27/05/2026 | Yazar: Kaos GL
İstanbul Trans Onur Haftası aktivistleri Yusuf ve Gökçe; iktidarın trans karşıtı politikaları, trans tahayyül ve LGBTİ+’ların mücadele pratikleri üzerine muzir.org’tan Müberra Ünsal’a konuştu.
Fotoğraf: muzir.org
İstanbul Trans Onur Haftası aktivistleri Yusuf ve Gökçe; iktidarın trans karşıtı politikaları, trans tahayyül ve LGBTİ+’ların mücadele pratikleri üzerine muzir.org’tan Müberra Ünsal’a konuştu.
Yusuf ve Gökçe, Trans Onur Haftası’nın bu seneki temasının neden “trans tahayyül” olduğunu şöyle anlattı:
“Devletin bize karşı uyguladığı politikalar gün geçtikçe daha da sertleşiyor. Ve aslında kocaman bir yasağın içinde politikamızı ve kendimizi var etmeye çalışıyoruz. Derdimiz sadece trans karşıtı politikalar değil. Aslında topyekun bu dünyayı değiştirmek istiyoruz. Tam böyle bir anda ‘hayal etmek ve dünyayı değiştirmeye dair bir şeyleri tasarlamak, düşünmek’ ne demek dediğimizde tahayyül aklımıza gelmişti. Çünkü böyle her şey çok umutsuz gözükse de biliyoruz yani gerçekten bu dünyadaki her şey değişebilir. Her şey sorgulanabilir. Özellikle translar ilk başta bunu zaten kendi doğdukları bedenin içinde yaparak yani kendilerine atanan sıfatların ve bedensel sınırların içinden başlayarak bunu yapıyor. Ve kendi için başka bir ses, başka bir cinsiyet, başka bir cinsellik doğrudan hayal ediyor. Ve bu yüzden de aslında örgütlülüğe dair de çok farklı hayallerimiz ve tasarımlarımız var. Ve imkansız gözükeni gerçekleştirebileceğimize dair bir umudu çağrıştırdı aslında bize tahayyül.”
“Biz bu toplumun bir parçasıyız”
Toplumun büyük bir kısmının iktidar kadar trans düşmanı olmadığını belirten Yusuf ve Gökçe, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tema metninde de dediğimiz gibi translar bence dünyanın şekillendiricileri ve şekillendiricileriyiz. Toplum bizi sevmiyor, toplum bizi öldürmek istiyor’ gibi AKP ve onun tarafındaki bütün cenah bunları söylemesine rağmen, toplumun büyük bir kısmının AKP kadar, iktidar kadar, devlet kadar trans düşmanı olduğunu, bu kadar sağcı olduğunu düşünmüyorum. Bunu cezaevinde kaybettiğimiz trans erkek arkadaşımız Poyraz’ın ölümüyle beraber gördük. Kamusal alanda yasaklanmaya çalışılan öznelerin kendi dertlerini anlattıklarında insanlar dinlediğini ve alkışladığını gördük. Tabii ki transfobik bir sürü insan var ama biz bu toplumun bir parçasıyız. Gezide omuz omuza mücadele ettik. Sokaklarda kendimizi saklamadan yürüyoruz. Çalışıyoruz, garsonluk yapıyoruz, DJ’lik yapıyoruz, psikologluk yapıyoruz, hiç fark etmez. Ve biz bu toplumun bir parçasıyız. Ve toplumun her kesimi öyle ya da böyle bunu görüyor.”
Gökçe, iktidarın baskılarına rağmen mücadeleye devam edeceklerini ve bir arada olacaklarını vurguladı, şu ifadeleri kullandı:
“İster Trans Pride olsun ister LGBT+ Pride, bütün İstanbul’u artık kaç yüz bin tane polis ise, keşke bu rakamları bilsek. Her yeri kapatabiliyorlar ve “asla bunu gerçekleştiremeyeceksin” i ispatlamaya çalışıyorlar. Bazen biz de unutabiliyoruz. Bu kadar hapsedilmenin ve düşman hukukunun arkasında yapacak bir şeyimiz kalmamış gibi hissediyoruz. Ama yapmaya başladığımızda aslında görüyoruz ki bir sürü genç lubunya var örgütlenmek isteyen, trans+politikası üretmek isteyen, feminist politika üretmek isteyen. Ve bir araya geldikçe sayımızın arttığını, tartışma konularımızın niteliğinin derinleştiğini gördük. Demek ki bahsettikleri gibi LGBTİ+’lar sadece kendi aralarında var olmuyorlar. Sokaklarda da her şekilde o günkü ajitasyon metnimizde dediğimiz gibi biz sizin kardeşiniziz, bakkalınızız, her yere uzanabiliyoruz. Ve biz bu dünyayı mücadelemize değiştireceğimize inanıyoruz açıkçası.”
Trans Onur Yürüyüşü’ne çağrı yapan aktivistler, “Her şeye rağmen birlikte yürüyelim” diyerek sözlerini sonlandırdı:
“Yürüyüşümüz çok güzel ve çok kalabalık olacak. Lütfen lubunya bir arkadaşınıza ulaşın, o da bir şekilde bize ulaşsın. Hep beraber çok kalabalık bir biçimde her şeye rağmen yürüyelim, biz bunu gerçekten tahayyül ediyoruz.”
Haberin tamamına ulaşmak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, aile, siyaset, onur yürüyüşü, anayasa, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
