25/07/2026 | Yazar: Kaos GL
Parti programında; ayrımcılıkla mücadele, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği eşitliği, ana dil hakkı ve toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu yapıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılan 91 milletvekilinin Özgür Özel liderliğinde kuruculuğunu yaptığı Yeni Parti'nin, "Ortak Gelecek İçin" başlıklı parti programı yayınlandı. Program; "Değişim Çağrısı", "Demokrasi, Yönetim ve Adalet", "Kalkınma ve Ekonomi", "Sosyal Devlet" ile "Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik" olmak üzere beş bölümden oluşuyor.
Ayrımcılıkla mücadele vurgusunun yapıldığı programda, her yurttaşın kendisini eşit, saygın ve özgür bir birey olarak hissedebilmesinin partinin temel hedefi olduğu kaydedildi; partinin farklılıkları tehdit değil, demokratik toplumun temeli olarak gördüğü söylendi.
Programda, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği eşitliği vurgusu yapılarak her türlü sosyal dışlanma ve ayrımcılıkla mücadele edileceği belirtildi; şu ifadeler kullanıldı:
“Hiç kimse; kimliği, inancı, mezhebi, dili, cinsiyeti, cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği, yaşam tarzı, engellilik durumu, yaşı, sosyal kökeni, ekonomik durumu veya dünya görüşü nedeniyle ayrımcılığa uğramayacaktır.”
“Ana dil haktır”
Kadınların, gençlerin, çocukların, engellilerin ve dezavantajlı grupların eşit katılımının sosyal devletin ve demokrasinin temel görevi olacağına dikkat çekilen programda ayrıca ana dil hakkı da savunularak şunlar söylendi:
“Terörün sona ermesiyle birlikte eşitlikçi, katılımcı, demokratik bir siyasi ve toplumsal düzenin kurulması ile Kürt sorununda kalıcı çözüm sağlanacaktır. Esas ilke herkesin kendini ülkenin eşit yurttaşı olarak hissedebilmesidir. Ana dil haktır. Bu yaklaşımla tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkı sağlanacaktır. Kimsenin kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğramasına ve toplumsal olarak dışlanmasına izin verilmeyecektir.”
Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olacak
“Mor Ekonomik Dönüşüm” başlığı altında ise toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu yapılarak kadınların çalışma yaşamına, karar mekanizmalarına, kaynaklara ve sosyal haklara eşit erişiminin hedeflendiği kaydedildi.
Programda kadın haklarının, evrensel standartlara uygun biçimde anayasal ve uluslararası çerçevede koruma altına alınacağı ve hakları güvence altına alacak yasal reformların hayata geçirileceği vurgulandı; Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olacağı belirtildi:
“BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (Lanzarote Sözleşmesi), BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri başta olmak üzere, kadınların ve çocukların haklarını, hayatlarını ve özgürlüklerini koruyan tüm ulusal ve uluslararası sözleşmeler uygulanacaktır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin İstanbul Sözleşmesi’ne (Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi) taraf olması sağlanacak ve tüm hükümleri eksiksiz uygulanacaktır.”
Cinsiyetçi söylemlere ve şiddete karşı etkin mücadele
Kadına yönelik şiddete karşı etkin mücadele yürütüleceği ifade edilen programda; hak ihlalleri karşısında etkili ve sonuç getirici mekanizmaların işletileceği söylendi:
“Örgün ve yaygın eğitimin tüm kademelerinde toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışının yerleştirilmesine yönelik bütüncül politikalar uygulanacaktır. Siyaset ve medya gibi kamuoyunu etkileyen alanlarda yaygın cinsiyetçi söylemlere, şiddeti teşvik eden kalıplara karşı mücadele edilecektir. Hak ihlalleri karşısında etkili ve sonuç getirici mekanizmalar işletilecektir. Kadına karşı şiddetle ve kadın cinayetleriyle ilgili caydırıcı yasal düzenlemeler hayata geçirilecek ve tavizsiz uygulanacaktır.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, aile, din/inanç, siyaset, anayasa, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, barış
