16/05/2026 | Yazar: Kaos GL
17 Mayıs ve Kaos GL derneklerinin Ankara’da düzenlediği konferansın ikinci oturumunda Reyda Ergün, Larin Kayataş ve Umut Güner konuştu.
17 Mayıs ve Kaos GL derneklerinin Ankara’da düzenlediği Emeğin Gücü Konferansı Çalışma Hayatında Ayrımcılık ve LGBTİ+’ların Deneyimleri başlıklı oturumla devam etti. Oturumda Janset Kalan moderatörlüğünde Reyda Ergün, Larin Kayataş ve Umut Güner konuştu.
Oturumda ilk olarak Akademisyen Reyda Ergün Türkiye’de Özel Sektör ve Kamu Çalışanı LGBTİ+’ların Durumu Araştırmaları: On Bir Yılın Anlattıkları başlıklı sunumunu yaptı.
Ergün, konuşmasında çalışma hayatında ayrımcılığa maruz kalan LGBTİ+’ların resmi mekanizmalara başvuramadığını belirterek, “LGBTİ+ çalışanların ayrımcılıkla mücadele etmek için kullandığı en yaygın yol kimliğini açıklamamak. Burada zorunlu bir kapalılık stratejisi var. Bu da çalışma hayatında LGBTİ+’ların karşılaştığı ayrımcılıkla ilgili veri toplamayı zorlaştırıyor” diye konuştu.
“Çalışma hayatında evlilik ve ilişki baskısı var”
Özel sektörde LGBTİ+’ların görünürlüğü önünde ciddi engeller olduğunu ifade eden Ergün, “İkili cinsiyet sistemine dayanan ön kabuller işe alım süreçlerinde çok belirgin. On bir yılın verilerine bakıldığında Türkiye’de LGBTİ+ çalışanlara yönelik ayrımcılığın düşük olduğunu görebilirsiniz. Fakat bu oranları başka verilerle okumak zorundayız. Özel sektörde her 3 LGBTİ+ çalışandan 2’si ya ayrımcılığa uğramış ya da kimliği açık olmadığı için ayrımcılığa uğramadığını düşünüyor. Kamuda bu oran daha da yükseliyor. Türkiye’de LGBTİ+’ları kapalılık stratejisine iten en önemli şey ayrımcılığa uğrama riski” dedi.
“LGBTİ+ çalışanlar için ayrımcılık neredeyse bütün bir çalışma günü boyunca içinde devindikleri bir habitat” diyen Ergün, şu ifadeleri kullandı:
“Kamu sektöründe çalışan LGBTİ+’lar özel sektöre göre iki kat daha fazla nefret söylemine maruz kalıyor. Açık kimlikle çalışma hayatında var olamamanın kendisi süregiden bir ayrımcılık olarak öne çıkıyor. Çalışma hayatında evlilik ve ilişki baskısı var. 2025 yılı araştırmasına göre kamuda işe alım sürecinde kimliğini açıklayan kimse yok. 2025’in Aile Yılı ilan edilmesi LGBTİ+’ları etkiliyor.”
“Çalışma hayatında LGBTİ+’ları destekleyenlerin uğradığı ayrımcılığa da bakmak lazım”
Ergün’ün ardından Sosyal Hizmet Uzmanı Umut Güner, Çalışma Hayatında Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Temelli Ayrımcılığın Tarihsel Seyri başlıklı sunumunu yaptı. Güner, “Kamuda kimliğini açıklamak bile işten çıkarılma sonucu doğuruyor. Translar, geçmişte kendi kimlik inşa sürecini memur olabilmek için ertelemek zorunda kalıyordu. Kamuda açık olmayan ama LGBTİ+’ları destekleyen kişilerin uğradığı ayrımcılığa da bakmak lazım” dedi.
Güner, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Geçmişte LGBTİ+’lar kariyerini planlarken ben memur olacak mıyım, olmayacak mıyım gibi bir soruya yanıt vermek zorundaydı. LGBTİ+’lar üniversiteden sonra evlerine dönmek istemediği için düşük statülerde ve kendi mesleklerini icra etmeden çalışmak zorunda kalıyordu.”
LGBTİ+’ların 1 Mayıs tarihine değinen Güner, “Sendikaların kendi içindeki cinsiyetçi işbölümü ve cinsiyetçi mekan kullanımı LGBTİ+’ları dışlıyor. Birlikte örgütlendiğimiz insanlar bile ihtiyaçlarımızı görmüyor” diye konuştu.
“Gizlenmenin bir maliyeti var” diyen Güner, “Gizlenince bütün hayatınızı açık olmadığınız bir kurgu içinde yaşıyorsunuz. Kendi hayatınızda başka bir gerçeklik kurmak zorunda kalıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“Bakanlığın görevi bir doktorun hayatını didik didik incelemek değil”
Son olarak iki kez meslekten men edilen hekim Larin Kayataş konuştu. Kayataş, Çalışma Hakkının Gaspı başlıklı sunumunu yaptı. Kayataş, konuşmasında “Bahsedilen rakamlar insanların hayatı. Sağlık Bakanlığı’nın bana verdiği cezalar, bütün LGBTİ+’lara bir gözdağı. Bir doktorun elinden mesleğini almak çok ciddi bir işlem. Benim şu an hayatta kalabilmem bile bir mucize. Bir insanın mesleğini elinden atmak yetmedi, beni hapse atmaya kalktılar. Sağlık Bakanlığı günün sonunda bir devlet kurumu. Bakanlığın görevi bir doktorun hayatını didik didik incelemek değil” diye konuştu.
Kayataş, sunumunda şu ifadeleri kullandı:
“Özel sektör, baskı gören bir trans kadını sahiplenmiyor. Kamuda mesleğimden men edildiğim gibi dolaylı olarak özel sektörden de men edildim. Açıkça trans kimliğimi hedef alan bir bakış açısı var. Tek bir doktor için koca Sağlık Bakanlığı on ay rapor hazırlamış.”
Etiketler: insan hakları, nefret suçları, çalışma hayatı, barınma, aile, siyaset, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
.jpg)