11/09/2026 | Yazar: Murat Karaçor
Ağustos ayında LGBTİ+’lara yönelik hak ihlalleri ve hedef göstermeler sürdü. “Müstehcenlik”, “genel ahlak” ve “ailenin korunması” gerekçeleriyle LGBTİ+ görünürlüğü ve ifade özgürlüğü hedef alındı.
Fotoğraf: Özge Özgüner / csgorselarsiv.org
Ağustos ayında LGBTİ+’lar hem hak ihlallerinin hem de hedef gösteren söylemlerin odağında kaldı. “Aile”, “ahlak” ve “müstehcenlik” gerekçeleriyle yürütülen müdahaleler ve ayrımcı açıklamalar, LGBTİ+’ların kamusal alanda eşit ve özgür biçimde var olma hakkını hedef aldı.
İhlaller
LGBTİ+’ların ifade özgürlüğü, eğitim hakkı ve özel hayata saygı hakkına yönelik müdahaleler ağustos ayında da sürdü. LGBTİ+ görünürlüğü “müstehcenlik”, “genel ahlak” ve “ailenin korunması” gerekçeleriyle soruşturma ve yaptırımlara konu olurken, eğitim hakkına yönelik disiplin cezaları da devam etti. Transların cinsiyet uyum süreçlerine erişimini kısıtlayacak düzenlemeler yeniden gündeme geldi.
● Mabel Matiz’in “Ha Leylim” şarkısına müstehcenlik soruşturması açıldı: Mabel Matiz’in “Ha Leylim” şarkısı ve klibi hakkında “müstehcenlik” iddiasıyla re’sen soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında ifade veren Matiz hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildi.
● RTÜK’ten dijital platformlara LGBTİ+ içerikleri nedeniyle ceza: RTÜK, LGBTİ+ temsili içeren yayınlar nedeniyle HBO Max, Netflix, Prime Video ve Disney+’a “genel ahlak”, “ailenin korunması” ve “müstehcenlik” gerekçeleriyle katalogdan çıkarma ve idari para cezaları uyguladı.
● Hacettepe Üniversitesi’nde “Aile Yılı” protestolarına katılan öğrencilere yeni uzaklaştırma cezaları: Hacettepe Üniversitesi, “Aile Yılı” politikalarını protesto eden öğrencilere daha önce verilen uzaklaştırma cezalarının ardından, 3 yarıyıla kadar ek uzaklaştırma cezaları verdi. Kararlarla bazı öğrencilerin eğitim hakkının 6 yıla kadar engellendiği bildirildi.
● Ankara’da faaliyet yürüten Sixtiees Bar kapatıldı: Mekân, “cinsel amaçlı eğlencelerin organize edildiği” ve “müstehcen ve genel ahlaka aykırı eylemler” gerçekleştirildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında kapatıldı.
● Enes Kanter kadınlar liginde oynamak için başvurdu: Eski NBA oyuncusu Enes Kanter, kendisini kadın olarak tanımladığını belirterek WNBA’de oynamak için başvuruda bulundu. Trans sporcuların kadın sporlarındaki katılımına karşı açıklamalarıyla gündeme gelen Kanter, yaşadığı tartışmanın ardından güvenlik tarafından salondan çıkarıldı.
● Özgür Genç Kadın aktivisti Eylem Sıla Bayram tahliye edildi: Trans Pride ve Özgür Genç Kadın aktivisti Eylem Sıla Bayram, 28 Nisan’da 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi’nin anmasına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınmış ve 2911 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamasıyla tutuklanmıştı. Bayram, tensip incelemesi sonrasında tahliye edildi.
● AYM’den trans erkeğin diplomasına ilişkin emsal karar: Anayasa Mahkemesi, cinsiyet uyum süreci sonrasında trans bir erkeğin diplomasının yeni kimlik bilgileriyle düzenlenmemesini özel hayata saygı hakkının ihlali olarak değerlendirdi.
● İzmir’de trans kadın Yağmur hayatını kaybetti: İzmir’in Konak ilçesinde bir apart otelde hayatını kaybeden trans kadın Yağmur’un ölümü şüpheli bulundu. Yağmur’un ölüm nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.
● Trans aktivist Bella Demhat serbest bırakıldı: İsveç’te hakkında sınır dışı etme kararı verilen Kürt trans aktivist Bella Demhat, 28 Mayıs’tan bu yana tutulduğu geri gönderme merkezinden 24 Ağustos’ta serbest bırakıldı.
● Transların cinsiyet uyum süreçlerini kısıtlayan düzenlemeler gündemde: Transların cinsiyet uyum süreçlerine ilişkin yeni yasal düzenleme için devlet kurumları arasındaki görüşmeler sürüyor. Düzenlemede cerrahi müdahaleler için yaş sınırının 25’e çıkarılması veya tamamen yasaklanması, daha sıkı tıbbi koşullar ve izleme süreci öngören seçenekler değerlendiriliyor.
● Manifest menajeri Tolga Akış tutuklandı: Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçlamasıyla tutuklandı. Savcılık sevk yazısında grubun sosyal medya paylaşımlarının LGBTİ+ olmayı “özendirici ve teşvik edici” olduğu öne sürüldü.
Hedef göstermeler
LGBTİ+’lar siyasi aktörler, medya kuruluşları ve çeşitli kişi ve kurumlar tarafından hedef gösterilmeye devam etti. LGBTİ+ varoluşu aile yapısı, toplumsal değerler ve “ahlak” üzerinden tartışmaya açılırken, LGBTİ+ görünürlüğünü ve ifade özgürlüğünü sınırlandıran söylemler sürdü. LGBTİ+’ları “sapkınlık”, “propaganda” ve “dayatma” ile ilişkilendiren açıklamalar ve yayınlar da devam etti.
● MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: LGBTİ+’ların Türk aile yapısını olumsuz yönde etkilediğini ve aile yapısının korunması gerektiğini söyleyerek LGBTİ+’ları hedef gösterdi.
● Prof. Dr. Ali Murat Kırık: RTÜK’ün dijital platformlara LGBTİ+ içerikler nedeniyle verdiği cezaların caydırıcı olmadığını savundu ve daha ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini söyledi.
● AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş: Katıldığı “Dijital Medya, Yerel Medya ve Telif Hakları Sempozyumu’nda LGBTİ+ varoluşunu sapkın olarak nitelendirdi.
● İHD Van Şubesi LGBTİ+ karşıtı afişle hedef alındı: İHD Van Şubesi’nin kapısına eşcinselliği ve LGBTİ+’ları hedef alan afişler asıldı. Afişte eşcinsellik, komünizm, feminizm, demokrasi, Deizm ve Ateizm’in aileye tehdit oluşturduğu ifadelerine yer verildi.
● AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan: LGBTİ+ karşıtlığı konusunda “virüs gibi yayılmaya çalışan akımlara” karşı net bir duruş ortaya koyduklarını söyleyerek LGBTİ+’ları hedef aldı.
● Diyarbakır Söz Gazetesi: İstanbul Film Festivali’nde eşcinsellik temalı filmlere yer verilmesini ve festivalin sosyal medya paylaşımlarını “LGBT propagandası” olarak nitelendirdi.
● Hakan Uç: Sabah Gazetesi’nde yayımlanan yazısında LGBTİ+ “lobisinin” teknoloji ve dijital platformlar üzerinden propaganda yaptığını öne sürdü.
● Ali Aydoğan: Lider Haber’de yayımlanan yazıda günümüzdeki müzik ve kliplerde LGBTİ+ tanıtımı, “dayatması”, eşcinsellik reklamı ve özendirmesi yapıldığını belirterek LGBTİ+’ları hedef gösterdi.
● Abdullah Kul: “Pek çok kadının tatmin arayışına girmesinin veya lezbiyen olmasının” baş sorumlusunun erkekler olduğu iddiasıyla lezbiyen varoluşu hedef aldı.
● Yüksel Aytuğ: Sabah Gazetesi’ndeki köşe yazısında “Allah'ın verdiği cinsiyeti reddedip, şirk koşuyorsanız, buyurun gidin Hollanda'ya, Fransa’ya” diyerek trans kimlikleri hedef gösterdi.
● İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık: Türkiye’deki Manifest ve benzeri grupların “cinsel kimlik karmaşası”, “cinsiyetsizleştirme propagandası” ve toplumsal değerlerin tahribatını amaçladığını söyledi.
● Ayşegül Yılmaz: Adımlar Dergisi’nde yer alan yazısında “Mabel Matiz, “sanat yapıyorum” klişesi ile lgbt dayatmacılığı yapmaktadır.” diyerek Mabel Matiz ve LGBTİ+ varoluşunu hedef aldı.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, kültür sanat, yaşam, nefret suçları, çalışma hayatı, eğitim, kent hakkı, barınma, sosyal hizmet, aile, siyaset, özel haber, heteroseksizm, trans, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, müstehcenlik
