06/08/2026 | Yazar: Kaos GL

Uganda’da “kamuya açık bir alanda öpüşürken” görüldükten sonra tutuklanan ve yaklaşık 5 ay süren tutukluluk sürecinin ardından serbest bırakılan iki kadın, yaşadıklarını The Guardian’a anlattı.

Uganda’da eşcinsellik yasasını ihlal ettikleri gerekçesiyle tutuklanan kadınlar anlatıyor: “Cezaevinde olmak hayatımızı mahvetti” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Uganda’nın Arua şehrinde “kamuya açık bir alanda öpüşürken” görüldükten sonra ülkedeki katı eşcinsellik yasasını ihlal ettikleri gerekçesiyle 18 Şubat’ta tutuklanan ve yaklaşık 5 ay süren tutukluluk sürecinin ardından serbest bırakılan Wendy Faith ve Alesi Diana Denise, yaşadıklarını The Guardian’a anlattı.

Uganda'nın LGBTİ+ karşıtı yasaları kapsamında "eşcinsel ilişki yaşamakla" suçlanan iki genç kadın, müebbet hapis cezasıyla karşı karşıyaydı. 22 yaşındaki müzisyen Faith ile 21 yaşındaki Denise, şubat ayında Uganda'nın kuzeybatısındaki Arua şehrinde kiraladıkları tek odalı evlerine düzenlenen polis baskınıyla başlayan gözaltı ve tutukluluk sürecinin kendilerinde "travma" yarattığını söylüyor.

Savcılık, genç kadınların kamuya açık bir alanda öpüştüklerinin görüldüğü iddiası üzerine ve sosyal medyadaki fotoğraflarını da delil göstererek eşcinsel ilişki yaşadıklarını öne sürdü. Ancak geçen hafta Arua Baş Sulh Hakimi Conrad Oroya Obol, davanın düşürülmesine ve iki kadının serbest bırakılmasına karar verdi.

Denise yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

"Koşullar gerçekten çok kötüydü. Cezaevi hücresi o kadar küçüktü ki aslında sadece iki kişi sığabiliyordu ama bizi orada tutuyorlardı. Sonra başka insanları da getirdiler; hepimiz o küçücük alanda kalmak zorunda kaldık. Yemekler dayanılmazdı ve yaşadığımız her şey travmatikti. Gözaltına alındığımızda bütün mahalle bize saldırmaya hazırdı. Polis hiçbir gerekçe olmadan bize çok sert davrandı, hatta Wendy'ye şiddet uyguladı. Wendy polise karşı tehdit oluşturacak hiçbir şey yapmamıştı. Daha önce hiç cezaevine girmemiştik. Davamız diğerlerinden farklı olduğu için herkes bizimle alay etmeye çalışıyordu."

“Artık sokakta bile huzur içinde yürüyemiyoruz”

Denise, cezaevinden çıktıktan sonra da hayatlarının eskisi gibi olmadığını söylüyor:

"Dürüst olmak gerekirse cezaevinde olmak hayatımızı mahvetti. Artık sokakta bile huzur içinde yürüyemiyoruz; özellikle birlikte olduğumuzda. Sürekli biri peşimize takılıyor ve aleyhimize kullanabileceği bir şey bulmaya çalışıyor. Bu dava nedeniyle bizi tehdit etmeyi sürdüren insanlar var. Ama cezaevinde yaşadığımız bütün travmalardan sonra en azından topluluğumuz hakkında daha fazla şey öğrendik ve yeniden bir şey olursa kendimizi korumaya çalışıyoruz."

Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni, uluslararası ve bölgesel tepkilere rağmen Mayıs 2023'te Eşcinsellik Karşıtı Yasa'yı imzaladı. Dünyanın en sert LGBTİ+ karşıtı yasalarından biri olan bu düzenleme, eşcinsel ilişkiler için müebbet hapis, "ağırlaştırılmış eşcinsellik" olarak tanımlanan bazı durumlar için ise idam cezası öngörüyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü geçen yıl yayınladığı raporda, yasanın yürürlüğe girmesini izleyen iki yılda LGBTİ+'lara yönelik ayrımcılık ve şiddetin yaygınlaştığını belgeledi.

Denise sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Bunlar yaşanmadan önce sokaklarda özgürce dolaşabiliyorduk. Ama artık ikimizin aynı anda aynı yerde bulunması bile zorlaştı; hala aynı evde yaşamamıza rağmen. Bizi bir daha birlikte görürlerse yeniden cezaevine göndereceklerine söyleyerek tehdit ettiler.”

“İnsanları ahlaka aykırı davranışlara özendirdiğimi söyleyerek gözaltına aldılar”

Faith için mahkeme kararı yalnızca ceza davasının sona ermesi anlamına gelmiyor:

"Beni, insanları eşcinsellik gibi ahlaka aykırı davranışlara özendirdiğimi söyleyerek gözaltına aldılar. Özgürlüğüm benim için çok şey ifade ediyor. Kalbimin istediği şeyi yapmam engelleniyormuş gibi hissettim. Bir insan olarak duygularımı ifade ettiğim için tutuklanmak bana kendimi çok kötü hissettirdi. Umarım bir daha peşimize düşmezler."

Suçlamalar düşürülmüş olsa da hak savunucuları, davanın mahkumiyet kararı çıkmasa bile kovuşturma tehdidinin Uganda'daki birçok LGBTİ+'nın hayatını şekillendirmeye devam ettiğini gösterdiğini söylüyor.

Ugandalı aktivist Hans Senfuma şöyle konuşuyor:

"Bunun adalet olduğunu söyleyemem. Aylarca nefesinizi tuttuktan sonra sonunda nefes verebilmek gibiydi; evet, bir rahatlama vardı ama rahatlamak güvende olmak anlamına gelmiyor. İki genç kadın sadece bir öpücük nedeniyle cezaevinde kaldı. İçinde yaşadığımız gerçeklik bu. Wendy ve Alesi'yi ömür boyu hapis cezasından kurtaran şey yasa değildi; kamuoyu baskısı, medya ilgisi ve örgütlü mücadeleydi. Bu da sistemin işlediği anlamına gelmiyor."

“Sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz”

Sexual Minorities Uganda (SMUG) Direktörü Frank Mugisha ise kadınların en başta hiç gözaltına alınmamış olması gerektiğini belirtiyor:

"Serbest bırakılmış olmalarına çok seviniyorum. Onların özgürlüğüne kavuşması için çok çalıştık. Görmek istediğimiz sonuç buydu ve bunu memnuniyetle karşılıyoruz. Suçlamaların geri çekilmesi olumlu bir gelişme ancak bunun yol açtığı zararı ortadan kaldırmıyor. Bu kamuya açık gözaltı, Uganda'daki LGBTİ+ topluluğuna Eşcinsellik Karşıtı Yasa'nın LGBTİ+'ları korkutmak, suçlu ilan etmek ve insanlıktan çıkarmak için nasıl kullanıldığını bir kez daha gösterdi."

Uganda Anayasa Mahkemesi, Nisan 2024'te söz konusu yasanın iptali talebini reddetmişti.

Denise, ailesinden psikolojik şiddet gördüğünü ve cezaevinden çıktıktan sonra hayatın daha da zorlaştığını vurgulayarak şunları aktarıyor:

"Ailem beni evden kovdu ve bir daha geri dönmememi söyledi. Bir kadınla ilişki yaşadığım için utanç kaynağı olduğumu söylediler. Bu yüzden eve dönmemi istemediler. Biz de birlikte yaşamaya karar verdik. O günden beri birçok kişi hiçbir neden olmadan bizi tehdit ediyor. Cezaevinden çıktıktan sonra hayat gerçekten çok zorlaştı. İşimiz yok, ticaret yapamıyoruz, eskisi gibi gelir elde edebileceğimiz hiçbir imkanımız kalmadı. Sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz. Ama ne olursa olsun birbirimizden vazgeçmiyoruz. Birlikte neler yaşadığımızı ve ne kadar yol kat ettiğimizi biliyoruz. Bu yaşananlar beni gerçekten çok değiştirdi."

Kaynak: The Guardian


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, dünyadan, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, genel ahlak
İstihdam