20/07/2026 | Yazar: Kaos GL
NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlarda tutuklanan Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni ve Gazeteci Yıldız Tar, tutulduğu Sincan Cezaevi’nden BirGün Gazetesi’ne yazdı.
NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da düzenlenen operasyonlar kapsamında tutuklanan Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni ve Gazeteci Yıldız Tar, tutulduğu Sincan Cezaevi’nden BirGün Gazetesi’ne yazdı.
Tar’ın “İçeriden dışarıya mektuplar: Sakallı bir oğlanın 'tragedyası'” başlıklı yazısından bir kısım şöyle:
“Merhaba canım,
Mektubuma Arkadaş Z. Özger ile başlamak istedim. İçeriden dışarıya seslenirken içi-dışı bir şairimiz Arkadaş'ı anmadan geçemezdim zira İçi-dışı bir dedim ama onun içiyle dışının bir olması, dahi sosyalistlerin, devrimcilerin Arkadaş'ın eşcinsel olduğunu yok saymasını, hatta 'Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası' başlığıyla yayımlanmasını istediği kitabını (daha devrimci bulduklarından olsa gerek) 'Sevdadır' adıyla basmasını engelleyememiş. Oysaki sakalsız bir oğlanın tragedyasından daha devrimci çok az şey bulunur.
Benim tragedyamda Arkadaş'a benzer yanlar var. Gerçi benim sakalım da var ama yine de eski deyimle 'kız gibi' olduğumdan olacak, trajedi bitmiyor. Siz bakmayın trajedi dediğime sırf Arkadaş'a selam çakmak için öyle diyorum. Benimki olsa olsa trajikomik bir hikaye olur. Hikâye de şöyle başlar: Bir gün genç bir eşcinsel kimliğini saklamamaya karar vermiş. Ve olaylar gelişmiş...
İçeriden dışarıya mektup yazarken aklıma anarşistlerden duyduğum bir slogan geldi: İçerde, dışarda, hücreleri parçala! İlk duyduğumdan beri çok severim bu sloganı. İçerisi ile dışarısı arasındaki farkın oldukça azaldığı bu günlerde daha bir anlamlı geliyor. Zaten herkes içeri bir girip çıkıyor.
Mesela Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner de geldi bizim hapishaneye. İnfaz koruma memurundan duydum. 'Pabucun dama atılacak Yıldız. Senden daha ünlüsü geldi' dedi. Bana gelip giden avukat ve vekillerin sayısı memurlarla aramızda bir şaka konusu. Belediye Başkanı'nın gelişiyle rekabet arttı. Ben de şaka yollu memura 'Aa, onu da yanımıza verin' dedim. Dedim, ama olmayacağını biliyordum elbette. Sonuçta ben 'terör örgütü üyeliği' iddiasıyla tutukluyum. Belli mevkilere, makamlara yönelik operasyonlar konjonktüre göre değişse de memlekette hak arayanlara 'terörist' demek değişmez. Bu sebeple Hüseyin Bey'le koğuşlarımız da, hikâyelerimiz da ayrı.
'Terörist' demişken bunun benim ikinci tutukluluğum, üyesi olduğumu iddia ettikleri ikinci örgüt olduğunu da belirtmem gerek. Geçen sene PKK/KCK üyeliği iddiasıyla Silivri'yi yakından görme şansına erişmiştim. Bu sene de TKP/ML üyeliği iddiasıyla Sincan'dayım. Seneye Şakran düşünüyorum ama mümkünse kış vakti olsun. Örgüt seçimini devlet büyüklerimize bırakıyorum. Ben pek anlamam terör örgütlerinden falan. Onlar neyi münasip görürse artık...”
Yazının tamamına ulaşmak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, siyaset, trans, lgbti, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü, cezaevi
