13/03/2026 | Yazar: Kaos GL

Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi karara tepki göstererek, yasağın transların sağlık hakkını savunma ve kamusal alanda var olma mücadelesini hedef aldığını söyledi.

Hormon Hakkım Kolektifi’nin Kuşadası’nda yapacağı basın açıklamasına yasak! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org

Hormon Hakkım Kolektifi’nin hormona erişim önündeki engellere dikkat çekmek için yarın (14 Mart) 6 şehirde eş zamanlı yapmayı planladığı basın açıklaması Kuşadası’nda yasaklandı. Yasak kararı, henüz Kuşadası Kaymakamlığı’nın sitesinde yayınlanmadı.

Hormon Hakkım Kolektifi altı şehirde basın açıklaması yapacak: "Hormon haktır!"

Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi, “Bu yasak tesadüf değildir. Türkiye’de son yıllarda LGBTİ+’lara yönelik nefret politikalarının giderek kurumsallaştırıldığı, haklarımızın sistematik biçimde hedef alındığı bir dönemden geçiyoruz” diyerek yasak kararına tepki gösterdi.

İnisiyatif, açıklamasında şunları söyledi:

“LGBTİ+’lar siyasi iktidarın ve çeşitli kurumların hedef gösterdiği gruplar haline getirilirken; kamusal söylemde nefret dili normalleştiriliyor, LGBTİ+ örgütlerinin faaliyetleri engelleniyor, Onur Yürüyüşleri yıllardır yasaklanıyor ve nefret suçları cezasız bırakılıyor. Tüm bu gelişmeler LGBTİ+’ların kamusal hayattan dışlanmasını ve görünmez kılınmasını amaçlayan politik bir kuşatmanın parçasıdır.”

Hormona erişim lütuf değildir”

20 Kasım 2024’ten bu yana hormona erişim önündeki engelleri hatırlatan İnisiyatif, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de transların hormona erişimini hedef alan sistematik bir kısıtlama sürecine tanıklık ediyoruz. Önce erişimi zorlaştıran idari düzenlemelerle başlayan bu süreç, bugün geldiğimiz noktada hormon ilaçlarına erişimin fiilen engellenmesine kadar ilerledi. Sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlayan bu uygulamalar, transların yaşamlarını doğrudan etkileyen ve sağlık haklarını ihlal eden bir politikanın sonucudur. Hormona erişim bir “lütuf” değildir. Transların sağlık hakkının, beden bütünlüğünün ve yaşam hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu hakkın fiilen ortadan kaldırılması; transları güvencesiz koşullara, kayıt dışı yöntemlere ve ciddi sağlık risklerine zorlayan bir süreci beraberinde getirir. Transların sağlık hizmetlerinden eşit ve güvenli biçimde yararlanması devletin yükümlülüğüdür; engellenmesi ise açık bir ayrımcılıktır.”

“Yasaklanan yalnızca bir basın açıklaması değil”

“Hormona Erişim Engellenemez! Yaşasın Lubunya Dayanışmamız!” diyen İnisiyatif, açıklamasını şöyle sonlandırdı:

“Kuşadası’nda yasaklanan yalnızca bir basın açıklaması değildir. Yasaklanan; transların kendi yaşamları hakkında söz söylemesi, sağlık haklarını savunması ve kamusal alanda var olmasıdır. Hak ihlallerine karşı söz söylemenin yasaklanması, bu ihlallerin görünmez kılınmaya çalışıldığının da açık göstergesidir. Ancak biliyoruz ki haklarımızı yasaklarla ortadan kaldıramazsınız. Transların sağlık hakkı pazarlık konusu değildir. Hormona erişim engellenemez. Transların yaşamları idari kararlarla susturulamaz. Transların yaşamlarını hedef alan politikalara karşı dayanışmayı büyütmeye, sağlık hakkımızı savunmaya ve kamusal alanda sözümüzü söylemeye devam edeceğiz. Haklarımızdan, bedenlerimizden ve yaşamlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”


Etiketler: insan hakları, nefret suçları, sağlık, sağlık hakkı, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
Kaos