07/09/2026 | Yazar: Oğulcan Özgenç

“Trans olduğun için iş vermiyoruz” ile başlayan hikaye, “kendi geçim yolunu bulduğunda onu da kabul etmiyoruz” noktasına varıyor.

Meli Bendeli’ye yaşamak için hangi yolu bıraktınız? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Berge Arabian

“Müstehcenlik” suçlaması artık şaşırtmıyor. Gündelik hayatımıza öyle yerleşti ki ne zaman, nerede ve kimin karşısına çıkacağını merak etmekten başka pek bir şey kalmadı. Senenin sözcüğü için şimdiden güçlü bir adayımız var anlayacağınız: “müstehcenlik”. Ve kendisi, pek de şaşırtıcı olmayan bir biçimde, bir kez daha gündemimizde.

Geçtiğimiz günlerde Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında trans oyuncu Meli Bendeli, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “müstehcenlik” iddiasıyla tutuklandı. Pek çoğumuzun Show TV’de yayınlanan Çukur dizisiyle tanıdığı Bendeli’nin, tutuklanmasının ardından basına yansıyan savcılık ifadesinde ise üzerinde durmaya değer cümleler var:

“Cinsel kimliğim nedeniyle iş verilmediği için tüm geçimimi sosyal medya hesaplarımdan sağlamak zorundayım… Cinsiyet uyum sürecimi tamamlamak için ameliyat olmam gerekmektedir ve bu ameliyatın maddi yükümlülüklerini karşılayabilmek için kendi mesleğimi icra edememem nedeniyle sosyal medyadan kazanç sağlamaktayım.”

“Müstehcenlik” kavramını epey zamandır tartışıyoruz ve görünen o ki tartışmaya devam edeceğiz. Ancak Bendeli’nin ifadesindeki cümleler, tartışmaya başka bir yerden bakmayı gerektiriyor. Çünkü “müstehcenlik” suçlamasının öncesinde ne olduğuna, Bendeli’yi sosyal medyadan geçinmek zorunda bırakan koşullara baktığımızda karşımıza çok daha geniş bir manzara çıkıyor: Transların nasıl yaşayacaklarının ve hayatlarını nasıl kazanacaklarının sınırlandırıldığı bir düzen.

Transların ekmeği de kuşatma altında

Bendeli’nin ifadesindeki cümleler, Türkiye’de transların çalışma hakkına ilişkin uzun bir hikayeyi birkaç kelimeye sığdırıyor. İş bulamamaktan, kimliği nedeniyle işten çıkarılmaya; güvencesiz çalışmaya mahkum edilmekten, geçimini sağlayabileceği alanların giderek daralmasına uzanan bir hikaye bu. Mesele, tek tek işverenlerin ayrımcı tutumlarının da ötesinde. Çünkü çalışma hayatının dışında bırakılmak, transların hayatlarını hangi koşullarda sürdürebileceklerini de doğrudan belirliyor.

Transfobi de tam burada ekonomik bir sorun haline geliyor; kimin hangi işi yapabileceğini, kimlerin düzenli bir gelire ve sosyal güvenceye erişebileceğini, hatta kimlerin geçimini hangi yollarla sağlamak zorunda kalacağını da belirliyor.

Bendeli, daha önce katıldığı programlarda mesleğini icra edemediğini ve seks işçiliği yapmak zorunda kaldığını açıkça söylemişti. Oyunculuk kariyerinde yaşadığı ayrımcılığı da gizlemedi. Netflix’te yayınlanan Şahmaran dizisi için olumlu dönüş ve sözleşme teklifi aldıktan sonra “etek giydiği için” kadrodan çıkarılmıştı!

Tam da bu noktada şu sorularla baş başa kalıyoruz: Meli Bendeli neden oyunculuk yapamıyor? Bir trans kadın neden geçimini sağlayabilmek için mesleğinin dışında başka yollar aramak zorunda kalıyor?

Kendi yolunu bulunca: hayatta kalmanın ahlakileştirilmesi

Bendeli’nin tutuklanmasının ardından tartışmalar ağırlıklı olarak “müstehcenlik” suçlaması üzerinden yürüdü. Ancak Bendeli’nin savcılık ifadesi, durumun bundan ibaret olmadığını gösteriyor. Esas soru, “Meli’nin paylaşımları müstehcen miydi?”den çok daha büyük. O paylaşımların arkasında, kendi ifadeleriyle, trans kimliği nedeniyle mesleğini yapamayan ve geçimini başka yollarla sağlamak zorunda kalan bir oyuncu var.

Üstelik Bendeli’nin geçimini sağlamak için yöneldiği sosyal medya, şimdi hakkında yürütülen ceza soruşturmasının da gerekçelerinden biri. Yani trans olduğu için mesleğini yapamadığını söyleyen Bendeli, diğer tarafta bunun sonucunda gelir elde ettiği alandaki paylaşımları nedeniyle yargının karşısında.

Meli Bendeli gibi pek çok transın karşı karşıya kaldığı bu durumu bir “çifte açmaz” olarak tarif etmek mümkün. Bir yandan çalışma hayatı transları dışarı iterken, diğer yandan bu dışlanmanın ardından yaratılan geçim biçimleri trans bedeni üzerinden suçun alanına çekiliyor. Peki bir trans kadına önce “burada çalışamazsın”, ardından “böyle para kazanamazsın” denildiğinde geriye hangi seçenek kalıyor?

Cinsiyet uyum sürecinin faturası

Bütün bunların ortasında transların önüne bırakılan başka bir hesap daha var: Cinsiyet uyum sürecinin faturası. Bendeli de ifadesinde, cinsiyet uyum sürecini tamamlamak için ameliyat olması gerektiğini ve bunun için para biriktirdiğini söylüyor. Tam da burada başka bir soru ortaya çıkıyor: Cinsiyet uyum sürecinin maliyetini karşılamak neden transların kişisel meselesi sayılıyor?

Bir taraftan çalışma hayatındaki ayrımcılık nedeniyle düzenli ve güvenceli bir gelire erişim zorlaştırılırken, diğer taraftan sağlık hakkına erişmenin ekonomik yükü transların omuzlarına bırakılıyor. Böylece cinsiyet uyum sürecinde sağlık hizmetlerine erişim, bu hizmetleri karşılayabilecek maddi imkanlara sahip olup olmamakla da doğrudan bağlantılı hale geliyor.

Bendeli’nin sosyal medyadan elde ettiği geliri ameliyatı için biriktirdiğini söylemesi de bu çelişkiyi görünür kılıyor. Bir yandan çalışma hayatından dışlanan, diğer yandan ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetinin maliyetini kendi imkanlarıyla karşılaması beklenen bir trans, bunun için gerekli parayı nereden kazanacak?

Yaşayabilirsin, ama…

Kuşkusuz Bendeli’nin yaşadıklarını sadece çalışma hakkı ya da geçim koşulları üzerinden okumak da eksik kalır. Konu aynı zamanda transların kamusal alanda hangi koşullarda var olabileceklerine, bedenlerini nasıl gösterebileceklerine ve hangi biçimlerde görünür olabileceklerine çizilen sınırlarla ilgili.

“Sosyal medyada olabilirsin ama bedenini belirli sınırlar içerisinde tuttuğun müddetçe.” “Para kazanabilirsin ama bunun biçimi makbul olduğu müddetçe.” “Cinsiyet uyum sürecini sürdürebilirsin-şimdilik- ama bunun ekonomik yükünü nasıl karşılayacağın senin problemin.”

Transların kamusal hayatta varlığına doğrudan bir yasak getirilmesine gerek kalmadan, nasıl yaşayabileceklerinin sınırları çiziliyor. Çalışma hayatından sosyal medyaya, bedenden sağlık hakkına kadar her alanda başka bir koşul karşılarına çıkıyor. Bu koşulların dışına çıkıldığında ise toplumsal damgalamadan hukuki yaptırımlara uzanan başka mekanizmalar devreye giriyor.

Bendeli’nin hikayesine başından itibaren baktığımızda, pek çok trans için geçerli olan ve birbirini takip eden bir zincir görüyoruz: Çalışma hayatından dışlanma, başka geçim biçimlerine yönelme, bu geçim biçimlerinin ahlaki bir tartışmanın konusu haline gelmesi, kriminalizasyon ve nihayetinde tutuklama. Başka bir ifadeyle, “trans olduğun için iş vermiyoruz” ile başlayan hikaye, “kendi geçim yolunu bulduğunda onu da kabul etmiyoruz” noktasına varıyor.

Belki de bütün bunlara “yaşanabilirliğin kuşatılması” demek yanlış olmaz. Tek tek kapıların kapanmasından ziyade, açık kalan kapıların da giderek azalmasından söz ediyoruz. Ve günün sonunda hesap veren yine bir trans kadın oluyor. O halde soruyu transların hayatını adım adım daraltanlara yöneltelim: Meli Bendeli’ye yaşamak için hangi yolu bıraktınız?

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, kültür sanat, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, müstehcenlik
İstihdam