03/09/2026 | Yazar: Kaos GL

Pembe Hayat Derneği, bu yıl ocak ayında Ankara’da düzenlenen 14. Pembe Hayat KuirFest’in ardından, festivalin bir sonraki edisyonunun üretim faaliyetlerini belirsiz bir süreliğine durdurduğunu açıkladı.

Pembe Hayat KuirFest, festivalin bir sonraki edisyonunun üretim faaliyetlerini durdurdu: “Kendi zamanımızda yeniden buluşacağız” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, bu yıl ocak ayında Ankara’da düzenlenen 14. Pembe Hayat KuirFest’in ardından, festivalin bir sonraki edisyonunun üretim faaliyetlerini belirsiz bir süreliğine durdurduğunu açıkladı.

Dernek, sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklamada ihtiyaç tespiti çalışmalarının ardından kurumsal yeniden yapılanma sürecini başlattığını söyledi; finansal zorluklar, iktidarın LGBTİ+ karşıtı uygulamaları ve siyasi baskı nedeniyle festivalin, kurumsal yeniden yapılanma süreci ile kendi ritmini ve zamanını yaratarak daha güçlü ve sürdürülebilir bir gelecek için yoluna devam edeceğini kaydetti.

Açıklamasında 14. Pembe Hayat KuirFest’in yedi yıl aradan sonra Ankara’da yasaklanmadığını ve etkinliklerin güvenli şekilde sona ererek rekor bir ilgiyle karşılaştığını vurgulayan dernek, bu durumu Türkiye’nin politik iklimi nedeniyle salt bir kazanım olarak değerlendiremediğini söyledi; şu ifadeleri kullandı:

“Yasaklandığı yıldan bu yana her sene yenilenen güvenlik prosedürleriyle LGBTİ+ sivil toplumuna da rehberlik eden festivalimiz, bu yıl rekor bir ilgiyle karşılaştı. Önceki yıllarda %5-7 bandında seyreden katılım artışı bu yıl %30’un üzerine çıktı. Üstelik festivalimiz 7 yıl aradan sonra Ankara’da yasaklanmadı ve etkinliklerimiz yeniden güvenli bir şekilde sona erdi. Ancak biz ne katılımdaki bu artışı olumlu bir gelişme olarak ne de 7 yıl sonra Ankara’da yasaksız bir festival gerçekleştirmeyi salt bir kazanım olarak görebiliyoruz. O dönemde Rojava’ya yönelik ağır saldırılar, Türkiye’nin dış güvenlik kaygıları etrafında şekillenen barış görüşmeleri, kamu yayıncısı TRT’nin LGBTİ+ karşıtı “belgesel” girişimi ve muhalif seslere yönelik kuşatma tüm ağırlığıyla sürüyordu. Böylesi bir atmosferin içerisinde var olma mücadelesi vermeye devam ederken, yaşananlardan söz etmeden festivalin yasaklanmamasını veya katılımda rekor ilgiyle karşılaşmasını salt bir kazanım olarak değerlendirmek mümkün değil.”

Dernek, festival programının her sene maliyetleri düşürebilmek adına küçülmeye gittiğini belirterek bu yıl ise medya ve basın gibi kritik alanlarda profesyonel destekten feragat etmek zorunda kaldığını açıkladı:

“Seyircimizden gördüğümüz büyük ilgi devam etme inadımızı diri tutsa da her sene maliyetleri düşürebilmek adına programda küçülmeye gidiyorduk; bu sene ise medya ve basın gibi kritik alanlarda profesyonel destekten feragat etmek zorunda kaldık. Yine de 16 ayrı alanda emek veren 52 lubunyanın dayanışması sayesinde festivali var ederken, bu emeği sembolik de olsa karşılamaya çalıştık. Ancak insani şartların çok ötesine geçen devasa bir çalışma yükü altında edisyonu çıkarma iradesi gösterirken bizimle birlikte günde 8 saatin üzerinde mesai yapan gönüllülerimizin ulaşımını dahi karşılamakta yaşadığımız güçlük veya festival tarihimizde ilk kez tek kişilik istihdamla devam ederken omzumuza binen yük, bizim için aşılmaması gereken etik ve insani bir sınır hâline geldi. Biz artık nefes alamadığımızı fark ettik. Finansal cenderenin yanında, siyasal iktidarın her sene yenilenen kurmaca suç kataloğunun yeni türevi olan müstehcenlik, 14 yıllık kurumsal geçmişimizde uluslararası ve yerel üreticileri bir araya getirdiğimiz faaliyetlerimizi bir arada toplayan kataloğumuzun her bir sayfasının suçlaştırılabileceği tehdidine işaret ediyor. Mekân kapatmalarının, baskınların ve toplumsal hafızamızdaki şiddetin gölgesinde, alanlarımız daraltılırken artık nefessiz bırakılmayı bir çalışma biçimi olarak kabul etmeyi reddediyoruz.”

“Kendi ritmimizle, kendi zamanımızda yeniden buluşacağız” ifadelerini kullanan dernek, KuirFest’in sessizleştirilmediğini ve varoluşu ile devam etme inadından vazgeçmeyeceğini söyledi:

“Önümüzdeki toplumsal-politik dönemeçleri ve bu coğrafyanın önünde duran tarihsel eşikleri gözeterek aldığımız bu kararla lubunyanın dik iradesini, perdeden taşan varoluşunu ve mirasını korumayı amaçlıyoruz; varlığımızı aşındıran bu baskı ortamında tükenmeyi değil, bu süreçte enerjimizi; kurumsal yapımızı güçlendirmeye, olası kapatma tehditlerine karşı savunuculuk süreçlerine odaklanmaya ve stratejik olarak var kalabilmek için mücadele etmeye ayırmayı seçiyoruz. Bu sebeple iki senedir süren ihtiyaç tespiti çalışmalarının ardından detaylı biçimde kurguladığımız kurumsal yeniden yapılanma sürecimizi başlattığımızı duyuruyoruz. Yine ve yeniden söylüyoruz ki; KuirFest susmuyor, sessizleştirilmiyor: ne varoluşundan ne de devam etme inadından vazgeçiyor. Kendi ritmini ve zamanını yaratarak daha güçlü ve sürdürülebilir bir gelecek için yoluna devam ediyor. KuirFest artık hepimize emanet. Kendi ritmimizle, kendi zamanımızda yeniden buluşacağız. Nadas başladı.”

Açıklamanın tamamına ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, yaşam, siyaset, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
İstihdam