09/05/2026 | Yazar: Kaos GL
Kaos GL’nin Ankara’da düzenlediği LGBTİ+ Hakları Sempozyumu “Siyasal Şiddet” başlıklı ikinci oturumuyla devam etti. Oturumda Defne Güzel moderatörlüğünde EMEP Milletvekili Sevda Özgür Kadın Hareketi'ndenRuşen Seydaoğlu konuştu.
Kaos GL’nin Ankara’da düzenlediği LGBTİ+ Hakları Sempozyumu “Siyasal Şiddet” başlıklı ikinci oturumla devam etti. Oturumda Defne Güzel’in moderatörlüğünde Özgür Kadın Hareketi'nden (TJA) Ruşen Seydaoğlu ve EMEP Milletvekili Sevda Karaca konuştu.
İlk olarak Ruşen Seydaoğlu, Barış ve Çözüm Perspektifinde Halklar ve Haklar başlıklı sunumunu yaptı. Seydaoğlu, cumhuriyetin kurgulanış biçimine ilişkin değerlendirmesinde “Bizler açısından demokratik toplumun inşası önemli. Kürtler, LGBTİ+’lar, Aleviler olarak ötekileştirilen her grubun talepleri var. İktidar karşıtı toplumsal hareketlere karşı iktidarların uygulamaları var. Toplumsal hareketlerin de kendi içine daralan bir hali olduğunu da tartışmamız gerekiyor” dedi.
Bir araya gelişlere ihtiyaç olduğunu belirten Seydaoğlu, “Sözlerimizi kuruyoruz, politikalar oluşturuyoruz. Ama bunları konuşmak sözlerimizin toplumsallaşmasına yetmiyor” diye konuştu.
“Devlet kadınları da LGBTİ+’ları da barış sürecinde bir taraf olarak görmüyor” diyen Seydaoğlu, “Barış süreci masasını politik olarak nasıl kullanabileceğimiz üzerine, bu masayı nasıl halkların masası haline getirebiliriz sorusu üzerine düşünmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Rejim, artık rızayı refah dağıtarak yeniden üretemiyor”
Seydaoğlu’nun ardından EMEP Milletvekili Sevda Karaca konuştu. Karaca, 2015’ten sonra büyük bir rejim dönüşümü yaşandığını belirterek “2015’ten beri itiraz kapasitesi elinden alınmış, örgütlenme araçları dağıtılmış bir düzen yaratmak istediler ve siyasal şiddet de bu düzene içkin. Toplumun her kesimini açık bir güvencesizlik içinde tutmaya yönelen bir dönemden geçiyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Karaca, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“LGBTİ+’lara yönelik şiddetle gazetecilerin tutuklanması, sendikacıların halkı kin ve nefrete tahrikten hedef alınması gibi olaylar arasındaki bağı daha fazla kurmak, konuşmak durumundayız. Faşizme dayanan bu rejim artık refah dağıtarak rızayı yeniden üretemiyor. Aile siyaseti çok kritik bir yerde duruyor. Kapitalizm, aileyi yeniden yaratmak ve üretmek zorunda. LGBTİ+’lar bu noktada toplumsal kutuplaşmanın ana nesnesi ve siyasal şiddetin yöneldiği ana kesim oldu.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, aile, siyaset, heteroseksizm, trans, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
.jpg)