21/01/2026 | Yazar: Kaos GL

Kadınlar ve LGBTİ+’lar, Rojava’da Kürt halkına yönelik saldırılara tepki göstermek için Ankara’da İnsan Hakları Anıtı önünde buluştu.

Kadınlar ve LGBTİ+’lar Rojava’daki saldırılara karşı Ankara’daydı: "Kalıcı bir barışın inşa edilmesi talebimizi tekrarlıyoruz" Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Barışa ihtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Rojava’daki Kürtlere yönelik saldırılara tepki göstermek için Ankara'da İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, özellikle Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan saldırılar ile kadınlara yönelik şiddet olayları gündeme getirildi.

İnisiyatif adına yapılan açıklamada, HTŞ'nin Halep'te söz konusu mahallelere yönelik bombardımanlar düzenlediği, sivil halkın yerinden edildiği ve farklı etnik ile inanç gruplarına yönelik ağır hak ihlallerinin sürdüğü belirtildi. Açıklamada, Kürtler başta olmak üzere Süryaniler, Araplar ve diğer halkların hedef alındığı, bu durumun savaş suçu niteliği taşıdığı ifade edildi.

Açıklamada Suriye’deki katliamların durmadığına dikkat çekilerek şu ifadeler kullanıldı:

"Buradan Suriye’deki Alevi ve Dürzi katliamına karşı ses çıkarmış, direnen Alevi ve Dürzi kadınların yanında olduğumuzu söylemiştik. Bugün yine aynı yerdeyiz. Çünkü Suriye’de katliamlar durmuyor. Adına Şara yönetim denilen HTŞ, Türkiye’den ve emperyalist güçlerden aldığı meşruiyet ve icazetle Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini günlerce bombalayarak, halka ağır silahlarla saldırarak, insanları yerinden ederek, göçe zorlayarak, nüfusu yeniden dizayn etmeye çalışarak; başta Kürtler olmak üzere bu mahallelerde yaşayan Süryani, Arap ve diğer tüm halklara karşı savaş suçu işlemeye devam etti. Bu mahallelerin seçilmiş halk meclisleri ise sivil halka ve kendilerini yönetme hakkına karşı yapılan bu saldırılar karşısında direnme kararı aldı. HTŞ bu direnişe karşılık insanlara ağır işkenceler uyguladı ve bu işkence görüntülerini medyaya servis etti. Özellikle direnişçi kadınları binalardan attıkları görüntüleri servis etmeleri, kadınları birinci hedef olarak gördüklerini açıkça gösteriyordu.”

“Cihatçı çetelerin her türlü özgürlük ve eşitlik girişimini yok etme çabası tesadüf değil”

Açıklamada “10 yıl önce LGBTİ+'ları binaların tepelerinden atan IŞİD ile bugün direnişçi Kürt kadınlarını binalardan atan takım elbiseli HTŞ; kadınları kaçıran, satan, kadınlara yaşam hakkı tanımayan, tecavüz eden, öldüren bu cihatçı çetelerin her türlü özgürlük ve eşitlik girişimini yok etme çabası tesadüf değil” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada Rojava’ya yönelik saldırının “Türkiye’deki barış sürecini baskı altına almanın ve teslimiyeti dayatmanın bir manifestosu” olduğu belirtildi:

“Bu saldırılar, yıllardır hem Türkiye’de hem de Kürtlerin yaşadığı farklı coğrafyalarda süren Kürtleri yerinden etme, zorla göç ettirme politikalarının bir devamıdır. HTŞ çetelerinin kadınlara yönelik savaş suçlarının Ortadoğu’da ve bizzat Türkiye’de barış ve özgürlükler için mücadele eden tüm kadınlara, hepimize cihatçı, militarist erkek şiddetinin bir tehdidi olduğunun da farkındayız. Yaşananlara karşı sessiz kalmıyoruz. Rojava’ya yönelik saldırıları kabul etmiyoruz. Kalıcı bir barışın inşa edilmesi talebimizi tekrarlıyoruz. Bunun içinse kararnamelere değil; Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin ve Hristiyanların, kısacası 'makbul' kimlik dışında kalan tüm halkların haklarının ve özgürlüklerinin demokratik bir anayasa ile güvence altına alınmasına ihtiyaç var. Suriye’de halkların, kadınların eşitlik ve barış içinde yaşayabilmesi ise emperyalistlerin müdahalesiyle değil; halkların kendi talepleri ve iradeleri doğrultusunda kendilerini yönetebileceği bir demokrasinin oluşmasıyla mümkün olabilir.”

"Barışı savunmak suç değildir"

Açıklama şu sözlerle tamamlandı:

“Rojava’daki saldırıya karşı yükselen barış taleplerinin ise Türkiye’de de giderek baskı altına alındığını görüyoruz. Halep için yapılan basın açıklamaları ve barışçıl eylemler sonrasında yaşanan gözaltılar ve sonrasında gerçekleşen ev baskınları ile tutuklamalar, ifade özgürlüğüne ve demokratik haklara yönelik ciddi bir tehdit oluşturuyor. Barışı savunmak suç değildir. Buna rağmen barış talebinin kriminalize edilmesi, Türkiye’de yürütülmesi gereken barış sürecini de doğrudan etkiliyor ve barışın toplumsallaşmasını engelliyor. Bizler Türkiye’de Kürt sorununda demokratik ve siyasi bir çözüm temelinde barışı inşa etmek, kadınların barışa ilişkin politikalarını hayata geçirmek için örgütlenen Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak şunu söylüyoruz: HTŞ’nin 'makbul' saymadığı her etnik ve inanç grubunu katletmeye çalıştıkça; kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelelerine saldırdıkça ne kimse güvende olabilir ne de demokratik bir barış gerçekleşebilir. Biz kadınlar Kürtlere, Alevilere, Süryanilere ve Dürzilere yapılan katliamların durması için sesimizi yükseltiyoruz. Rojava’ya yönelik saldırıların durması için sesimizi yükseltiyoruz. Direnen kadınların yanında durarak ortak mücadelemizi büyütüyoruz."

Kaynak: ANKA


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, siyaset, dünyadan, trans, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, barış
GDTM