24/02/2026 | Yazar: Oğulcan Özgenç
Hastane kayıt sistemlerinde F64 “transseksüalizm” tanısıyla hormon reçetesi yazılmasına izin verilmiyor. Resmi bir düzenleme olmadan uygulamaya giren engel, transların tedaviye erişimini fiilen durdurma riski taşıyor.
Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org
Transların hormona erişimi, son dönemde sağlık sistemindeki teknik ve idari düzenlemeler nedeniyle ciddi biçimde kısıtlanmış durumda. Şimdi de hastane kayıt sistemlerinde kullanılan F64 “transseksüalizm” tanısıyla hormon reçetesi yazılmasına izin verilmiyor. Hekimler, reçeteyi sisteme girebiliyor ancak imzalama aşamasında sistem işlemi tamamlamıyor.
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), 20 Kasım 2024’te Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü’nde yaptığı düzenlemeyle, transların cinsiyet uyum süreçlerinde kullandıkları hormon ilaçlarına e-reçete zorunluluğu getirmişti. Bugün gelinen noktada düzenleme, teknik sistem engelleriyle birleşerek hormona erişimi fiilen imkansız hale getiriyor.
TIKLAYIN-Hormon replasman terapisinde kullanılan ilaçlara e-reçete zorunluluğu getirildi
Fiilen tedaviye erişimi durdurmak anlamına geliyor
Kapsama Alanı’ndan Ecmel Deniz, hastane sistemlerinde “transseksüalizm” tanısıyla hormon reçetesi yazılamamasının, cinsiyet kimliğiyle ilişkili F64 kodlarının sistem tarafından dışlanması anlamına geldiğini belirtti. Deniz, meselenin sadece teknik bir aksaklık olmadığını ifade ederek “E-reçete üzerinden tanı bazlı bir engelleme, fiilen tedaviye erişimi durdurmak anlamına gelir. Böyle bir uygulama resmi bir düzenlemeye, kamuya açık bir karara veya hukuki dayanağa dayanmıyorsa, idarenin yazılım altyapısı üzerinden fiili bir yasak üretmesi anlamına gelir” dedi.
Deniz, transların hormon reçetesi için kullandığı F64 kodunun cinsiyet kimliğiyle ilişkili bir kategori olduğunu hatırlatarak, bu kod üzerinden getirilen engellemenin ayrımcılık anlamına geldiğine dikkat çekti.
F64 kodu üzerinden reçete yazılamaması bütün tıbbi süreci kilitliyor
Uygulamanın kimliği henüz değişmemiş ve resmi uyum sürecinde olan transları daha ağır etkilediğini ifade eden Deniz, şunları söyledi:
“F64 kodu, psikiyatri–endokrin sevk zinciri ve kurul süreçleri açısından geçiş yolunun resmi bir parçası. Bu kod üzerinden hormon reçete edilememesi, yalnızca ilaca erişimi değil, bütün bir hukuki ve tıbbi süreci kilitleme riski taşır.”
Deniz, söz konusu uygulamanın Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) değişikliği, TİTCK kararı ya da Sağlık Bakanlığı talimatına dayanması halinde bunun kamuoyuna açık biçimde duyurulması gerektiğini belirtti. Böyle bir karar bulunmaması durumunda ise hastaların ve hekimlerin “sistem izin vermiyor” yanıtıyla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı:
“Transların sağlık hakkı idari belirsizliklere, algoritmik blokajlara ya da görünmez karar mekanizmalarına teslim edilemez.”
Trans+’lara sistematik bir savaş açılmış durumda
Muamma LGBTİ+ Derneği’nden Umut Derin, transların hormona erişiminin zaten zor ve yüksek maliyetli olduğunu belirtti. Derin, “Ana motivasyon, transların hormona ücretsiz olarak hiçbir şekilde erişememesi. Bunu zaten yapamıyorlar” diyerek mevcut uygulamaların bu engeli daha da derinleştirdiğine dikkat çekti.
Derin, “Bu uygulama transların hormona erişimini zorlaştırmanın çok ötesinde bir amaca işaret ediyor” diyerek şu ifadeleri kullandı:
“Trans+lara politik, ekonomik ve sistematik bir savaş açılmış durumda. Görünen o ki ana hedef, transların tıbbi süreçlerini zorlaştıracak fiili uygulamaları yaygınlaştırmak ve hormon terapisine erişime izin vermeyen bir sistemi kurgulamak. Resmi olarak kısıtlamaları getirmeden önce fiilen kısıtlamalara girişiyorlar.”
Hem eşitlik ilkesine hem de devletin yükümlüklerine aykırı
Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği’nden (SPoD) Avukat Furkan Yurt ise F64 koduyla hormon reçete edilememesini hukuki olarak değerlendirdi. Yurt, uygulamanın trans kimliğine yönelik bilinçli ve seçici bir blokaj olduğunu belirtti.
Yurt, Türkiye’de e-reçete sisteminin hukuki dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile buna dayanılarak yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği’nin (SUT) oluşturduğunu hatırlattı. Mevzuatta veya tebliğde herhangi bir resmi değişiklik ilan edilmeden tanı-ilaç eşleşmelerinin sistem üzerinden sessiz biçimde kaldırılmasının hukuki güvenlik ve idari işlemlerin belirliliği ilkeleriyle açıkça çeliştiğini ifade etti:
“Hukuki açıdan baktığımızda bu tablo herhangi bir resmi genelge ya da Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) değişikliği olmaksızın, sadece arka kapıdan yapılan bir müdahale. İdarenin bu şekilde kapalı devre bir yazılım güncellemesiyle sağlığa erişim hakkını engellemesi hem Anayasa'daki eşitlik ilkesine hem de devletin vatandaşlarının sağlığını koruma yükümlülüğüne tamamen aykırı. Bir kimlik kodunun, tedaviye erişimin önünde bir engele dönüştürülmesi, hukuk devletinde kabul edilemez bir algoritmik ayrımcılık örneğidir.”
Translar için akran danışmanlığı
Akran danışmanlığı almak isteyen translar, Muamma LGBTİ+ Derneği’ne akrandanismanligi@muammalgbti.org adresi ya da başvuru formu üzerinden ulaşabiliyor. Pembe Hayat Derneği ise danışmanlık hizmetini danisma@pembehayat.org e-posta adresi ve 0549 100 06 88 numaralı telefon hattı aracılığıyla, pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri 12.00–18.00 saatleri arasında sunuyor.
Etiketler: insan hakları, yaşam, nefret suçları, aile, sağlık, siyaset, sağlık hakkı, özel haber, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
