02/09/2026 | Yazar: Kaos GL

DEMOS Araştırma Kolektifi, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Çerçeve Yasa ve barış sürecine ilişkin açıklama yayınladı.

DEMOS Araştırma Kolektifi: “Kadınların ve LGBTİ+’ların taleplerinin gündeme alınması, Çerçeve Yasa’nın açtığı demokratikleşme penceresini görmek demek” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

DEMOS Araştırma Kolektifi, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle 18 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çerçeve Yasa ve barış sürecine ilişkin açıklama yayınladı; yasanın devam eden barış süreci için önemli bir hukuki adım olduğunu söyledi.

Kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık ve şiddet ile militarizm ve çatışma arasındaki ilişkiye dikkat çeken DEMOS Araştırma Kolektifi, barış sürecinin demokratikleşme perspektifiyle yürütülmesi gerektiğini vurguladı; barış sürecinde kadınların ve LGBTİ+’ların deneyimlerinin görünür kılınmasının önemine işaret etti:

“Geri dönecek olan kadınların toplumsal cinsiyetlendirilmiş deneyimlerinin dikkate alınması, sürecin bu yeni aşamasına kadınların etkili katılımıyla mümkün olabilir. Nitekim kadınlar bu talebi başından beri dile getiriyor. Ancak sürecin yine demokratikleşme başlığıyla birlikte değerlendirilmesi gereken bir başka özelliği de, iktidarın toplumsal cinsiyet karşıtı politikalarını eş zamanlı yürütmesi. Çerçeve Yasa tartışmalarıyla Anayasa Mahkemesi’nin nafaka hakkını sınırlandıran kararı ve LGBTİ+’ları bu sefer açıktan ve doğrudan kriminalize eden yargı paketi tekliflerinin aynı zamanlara denk gelmesi iki ayrı gündem değil. Bu gündemlerin arasındaki bağı, yani patriyarkayla militarizmin, şiddetin, ayrımcılığın ilişkisini dile getiren kadınların ve LGBTİ+’ların görüşlerinin ve taleplerinin daha fazla gündeme alınması, Çerçeve Yasa’nın açtığı demokratikleşme penceresini görmek demek.”

“Kadınların talepleri sürecin başından beri süren bir mücadele hattı olarak devam ediyor”

Kadınların taleplerinin, barış sürecinin başından bu yana kesintisiz bir mücadele hattı oluşturduğunu hatırlatan DEMOS Araştırma Kolektifi; Meclis’te kurulacak komisyon ve kurullarda kadınların eşit temsille yer almasının, kadın hareketinin kendi mekanizmalarıyla oluşturacağı bağımsız bir izleme komisyonunun resmi sürecin parçası olarak tanınmasının, savaş döneminde kadınlara yönelik militarist şiddeti araştıracak kadın hakikat komisyonlarının kurulmasının ve koruculuk ile bekçilik sistemlerinin kaldırılmasının temel talepler arasında yer aldığını söyledi:

“Kadınların talepleri sürecin başından beri süren bir mücadele hattı olarak devam ediyor. Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nin açıklamalarında yer verdiği üzere, yasada bahsedilen komisyon ve kurullarda kadınların eşit temsille yer alması, kadın hareketinin kendi mekanizmalarıyla oluşturacağı bağımsız bir komisyonun sürecin resmi izleme yapısının parçası olarak tanınması, savaş yıllarında kadınlara yönelen militarist şiddetin sorgulanması için kadın hakikat komisyonlarının kurulması, koruculuk ve bekçilik sistemlerinin kaldırılması bu taleplerin başında geliyor. Şubat 2026’da açıklanan Meclis Komisyonu raporu bu talepleri içermedi. Farklı çatışma sonrası süreçleri karşılaştıran araştırmalar, kadınların barış müzakerelerine anlamlı katılımı sağlandığında imzalanan anlaşmaların başarılı olma ihtimalinin önemli ölçüde arttığını gösteriyor. Kadın örgütlerinin sürece dahil olduğu durumlarda, anlaşma hükümlerinin on yıllık bir süre boyunca fiilen uygulanma oranı da belirgin biçimde artıyor.”

Açıklamanın tamamına ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, siyaset, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, barış
İstihdam