27/01/2026 | Yazar: Kaos GL

Uganda’daki LGBTİ+ topluluğu, seçim sürecini anlattı; yetkililerin LGBTİ+ seçmenlerin sandığa katılımını engellemek için Eşcinsellik Karşıtı Yasa’yı bir araç olarak kullandığını belirtti.

Ugandalı LGBTİ+’lar, seçim sürecinde hedef alındı: Taciz, keyfi gözaltılar, ifşa tehditleri… Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin, devlet şiddeti, gözdağı ve usulsüzlük iddialarının gölgesinde geçen seçimde 7. dönemini kazanmasının ardından, Uganda’daki LGBTİ+ topluluğu seçim sürecinin kendilerini nasıl etkilediğini anlattı.

Washington Blade’e konuşan LGBTİ+’lar ve hak örgütleri, hükümet kurumlarının, tüm Ugandalıların yurttaşlık sürecine güvenli ve kapsayıcı biçimde katılabileceği bir ortam yaratamadığını söyledi. LGBTİ+’lar, yetkililerin muhalefeti susturmak ve LGBTİ+ seçmenlerin sandığa katılımını engellemek için Eşcinsellik Karşıtı Yasa’yı bir araç olarak kullandığını belirtti. Hak örgütleri ayrıca, seçim kampanyaları sırasında Museveni’nin, rakiplerini itibarsızlaştırmak ve muhafazakar seçmenlerin desteğini kazanmak amacıyla rakiplerini “eşcinselliği teşvik etmekle” suçladığını kaydetti.

LGBTİ+’lar ve LGBTİ+ hak örgütleri; ifşa edilme korkusu, damgalama, şiddet ve hukuki yaptırımlar nedeniyle seçmen ya da sivil yurttaşlar olarak seçime ilişkin resmi siyasal süreçlerin büyük ölçüde dışında bırakıldı.

Uganda Minority Shelters Consortium (UMSC) (Uganda Azınlık Sığınma Evi Birliği) Koordinatörü John Grace şöyle dedi:

“Bu homofobik söylem kamusal alandaki düşmanlığı körükledi ve linç girişimlerine varan şiddeti cesaretlendirdi; bu da seçim döneminde pek çok Ugandalı LGBTİ+’yı kimliğini tamamen gizlemeye zorladı.”

Bazı LGBTİ+’lar, yerel meclis üyeliklerine aday olma niyetini dile getirmiş olsa da, güvenlik kaygıları ve yerel seçim kurullarının ayrımcı eleme uygulamaları nedeniyle resmi olarak adaylık başvurusu yapamadı ya da açık biçimde kampanya yürütemedi.

Taciz, keyfi gözaltılar, ifşa tehditleri…

Grace, sözlerini şöyle sürdürdü:

 “UMSC, LGBTİ+’ları ve aktivistleri hedef alan en az üç seçim bağlantılı şiddet ya da yıldırma vakasını belgeledi. Bunlar arasında taciz, keyfi gözaltılar, devlet ve devlet dışı aktörlerce yapılan gasp, dijital ‘catfishing’ ve ifşa tehditleri yer aldı.”

Yine de bu baskıcı seçim ortamında, Let’s Walk Uganda (LWU) Direktörü Edward Mutebi, LGBTİ+ topluluğunun ve müttefik örgütlerin; seçmen eğitimleri, topluluk tartışmaları ve insan hakları ihlallerinin belgelenmesi yollarıyla seçim sürecine dahil olduklarını söyledi.

Mutebi, şunları kaydetti:

“Şiddetli LGBTİ+ karşıtı tepkilerden duyulan korku, seçim boyunca görünürlüğü ve doğrudan katılımı sınırladı. Ancak bu LGBTİ+ düşmanı ortama rağmen Let’s Walk Uganda, seçim güvenliği ve emniyeti üzerine trans ve LGBTİ+ gençlere yönelik başarılı bir eğitim düzenleyebildi.”

Museveni hükümeti, 15 Ocak’taki seçimler sırasında interneti kesti ve ülkenin güvenliğine aykırı faaliyetlerde bulundukları iddiasıyla dokuz sivil toplum örgütünün faaliyetlerini askıya aldı. Hak örgütlerine yönelik askıya alma kararı hala yürürlükte. Mutebi ve Grace bu durumu kınadı; kararın Ugandalı LGBTİ+’ların söz konusu kuruluşların acil hizmetlerine erişimini engellediğini söylüyor.

Grace, şöyle dedi:

“LGBTİ+ topluluğu için kararın etkisi son derece yıkıcı oldu. Chapter Four Uganda gibi askıya alınan pek çok örgüt, hukuki temsil, acil müdahale ve hak ihlallerinin belgelenmesi konusunda hayati ortaklardı.”

Grace, sözlerine şöyle devam etti:

 “Askıya alma kararı; yönlendirme yollarını sekteye uğrattı, acil müdahaleleri geciktirdi ve marjinalleştirilmiş gruplar ile azınlık hakları savunucuları için kolektif savunuculuğu zayıflattı. Bu da tehdit altında faaliyet gösteren taban örgütlerinin çalışmalarını korumak için acil uluslararası dayanışma, esnek finansman ve koruma mekanizmaları çağrısı yapmayı gerektiriyor.”

“Ugandalı LGBTİ+’lar için karanlık bir gelecek öngörüyoruz”

Mutebi, bu tür baskıcı uygulamaların zorbalık niteliği taşıdığını ve sivil alanın daraldığının göstergesi olduğunu; bunun da insan haklarının göz ardı edilmesiyle demokratik hesap verebilirliği zayıflattığını söyledi. 81 yaşındaki Museveni’nin başkanlık görevinin uzamasıyla UMSC ve LWU, Ugandalı LGBTİ+’lar için karanlık bir gelecek öngörüyor.

Mutebi, şöyle dedi:

“Kayda değer siyasal ve hukuki değişimler olmadan, LGBTİ+’lar suçlulaştırma, daralan sivil alan ve artan güvensizlikle karşı karşıya kalacak. Bu durum sürdürülebilir savunuculuk ve uluslararası dayanışmayı her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Umudun olmadığı bir ülkede yaşamanın nasıl bir his olduğunu tahayyül etmek bile güç.”

Grace ise LGBTİ+ hak örgütlerinin direnişinin yeraltı ağları, bölgesel dayanışma ve dijital örgütlenme yoluyla süreceğini vurguladı.

İkili, Museveni’nin başlıca rakibi Bobi Wine’ın kazanmasının, Uganda’da sivil alanın açılmasına ve insan hakları mekanizmalarının güçlenmesine olanak sağlayabileceğini ifade etti.

Kaynak: Washington Blade


Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları, siyaset, dünyadan, trans, lgbti
GDTM