29/07/2026 | Yazar: Kaos GL
Öğretmen Sendikası, iktidara yakın medya tarafından hedef gösterilmesinin ardından işten çıkarılan trans öğretmen Zoe Lila için basın açıklaması yaptı; açıklamada, Zoe Lila’nın maruz bırakıldığı hak ihlallerine tepki gösterildi.
Fotoğraf: Trans Pride
Öğretmen Sendikası, iktidara yakın medya tarafından hedef gösterilmesinin ardından işten çıkarılan trans öğretmen Zoe Lila için dün (28 Temmuz) İstanbul Genel Merkezi’nde basın açıklaması yaptı; açıklamada, ”Hiçbir eğitim emekçisi cinsiyet kimliği ve varoluşu nedeniyle güvencesiz bırakılamaz, istihdam dışına itilemez” denilerek Zoe Lila’nın maruz bırakıldığı hak ihlallerine tepki gösterildi.
Açıklamada süreci aktaran Zoe Lila, Türkiye'de eğitim alanında anayasal güvencelerin aşındırıldığını ve trans kadınların çalışma yaşamından sistematik biçimde dışlandığını vurguladı; anayasal güvence altındaki çalışma hakkının idari ve transfobik baskılarla fiilen gasp edildiğini söyledi:
“Sarıyer Özel Açı Ortaokulu’nda 5 yıldır İngilizce öğretmenliği yapıyordum. Ancak yasal kimlik güncelleme sürecimin ardından hedef gösterildim, ifşaya uğradım ve ağır bir nefret söylemiyle karşı karşıya kaldım. Fiziksel güvenliğim tehlikeye atıldı. Bu baskı sürecinin sonunda ise sırf trans kimliğim gerekçe gösterilerek sözleşmem yenilenmedi. Karşı karşıya kaldığım bu durum, yalnızca bireysel bir işten çıkarma değil; anayasal güvence altındaki çalışma hakkımın idari ve transfobik baskılarla fiilen gasp edilmesidir.”
Sürecin üç ayrı milletvekilinin soru önergesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındığını belirten Zoe Lila; durumun artık yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, kamu otoritelerinin anayasal yükümlülüklerinin sorgulandığı bir insan hakları meselesi olduğunu kaydetti.
Zoe Lila, maruz bırakıldığı uygulamanın hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Nitekim avukatlarımız aracılığıyla yürüttüğümüz hukuki mücadelede ve Anayasa ile koruma altına alınan haklar doğrultusunda açıkça ortaya koyduğumuz üzere: Anayasa'nın 10. maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesi, 49. maddesinde düzenlenen çalışma hakkı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun ayrımcılık yasağı, Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. ve 14. maddeleri ile Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 2/2 ve 6. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; maruz kaldığım uygulamanın hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığı açıktır."
Devlet kurumlarının ve özel öğretim kurumlarının görevinin, trans yurttaşların anayasal haklarını yok saymak ya da onları çalışma hayatının dışına itmek değil; bu hakları eşitlik ilkesiyle korumak olduğunu söyleyen Zoe Lila, Sarıyer Özel Açı Ortaokulu’nda sözleşmesinin yenilenmemesi suretiyle işten çıkarılmasının, anayasal güvencelerin kağıt üzerinde bırakılması ve trans bir kadının çalışma hakkının cezalandırılması anlamına geldiğini belirtti.
“Öğretmeniz, buradayız, bir aradayız!”
Nefret politikaları karşısında mücadeleye devam edeceğini açıklayan Zoe Lila, sözlerini sürdürdü:
“Varoluşumu, kimliğimi ve kamusal alandaki emeğimi dar 'genel ahlak' kalıplarına sığdırmaya çalışanlara karşı Öğretmenler Sendikası çatısı altında bir kez daha haykırıyorum: Haklarımı, kimliğimi ve öğretmenlik mesleğimi bürokratik ya da kurumsal baskılarla elimden alamazsınız! Trans kadınları güvencesizliğe hapsetmeye çalışan bu ayrımcı zihniyete karşı okumaktan, üretmekten ve öğretmenlik yapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz!”
Kamuoyuna çağrı yapan hak savunucuları, sendikalar ve öğretmenler, taleplerini şöyle sıraladı:
- ”Anayasa ve İş Kanunu açıkça ihlal edilerek gerçekleştirilen bu ayrımcı uygulamaya derhal son verilmeli; gasp edilen çalışma hakkım iade edilmelidir.
- Çalışma hakkını ihlal eden kurum ve kişiler hakkında etkili idari ve hukuki süreç işletilmelidir.
- Milli Eğitim Bakanlığı, cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılığı önleyecek açık mekanizmalar oluşturmalıdır.
- Hiçbir eğitim emekçisi cinsiyet kimliği/varoluşu nedeniyle güvencesiz bırakılamaz, istihdam dışına itilemez.”
Basın açıklaması “Emeğimiz, kimliğimiz ve onurumuz için direneceğiz” denilerek sonlandı:
“Anayasal haklarımı, mesleğimi ve kimliğimi korumak adına başlattığımız bu hukuki ve meşru mücadelede yanımda duran, örgütlü gücüyle sesime ses katan Öğretmenler Sendikası’na, Eğitim Sen’e, Sosyal İş’e, İHD’ye, avukatlarıma, milletvekillerine derneklere ve tüm hak savunucularına teşekkür ediyorum. Anayasa Mahkemesi ve uluslararası hukuk nezdinde haklarımı geri alana kadar, sendikalarım ve dayanışma ağımla birlikte mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğim! Trans kadınların çalışma hakkı anayasal güvencededir! Trans kadınların çalışma hakkı engellenemez! Öğretmeniz, buradayız, bir aradayız! Emeğimiz, kimliğimiz ve onurumuz için direneceğiz!”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, çalışma hayatı, eğitim, siyaset, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
