22/07/2026 | Yazar: Kaos GL

İstanbul Sarıyer'deki Özel Açı Ortaokulu'nda görev yapan trans öğretmen Zoe Lila, medyada hedef gösterilerek işten çıkarılmasının ardından süreci T24'e anlattı.

Trans öğretmen Zoe Lila, T24’e konuştu: “Trans kadın olduğum için çalışma hakkım gasp edildi” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İstanbul Sarıyer'deki Özel Açı Ortaokulu'nda görev yapan trans öğretmen Zoe Lila, medyada hedef gösterilerek işten çıkarılmasının ardından süreci T24'e anlattı.

Zoe Lila, yaklaşık 2 yıl önce beden uyum sürecine başladığını ve tüm süreci okul ile planladıklarını aktardı; buna rağmen trans kadın olduğu için çalışma hakkının gasp edildiğini söyledi:

“2017'den bu yana İngilizce öğretmenliği yapıyorum. Son 5 yıldır da Sarıyer Özel Açı Ortaokulu’nda İngilizce öğretmenliği ve sınıf rehber öğretmenliği yaptım. Aynı grupla çalışıyorum; 5. sınıftı, 6. sınıf oldular ve 7. sınıf olarak devam edecektim. Trans kadın olmam sebebiyle çalışma hakkım gasp edildi. Bağımın güçlü olduğu bir gruptu. Velilerin çoğunu tanıdığım, öğrencilerin çoğuyla çok yakın ilişki kurduğum Açı Okulları’nda sadece İngilizce öğretmeni değildim; sınıf rehber öğretmeniydim, sosyal sorumluluk komitesindeydim, toplumsal cinsiyet eşitliği komitesindeydim. Bugün şu an burada olmak benim için çok şaşırtıcı. Yaklaşık 2 yıl önce beden uyum sürecime başladım. Okulumla paylaştım. Tabi ki de ‘Bu bir insan hakkı ve senin yanındayız’ dediler. Bu 2 yıllık süreçte okulla birlikte tüm süreçleri planladık. Okul psikiyatristi, rehberlik öğretmeni, müdür, müdür yardımcısı, kurucuların haberi olduğu, insan kaynaklarının dahi haberi olduğu bir planlama sürecine girdik.”

Açılma sürecinde çok sayıda öğretmenin ve velinin kendisini desteklediğini belirten Zoe Lila, sözlerini şöyle sürdürdü:

“11 Haziran'da öğretmenlere açılma planlandı. Trans bir kadın olduğumu, ismimin Zoe Lila olduğunu söylediğim; bütün öğretmenlerden destekleyici, ağlamalı, çok duygusal anlar yaşadığımız bir gün oldu. 15 Haziran Pazartesi günü öğrencilere açılma sürecim gerçekleşti. Bunun için bir rehberlik dersi planlandı. 6. sınıfa girdim, 6. sınıfa çok kısa, bir dakikalık bir konuşma yaptım. Bundan sonra adımın Zoe Lila olacağını, 2 yıldır hormon kullandığımı ve bir operasyon sonrası hayatıma hissettiğim bedende kadın olarak devam edeceğimi söyledim. Bu açılmam son ders saati oldu ve okul 6. sınıf velilerine duyuru çıktı; benim sürecimi, isim değişikliğimi paylaştı. Akşamına da bir seminer planlanmıştı. Okul psikiyatrisinin, rehberliğin, okul yönetiminin birlikte planladığı bir seminer oldu. Bu seminerde kaygısı olan velilerin kaygısını dile getirebileceği bir alan açtılar. Pek çok velinin olumlu, ‘İnsan olarak değer verdikleri için’ benim yanımda olduklarını söylediği bir toplantıydı.”

Zoe Lila, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulun düzenlediği semineri izin almadan yapmasını sorguladığını aktardı; şu ifadeleri kullandı:

“Bir veli kaygısını dile getirdi; daha çok öğrencinin eve geldiğinde ona sorduğu sorulara nasıl cevap verebileceğini bilemediğini paylaştı. "Öğretmenimizin başına bir şey gelecek mi?", "Peruk takacak mı?" gibi soruları sordu ve okulun bu süreci iyi yönetemediğini söylediği bir geri bildirim verdi. Milli Eğitim bunun neden izin alınmadan yapıldığını sorguluyor. "İzin alınsaydı işime devam edebilecek miydim?" ya da "Bu seminer yapılabilecek miydi?" soruları çok canlı. İzinsiz diye bir şey de yok aslında, yani okul zaten başka seminerler de yapıyor. Seminer daha çok aslında cinsiyet kimliğinin taklit edilerek değiştirilemeyeceğini, kişinin doğuştan trans olduğunu bildiğini, o yüzden kaygıları olabileceklerini, cinsel yönelimle cinsiyet kimliğinin ayrı olduğunu bunları bilimsel açıklayan bir seminerdi aslında. Oradaki amaç, velilerin çocukları tarafından gelen kaygıları nasıl yönetebileceğine destek olmaktı.”

Tamamına ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, çalışma hayatı, eğitim, aile, siyaset, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
İstihdam