18/05/2026 | Yazar: Kaos GL
TOBB ETÜ yurtlarında intihar eden trans öğrenci Arya’yı unutturmamak, gerçekleri kamuoyu ile paylaşmak ve Arya’nın adaletini sağlamak için yola çıkan Arya’ya Ne Oldu İnisiyatifi, Yeni Yaşam Gazetesi’nden Duygu Kıt’a konuştu.
TOBB ETÜ yurtlarında intihar eden trans öğrenci Arya’yı unutturmamak, gerçekleri kamuoyu ile paylaşmak ve Arya’nın adaletini sağlamak için yola çıkan Arya’ya Ne Oldu İnisiyatifi, Yeni Yaşam Gazetesi’nden Duygu Kıt’a konuştu.
İnisiyatiften Yağmur, Arya’nın fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakılmasının onu yalnızlaştıran ve intihara sürükleyen en önemli faktör olduğunu söyledi; bu durumun devlet politikalarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguladı:
“13 Nisan 2026’da Arya’nın kaldığı yurtta intihara sürüklenerek katledildiğini öğrendik. Bu haberi almamızla birlikte Arya’nın neler yaşamış olabileceğini, nasıl bir intihara sürüklenme sürecine maruz bırakıldığını araştırmaya başladık. Arya gerek yurtta gerek okulda birçok kez psikolojik ve fiziksel saldırıya uğramıştı. Ailesi keza Arya kendilerine defalarca açılmasına rağmen kabul etmemişti. Ve ailenin böyle konularda özellikle nasıl rol oynadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ailenin yalnızlaştırması, üniversite yönetiminin, yurt yönetiminin, devletin transfobik ve LGBTİ+fobik politikalarıyla birlikte lubunya öğrencileri nasıl yalnızlığa ittiğini, nasıl ayrımcı pratiklere maruz bıraktığını görüyoruz.”
Arya’nın kaldığı yurt yönetiminin, devletin LGBTİ+ düşmanı politikalarını benimsediğini belirten Yağmur, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Arya’nın kaldığı yurt yönetiminin müdürü Semiha Akın 2013’ten bu yana yurtta ve hakkında sayamayacağımız kadar psikolojik baskı, psikolojik şiddet, özel alan ihlali, aile ile tehdit gibi suçlar söz konusu. Akın, defalarca kez özellikle lubunya ve kadın öğrenciler tarafından gerek sosyal medyada gerek öğrenciler arasında ifşalandı. Neler yaptığı, neler yapmayı amaçladığı özellikle lubunya öğrencileri nasıl bir baskıyla sindirmeye, ‘ehlileştirmeye’ çalışıldığı defalarca kez konuşuldu. Fakat bu yurt müdürü öyle baskın, arkası öyle sağlam bir karakter ki öğrencileri birçok kez yurttan ve okuldan atmayla tehdit etti. Kendi hakkındaki söylemleri ortadan kaldırdı. Dolayısıyla yurt yönetiminin devletin politikalarını benimsediğini ve bunları pratikleştirdiğini söylememiz de mümkün.”
“Yurt yönetimi tarafından Arya’nın odasına girildi, eşyaları karıştırıldı”
Yağmur, Arya’nın ölümünün ardından yurt yönetimi tarafından Arya’nın odasına girildiğini ve eşyalarının alındığını ifade etti:
“Bu katliamın ardından ne yurt müdürüne, ne yurt yönetimine, ne okul yönetimine güvenemeyeceğimizi gördük. Çünkü Arya intihar ettikten sonra Arya’nın bedeninin üzerine bir bez parçası sarıldı. Talimat gelmeden, odanın incelemesi yapılmadan yurt yönetimi tarafından Arya’nın odasına girildi, eşyaları karıştırıldı. Arya belki bize bir not bırakmıştı. Belki olanları yazmıştı. Belki isteklerini yazmıştı. Bu intihardan sonra Arya’nın ailesi bir avukat tuttu ve bu avukat eşliğinde bir dava süreci açılması amaçlandı. Avukatın son aktardığına göre henüz bir dosya açılma işlemi yapılmamış. Çok fazla gözaltı uygulaması yapıldığı için şu an böyle bir zaman yokmuş. Arya’nın avukatının bize aktardığı sebep bu.”
“‘Arya’ya ne oldu?’ diye sormayı sürdüreceğiz”
İnisiyatif ile Arya’nın intiharına ilişkin sürecin aydınlatılması için mücadele edeceğini vurgulayan Yağmur, şu ifadeleri kullandı:
“Bu inisiyatif ile Arya’nın intihar sürecine kadar adım adım ne yaşadığını, gerçek faillerinin kimler olduğunu, intihara sürüklenmesine sebep verenlerin adil bir biçimde yargılanması için mücadele etmeye karar verdik. Arya’ya gerek ailesi, üniversite ve yurt yönetimi tarafından, gerek çevresindeki insanlar tarafından neler yapıldığını, Arya’nın nasıl sistematik olarak yalnızlaştırıldığını -elbette devletin sistematikleşmiş LGBTİ+fobik politikaları ve özellikle transfobik politikalarının her zaman altını çizerek- bulmayı amaçlıyoruz. Onca havada bırakılmış kadın cinayeti varken, bir dosya bile açılmamış birçok trans cinayeti varken, Arya’nın gerçek adaletini sağlamak için bizlerin sorumluluk alması gerektiğini düşünüyoruz. Bundan sonrasında gerek sosyal medya paylaşımlarıyla gerek sokak eylemsellikleriyle ‘Arya’ya ne oldu?’ diye sormayı sürdüreceğiz. Ta ki cevabı bulana kadar, ta ki gerçek sorumlular yargılanana ve hesap verene kadar.”
Haberin tamamına ulaşmak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları, eğitim, barınma, aile, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
