22/06/2026 | Yazar: Zeynep Esmeray Özadikti
Çocuk istismarını konuşmamız gerekirken LGBTİ+'lar konuşuluyor. Yoksulluğu konuşmamız gerekirken translar konuşuluyor. Kadın cinayetlerini konuşmamız gerekirken yine translar konuşuluyor. Sanki bu ülkenin en büyük sorunu bizmişiz gibi.
Fotoğraf: Emre Orman / csgorselarsiv.org
Anam bacım, altı yaşında bir çocuğun bir müritle evlendirildiği bir vakadan söz ediyoruz. Altı yaşında. Daha oyun çağındaki bir çocuktan. Daha dünyanın ne olduğunu bilmeyen bir çocuktan.
Üstelik bunu yapan yabancı biri değil. Çocuğun babası. Bir baba kendi çocuğuna bunu reva görüyor. Yıllarca süren istismara göz yumuyor. İnsan bazen durup kalıyor. Gerçekten insanın dili tutuluyor.
Kendi çocuğuna bunu reva gören başka bir canlı türü var mıdır yeryüzünde bilmiyorum.
Bazı olaylar karşısında insanın sinir uçları yıpranıyor. Dayanamıyor. Nefesi daralıyor. Öfkeleniyor. Sonra o öfkeyle bir şey söylemek istiyor ama söylenecek söz de bulamıyor.
Fakat daha da korkuncu şu:
Yaşadığımız ülkenin sistemi ve yargısı da bu konuda çok rahatsız görünmüyor.
Çünkü son günlerde verilen kararlar ve sonrasında yaşananlar bunu bir kez daha gösterdi.
En son cezaevinden çıkarken karşılanışını izledim. Tekbir sesleri arasında karşılanıyor. İnsanlar sevinç gösterileri yapıyor. Kahraman karşılar gibi karşılıyorlar.
İşte orada tüylerim diken diken oldu.
Çünkü ortada kutlanacak bir şey yok.
Ortada çocukluğu elinden alınmış bir çocuk var.
Ortada yıllarca süren bir istismar var.
Ortada telafisi mümkün olmayan bir yıkım var.
Ve insan ister istemez aynı soruya dönüyor:
Bu çocukları kim koruyacak?
Gerçekten kim koruyacak?
Çünkü bu münferit bir olay değil. Bu ülkede buna benzer kaç olay gördük. Kaç kez çocukların susturulduğunu, kaç kez faillerin korunduğunu, kaç kez toplumun unutmaya zorlandığını gördük.
Sonra dönüp bugüne bakıyoruz.
Çocuk istismarını konuşmamız gerekirken LGBTİ+'lar konuşuluyor.
Yoksulluğu konuşmamız gerekirken translar konuşuluyor.
Kadın cinayetlerini konuşmamız gerekirken yine translar konuşuluyor.
Sanki bu ülkenin en büyük sorunu bizmişiz gibi.
Sanki bütün bu rezaletlerin, bütün bu suçların, bütün bu çürümenin sorumlusu bizmişiz gibi.
Oysa tarih boyunca sistemler hep böyle çalıştı.
Kendilerine bir kurban seçtiler.
Bir gün kadınları seçtiler.
Bir gün Kürtleri seçtiler.
Bir gün göçmenleri seçtiler.
Bugün de LGBTİ+'ları ve özellikle transları seçiyorlar.
Böylece herkes dönüp kurbanı konuşuyor.
Asıl suçları, asıl failleri, asıl çürümeyi konuşmuyor.
Ama bütün bunların ortasında hâlâ cevabını bekleyen bir soru var:
Bu çocukları kim koruyacak?
Bu çocukları bu istismarcılardan kim koruyacak?
Çünkü durum vahim.
Durum gerçekten felaket.
*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
