26/01/2026 | Yazar: Kaos GL
Zeynep Algedik, “Gökkuşağı Faşizmi” belgeseli üzerine Evrensel Gazetesi’ne yazdı: "İktidarın sözcüsü TRT sunar | ‘Bizi birleştiren nefret’: Gökkuşağı Faşizmi"
Zeynep Algedik, TRT’nin dijital platformu tabii’de yayınlanan “Gökkuşağı Faşizmi” belgeseli üzerine Evrensel Gazetesi’ne yazdı; “Kamu yararına yayıncılığı uzun süredir terk ettiği bilinen TRT, yalnızca iktidarın sözcüsü değil; kamu kaynaklarıyla büyüyen bir nefret sözcüsü” dedi.
Evrensel Gazetesi’nde yer alan habere göre; Algedik, “İktidarın sözcüsü TRT sunar | ‘Bizi birleştiren nefret’: Gökkuşağı Faşizmi” başlıklı özel haberinde TRT’nin iktidarın ideolojik ve siyasal öncelikleri doğrultusunda şekillenen bir medya aygıtı olduğunu hatırlattı, şu ifadeleri kullandı:
“TRT bu hattı, dijital platformu Tabii aracılığıyla daha geniş ve daha kârlı bir alana taşımış durumda. Platformda yayımlanan ‘Gökkuşağı Faşizmi’ belgeseli, yıllardır örülen yayıncılık anlayışının güncel bir örneği.”
TRT’nin gelirinin büyük çoğunluğunu kamu kaynaklarından sağladığını vurgulayan Algedik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“‘Tarafsız’ kamu iktisadi kurumu olarak tanımlanan TRT, gelirinin büyük çoğunluğunu kamu kaynaklarından sağlıyor. Gelirinin yüzde 69’u vergilerden oluşan TRT’nin 2024’teki brüt satış/gelirleri yaklaşık 30.9 milyar TL’ye ulaştı; bu rakam 2021’e göre yüzde 692’lik bir artış anlamına geliyor. ‘Hem bellektir hem gelecek’ sloganıyla yayın yapan TRT’nin, yayın çizgisi kamu yararından uzak. ‘Geleneğe’ ve ‘yerli-milli köklerine’ bağlı toplum söylemleri, on yılın ipotek altına alındığı ‘aile yılı’ soslu içerikleriyle TRT, iktidarın işaret ettiği yayın çizgisinde ilerliyor.”
“TRT, iktidarı siyasal anlamda sağlamlaştırıyor”
Algedik, TRT’nin iktidarın politikalarının yeniden üretimini, dijital platform yayıncılığıyla garanti altına almaya çalıştığını belirtti; iktidarın medyayı aparatlaştırdığını söyledi:
“TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın, platformu tanıtırken “Tabii, bir TRT projesi değildir. Tabii, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir projesidir” deyişi iktidarın medyayı nasıl aparatlaştırdığının da net bir ifadesi. TRT, iktidarı siyasal anlamda sağlamlaştırırken dijitalin erişim kapasitesi, kârlılığı ve Türkiye’nin dizi ihracatındaki rüzgarı da gözeterek Tabii üzerinden iktisadi açıdan pazarda aktif rol almak istiyor. 5 dilde yayın yapan platformun 2024 yılı verisine göre 10 milyon abonesi bulunuyor. Platformda, siyasal konjonktüre uyumlanan, “Bizi birleştiren hikayeler” sloganıyla içerikler yayımlanıyor. Bahsi geçen bu “Birleştiren hikayelerin” Sobacı’nın özetlediği biçimde iktidarın “Dış güçlere karşı, iç cepheyi güçlendirme” politikaları etrafında birleştirmeye yönelik olduğu açık.”
Gökkuşağı Faşizmi belgeselinin, TRT’nin yayın çizgisinin net olarak görüldüğü örneklerden biri olduğunu vurgulayan Algedik, belgeselin iktidarın medya aracılığıyla yürüttüğü propagandalardan yalnızca biri olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Belgeselin danışmanları, LGBTİ’leri ‘terörle’ ilişkilendiren, ‘LGBTİ lobisi’ gibi kriminalize edici söylemlerle donattığı raporla milyonlarca yurttaşı ‘milli beka sorunu’ olarak tanımlayan İstanbul Aile Vakfından seçilmiş. İktidarın kayyımlarla yönettiği üniversitelerdeki kimi akademisyenler, belgeselde ‘bilimsel meşruiyet’ sağlama bahanesiyle boy gösteriyor. Akademik ünvanlar, toplum yararına değil; iktidarın nefret diliyle bezeli ayrıştırıcı politikalarını yeniden üretmek için kullanılıyor. Belgeselin yapımcısı Miray Yapım’ın sahibi Eyüp Gökhan Özekin, bir dönem Alperen Ocaklarında genel başkanlık yapan; Büyük Birlik Partisinin Kurucusu Muhsin Yazıcıoğlu’nun başdanışmanlığından devşirme, geçen yıla kadar AKP MKYK üyesi bir isim. Röportajlarında, “milliyetçi-muhafazakar gençliği” nasıl yapılandırdığını övünerek anlatıyor.”
Haberin tamamına ulaşmak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, nefret suçları, aile, siyaset, trans, lgbti
