tüm bilgilere basit bir arama ile ulaşılabilir; ancak bunun için özellikle arama niyetinde olmanız gerekiyor.
“Rusya’da uyum sürecine başlayanlar trans olduklarını açıkça belli eden belgelerle yaşamak zorunda kalıyor”
Sivil toplum örgütleri bu baskıcı ortamdan nasıl etkilendi? Hangi örgütler veya inisiyatifler hâlâ aktif ve bu koşullar altında hangi direniş biçimleri ortaya çıktı?
Geride dönüp baktığımızda her şey değişmiş durumda. Sivil toplum örgütleri alanı ikiye ayrıldı-yurtdışına taşınanlar ve sürgünde çalışanlar ile ülke içinde kalanlar. Sürgüne çıkanlar çoğunlukla medya örgütlerine, uluslararası savunuculuk örgütlerine ve inisiyatiflere dönüştü ya da odaklarını göçmen topluluklarına kaydırarak göç etmelerine ve yeni ortamlarda sosyalleşmelerine yardımcı oluyor. Ülke içinde çalışanlar ise tüm süreçlerini tamamen yeraltına taşıdı; finansal meselelerden hedef kitleyle iletişime kadar. Artık resmi bir STK kaydı yok, daha az kamusal etkinlik var, görünürlük daha az, daha çok vaka bazlı ve sessiz bir çalışma yürütülüyor. Bu, bir tür hayatta kalma direnişi; topluluğu, aktivistleri, gönüllüleri koruma direnişi. Topluluğun kendisine odaklanarak değişim zamanına hazırlanma süreci.
Tüm dünyada transların açıkça hedef alındığını bir süreçten geçiyoruz. Peki Rusya’da durum translar açısından nasıl?
Temmuz 2023’ten bu yana Rusya’da yasal cinsiyet tanıma prosedürü (kimlik belgesindeki cinsiyet hanesini değiştirmeye ilişkin prosedür) bulunmuyor. Mahkeme kararıyla belgeleri değiştirmek hâlâ mümkün, ancak bu son derece zor bir seçenek; yıllar sürebiliyor ve yılda sadece birkaç vaka ile sınırlı. Bu, Rusya’daki trans topluluğu için oldukça yeni bir gerçeklik ve buna dair henüz doğru dürüst yanıtlarımız yok. Yasal cinsiyet tanımanın kaldırılmasının istihdam üzerinde büyük bir etkisini henüz görmüyoruz, fakat yakın gelecekte topluluk için ciddi bir sorun haline gelebileceğini öngörüyoruz. Öte yandan, COVID sayesinde serbest ve uzaktan çalışmanın çok yaygın hale gelmesi bu sorunun boyutunu bir nebze azaltabilir.
Sağlık hizmetlerine erişim aşırı kötü değil. Belgelerini değiştirmiş olan translar için neredeyse hiçbir şey değişmedi, belgelerini değiştirmemiş olanlar için bile özellikle büyük şehirlerde profesyonel destekle uyum sürecini sürdürmek hâlâ mümkün. Zaten bu hizmetler hiçbir zaman sigorta kapsamında olmadığından, bu açıdan da bir değişiklik yok.
2015’ten bu yana sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla çok büyük bir çalışma yürüttük ve trans dostu uzmanlardan oluşan bir topluluk yarattık; bu uzmanlar hâlâ translara yardım ediyor ve yeni yasal gerçeklik içinde çalışmanın yollarını buluyor. Elbette, kendi kendine tedavi, ev yapımı hormonlar, kara borsa ve cinsiyet uyum ameliyatları için sağlık turizmi de transların hayatta kalmak ve disforiyi aşmak için başvurduğu seçenekler arasında.
Genç LGBTİ+’lar neler yaşıyor? Ailelerinde, okullarda, çevrelerinde…
Şaşırtıcı ya da ilham verici bir şey söyleyebileceğimi sanmıyorum. Elbette durum giderek kötüleşiyor ve LGBTİ+ gençleri çok etkiliyor; çünkü topluluğun en kırılgan kısmını onlar oluşturuyor. Rusya, genç LGBTİ+’lar için hiçbir zaman iyi olmadı. Ama neredeyse her şey aileye bağlı. Şanslı olup destekleyici ebeveynleri olanlar korunuyor. Ancak çoğu zaman ebeveynler kuir çocuklarının en büyük düşmanına dönüşüyor. Rusya’da aile içi şiddete karşı bir koruma yok. Onarım terapisi hikâyeleri -ki bu işkence Rusya’da yasal-, fiziksel ve cinsel şiddet olayları hiç de nadir değil. Ama tüm bunlar zaten önceden de vardı. Okul ve üniversiteler açısından bakıldığında-kuirliğinizi açıklamaktan çok politik değerlerinizi açıklamak daha riskli. Eğitim sistemi skandallardan hoşlanmıyor ve genellikle “sorma, söyleme” politikasını benimsiyor. Ama bu yaklaşımın diğer yüzü, zorbalık durumunda hiçbir korumanın olmaması. Öte yandan, örneğin kendi çocukluğumla kıyasladığımda, günümüz gençliği sosyal medya ve dijital küreselleşme sayesinde çok daha açık fikirli. Trans topluluğunun karşı karşıya olduğu gerçekten yeni bir sorun ise yasal cinsiyet tanımanın imkânsızlığı. Uyum sürecine başlamış giderek daha fazla kişi, trans olduklarını açıkça belli eden belgelerle yaşamak zorunda kalıyor. Bunun tüm sonuçlarını henüz bilmiyoruz, ama bu trans topluluğu ve aktivistler için gerçekten yeni bir meydan okuma.
“Putin yönetiminin sonu uzak değil, zaman bizim tarafımızda”
Putin yönetimi sıklıkla “geleneksel değerler” ve “aile yapısı” söylemleri üzerinden anti-LGBTİ+ tutumunu meşrulaştırmaya çalışıyor. Sizce bu ideolojik çerçeve toplumun geneliyle nasıl bir etkileşim kuruyor?
Aslında tek parça, yekpare bir toplum yok. Elbette bu tür söylemlere gerçekten inanan insanlar her zaman var, ama bu toplumun küçük bir kısmı. Çeçenya gibi tarihsel olarak LGBTİ+fobinin yaygın olduğu bölgeler de mevcut. Ayrıca kuşaklar arasında da büyük farklar var. Yani tablo bütünlüklü ve tutarlı değil. Ama basitleştirirsek, resmi ideoloji ve propagandanın bugünkü durumu, Sovyetler Birliği’nin son dönemindekine benziyor: Bir şey söyle, başka bir şey düşün, üçüncüsünü yap. Resmî konformizm, apolitik duruş ve bireycilik-bunlar Rus toplumunun gerçek “geleneksel değerleri”. Putin’in “geleneksel değerler” anlatılarıysa yalnızca sansür ve korku sayesinde görünür bir destek bulabiliyor. Post-Sovyet Rusya toplumu hiçbir zaman ne aşırı derecede LGBTİ+fobik ne de kuire tamamen hoşgörülü oldu. Genel tablo daha çok “Ben homofobik değilim ama…” şeklinde özetlenebilir.
Tüm bu baskıya rağmen size umut veren şey nedir?
Ben pratiklere ya da direniş biçimlerine inanmıyorum. Her zaman beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan fırsatlar vardır ve bunlara hazırlıklı olmanız, yaratıcılığınız ve zor zamanlarda sizi destekleyecek birkaç arkadaşınız olması gerekir. 1982’de doğdum. Sovyetler Birliği’ni ve çöküşünü gördüm. İşlerin ne kadar hızlı değişebileceğini, kuirlere dair temsilin ve söylemlerin zaman içinde nasıl dönüştüğünü gördüm. Rusya’da LGBTİ+ haklarının iyileştiği bir dönem yaşadık, bunu tekrar yapabiliriz. Putin rejiminin sonu uzak değil. Zaman bizim tarafımızda.
Son olarak, uluslararası topluma ve özellikle Türkiye’deki LGBTİ+’lara iletmek istediğiniz bir mesaj var mı? Dayanışma ve ortak mücadele açısından neler yapılabilir?
Motivasyon koçu değilim ama kendi felsefem var. Dikkatiniz neredeyse, siz de oradasınız. Elimden geldiğince mücadeleye ve zaferlere odaklanmamaya çalışıyorum. İnsanların kendisine, insanlarla ilişkilere, kuirlerin (özellikle de transların) içinde bulunduğumuz gerçeklikte yeni fırsatlar yaratmasına odaklanmaya çalışıyorum. Yalnızca kendi etrafımdaki dünyayı herkes için daha iyi bir yer haline getirmeye çalışıyorum. Ne eksik, ne fazla. Vilnius’ta Uzupis adında bir sanat bölgesi var ve buranın kendi anayasası bulunuyor. Anayasanın sonunda üç ilke yer alıyor: Ezme, Misilleme Yapma, Teslim Olma. Bence bu hepimiz için en iyi mesaj.
Kaos GL dergisine abone olun
Bu yazı ilk olarak Kaos GL Dergisinin Toplumsal Cinsiyet Karşıtlığı-2 dosya konulu 205. sayısında yayınlanmıştır.
Abone olmak veya tek sayı satın almak için tıklayın.
*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.
[1] Self-medicated uyum süreci, transların yasaklar, erişim engelleri ya da maddi imkânsızlıklar nedeniyle sağlık sisteminden destek alamadıkları için hormon tedavilerini kendi başlarına yürütmeleri anlamına geliyor.
[2] Yönetmen Yevgenia Berkovich ve oyun yazarı Svetlana Petrichuk, The Brave Falcon Finist adlı oyunları nedeniyle 2024’te “terörü meşrulaştırma” suçlamasıyla altışar yıl hapse mahkûm edildi. Gerçek olaylara dayanan oyun Suriye’ye giden Rus kadınlarının hikâyesini anlatıyordu. Sanıklar suçlamaları reddetti; davanın, Berkovich’in Ukrayna savaşı karşıtı şiirleriyle de bağlantılı olduğu belirtildi.
Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları, çalışma hayatı, barınma, aile, sağlık, siyaset, dünyadan, sağlık hakkı, özel haber, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
