01/06/2026 | Yazar: Zeynep Esmeray Özadikti

Tiyatro ile siyasi manipülasyonu birbirine karıştırmayın. Ve mümkünse her kirli işin, her sahtekârlığın, her aldatmacanın adı olarak tiyatroyu kullanmaktan vazgeçin. Çünkü tiyatro bunların hiçbiri değildir.

Buna neden tiyatro diyorsunuz? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Anam bacım, tam otuz yıldır tiyatronun içindeyim.

Hatta iki yıl da eğitimini aldım. O zamanlar tiyatro kursu deniyordu. Halk arasında bir tabir vardır ya; mektepli değilim, alaylıyım diye. Ben ikisinin arasında bir yerdeyim. O iki yılı da katarsak otuz iki yılı aşkın süredir tiyatronun içindeyim.

Ve otuz iki yıldır aynı şeyi duyuyorum.

Mahalle arasında iki kişi tartışır:

"Yapma tiyatro."

Aile içinde bir mesele çıkar:

"Tiyatro yapıyor."

Birileri birilerini kandırır:

"Bu da tiyatro."

Siyasette bir manipülasyon olur:

"Bunlar tiyatro oynuyor."

Bir danışıklı dövüş ortaya çıkar:

"Bu tam bir tiyatro."

Yahu neden? Gerçekten soruyorum. Neden dolandırıcılık demiyorsunuz? Neden sahtekârlık demiyorsunuz? Neden manipülasyon demiyorsunuz? Neden üçkağıtçılık demiyorsunuz? Neden dönüp dolaşıp tiyatro diyorsunuz?

Hayır kardeşim. Bunlar tiyatro yapmıyor. Bunlar düpedüz manipülasyon yapıyor. Tabiri caizse üçkağıtçılık yapıyor. Bunların tiyatroyla hiçbir ilgisi yok. Tiyatro bambaşka bir şeydir. Tiyatro bir olayı, bir tanıklığı, bir hikâyeyi, bir hafızayı yeniden üretip sahneye koyarak izleyiciye aktaran bir sanat biçimidir. Üstelik sanıldığı kadar kolay da değildir.

Birçok insan tiyatroyu yalnızca sahneye çıkıp konuşmak sanıyor. Keşke o kadar kolay olsa. Bir metin yazılır. Araştırılır. Gözlemler yapılır. İnsanlar dinlenir. Hayatlar incelenir. Bazen gerçek hikâyelerden yola çıkılır. Bazen yaşanmışlıklardan. Bazen bir tanıklıktan.

Sonra bütün bunlar bir metne dönüşür. Sonra o metin çalışılır. Sonra prova edilir. Sonra yeniden bozulur. Sonra yeniden kurulur. Ve en sonunda seyircinin karşısına çıkar.

Shakespeare'in oyunlarına bakın. Dario Fo'nun oyunlarına bakın. Franca Rame'nin oyunlarına bakın. Bugün hâlâ oynanıyorlar. Neden? Çünkü insanı anlatıyorlar. Çünkü hayatı anlatıyorlar. Çünkü yaşanmışlıklardan besleniyorlar. Çünkü hakikatin peşine düşüyorlar.

Tiyatro zaten yüzyıllardır bunu yapıyor. Hatta bazı tiyatro tarihçileri tiyatronun kökenlerini avcılık dönemlerine kadar götürür. Avdan dönen insanların, avlamaya gitmeyenlere yaşadıklarını anlatmak için hayvan postlarına girerek, ateşlerin etrafında o avı yeniden canlandırdıklarına dair anlatılar vardır.

Ne kadar doğrudur, ne kadarı rivayettir tartışılır. Ama tiyatronun kökeninde insanın yaşadığını başka insanlara anlatma isteği vardır. Tiyatro biraz da budur.

Bir yaşanmışlığı yeniden kurmak.

Bir hikâyeyi görünür kılmak.

Bir insanı başka insanlara anlatmak.

Ben anlatı tiyatrosu yapıyorum. Dışarıdan bakınca kolay görünebilir. Çıkıp konuşuyorsun işte, ne var bunda denebilir. Öyle değil.

Bir buçuk saat boyunca seyirciyi orada tutmak vardır.

Sahneyi kullanmak vardır.

Ritmi kurmak vardır.

Bedenini kullanmak vardır.

Sesini kullanmak vardır.

Duyguyu taşımak vardır.

Bazen onlarca karakteri tek başına canlandırmak vardır.

Bazen yüzlerce insanın hikâyesini tek bedende taşımak vardır.

Bütün bunlar emektir. Hem de büyük emektir. Bu yüzden biri çıkıp da bir siyasi manipülasyona, bir çıkar ilişkisine, bir sahtekârlığa "tiyatro" dediğinde zoruma gidiyor. Çünkü aynı şey değil.

Tiyatro yalan söylemez.

Tiyatro baştan dürüsttür.

Seyirci bunun bir oyun olduğunu bilir. Oyuncu da bilir. Kimse kimseyi kandırmaz. Ama manipülasyon tam tersini yapar. Gerçeği gizler. İnsanları yönlendirmeye çalışır. İkna etmeye çalışır.

Bu yüzden tiyatro ile üçkağıtçılığı aynı kefeye koymayın. Tiyatro ile siyasi manipülasyonu birbirine karıştırmayın. Ve mümkünse her kirli işin, her sahtekârlığın, her aldatmacanın adı olarak tiyatroyu kullanmaktan vazgeçin. Çünkü tiyatro bunların hiçbiri değildir.

Tiyatro bir meslektir.

Tiyatro bir yaşam biçimidir.

Tiyatro emektir.

Tiyatro disiplindir.

Tiyatro hafızadır.

Tiyatro insanı insana anlatma sanatıdır.

Ve açıkçası bundan çok daha fazla saygıyı hak ediyor.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, yaşam, lgbti, ifade özgürlüğü
İstihdam