05/01/2026 | Yazar: Kaos GL
LGBTİ+ toplulukları sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan edildiğini hatırlattı; mücadele çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Evin Arslan / csgorselarsiv.org
Kuir Kozgun, Kalabalık Malmö, 7 Tepe 7 Renk, ODTÜ LGBTQİA+ Dayanışması, Lavender LGBTİQ+ ve Kuir Baykuş, sosyal medya hesapları üzerinden “Aile Yılı değil, şiddet ve nefret yılı” başlıklı bir açıklama yayınladı.
LGBTİ+ toplulukları açıklamalarında Aile Yılı’nın ilk altı ayında en az 136 kadının öldürüldüğünü, 145 kadının şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini hatırlattı. Topluluklar, Aile Yılı’ndan en ağır şekilde etkilenenlerin başında çocukların da geldiğini vurguladı ve en az 365 çocuğun önlenebilir nedenlerle öldüğüne dikkat çekti. Aynı zamanda Aile Yılı’nda en az 81 çocuk işçinin hayatını kaybettiği belirtildi:
“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının Ocak ayında ilan edilen sözde “Aile Yılı”, kadınları, çocukları ve LGBTİ+’ları hedef alan politikaların açık bir itirafı olarak tarihe geçmiştir. “Aile müessesesinin korunması” söylemiyle sunulan bu yıl, devletin tüm kurumları eliyle yürütülen şiddetin, ayrımcılığın ve nefretin üzerini örtme girişiminden başka bir anlam taşımamaktadır.”
“Yok saymaya teslim olmayacağız”
LGBTİ+’ların Aile Yılı kapsamında en açık biçimde hedef gösterilen topluluklardan olduğunu belirten topluluklar, intihara sürüklenen trans kadın Helin’i, Antalya’da katledilen Nida Nazlıer’i ve Sincan Cezaevi’nde şüpheli şekilde ölü bulunan trans erkek mahpus Poyraz’ı hatırlattı; “Unutturmayacağız” dedi.
“Aile Yılı kapsamında en açık biçimde hedef gösterilen topluluklardan biri LGBTİ+’lardır. Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik nefret cinayetleri ve nefret suçları, devlet tarafından ayrı bir kategori olarak dahi tanımlanmamakta; ölümler çoğu zaman “şüpheli ölüm”, “intihar” ya da “doğal nedenler” başlığı altında gizlenmektedir. Bu sistematik inkâr, LGBTİ+ ölümlerini görünmez kılmanın bilinçli bir tercihidir. Ancak bizler bu yok saymaya teslim olmayacağız.”
“11. Yargı Paketi’nin geri püskürtülmesi, mücadelemizin somut bir kazanımı”
Topluluklar, LGBTİ+ karşıtı düzenlemeler içeren yargı paketlerini hatırlatarak “2025 yılı boyunca kadın ve LGBTİ+ cinayetlerini meşrulaştırmayı, LGBTİ+ varoluşunu kriminalize etmeyi hedefleyen 11. Yargı Paketi’nin geri püskürtülmesi, mücadelemizin somut bir kazanımıdır. Bizler her susturulmak istendiğimizde daha gür çıktık, her hedef gösterildiğimizde daha görünür olduk. Unutulmasın: Bizi yok saymaya çalışanlar, başlarını kaldırdıklarında gökkuşağını görmeye devam edecekler” dedi.
“Kadınlar, çocuklar ve LGBTİ+’lar faşizm teslim olmayacak”
2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan edildiğini hatırlatan topluluklar, “2026–2035 yılları bizim için “Aile ve Nüfus 10 Yılı” değil, “Direnişin 10 Yılı”dır” dedi; mücadele çağrısı yaptı:
“Saray rejimi, 23 Mayıs 2025’te İstanbul’da düzenlenen “Uluslararası Aile Forumu”nda 2026–2035 yıllarını “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan ederek bu saldırıların süreklilik kazanacağını ilan etmiştir. Bu açıklama, iktidarın başarısızlığının itirafıdır: Bizi susturamadıklarını, yok edemediklerini ve daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını kabul etmişlerdir. Biz buradan ilan ediyoruz: 2026–2035 yılları bizim için “Aile ve Nüfus 10 Yılı” değil, “Direnişin 10 Yılı”dır. Bu düzenin nefretine, şiddetine ve inkârına karşı yaşamı savunmaya, yan yana durmaya ve mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Ne kadınlar ne çocuklar ne de LGBTİ+’lar bu faşizme teslim olmayacak.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
