09/06/2026 | Yazar: Kaos GL

Amed’de faaliyet gösteren LGBTİ+ ve kadın örgütleri ile hak temelli çalışan kurumlar, dün Onur Ayı için basın açıklaması yaptı; açıklamada hormona erişim kısıtlamalarına, 12. Yargı Paketi’ne ve LGBTİ+ dernekleri ile aktivistlere yönelik davalara dikkat çekildi.

Amed’de Onur Ayı için basın açıklaması: “Yasaklara ve nefret politikalarına geçit vermeyeceğiz” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Sara Kolektif

Amed’de faaliyet gösteren LGBTİ+ ve kadın örgütleri ile hak temelli çalışan kurumlar, dün (8 Haziran) Onur Ayı için basın açıklaması yaptı; açıklamada, 12. Yargı Paketi’ne karşı mücadeleyi büyüteceğini vurgulayan kurumlar, “12. Yargı Paketi ile birlikte ayrımcı politikaların hukuki zeminde daha da güçlendirilmesi yönündeki girişimler, hak ve özgürlükler açısından ciddi kaygılar yaratmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğini ve LGBTİ+’ların temel haklarını hedef alan bu düzenleme anlayışı, zaten kırılgan hale getirilen yaşamlarımızı daha da güvencesizleştirmekte, nefret söylemini ve ayrımcılığı kurumsallaştırma riskini büyütmektedir. Bu nedenle, LGBTİ+’ların eşit yurttaşlık hakkını tehdit eden her türlü yasal ve siyasal girişime karşı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Kurumlar, basın açıklamasının yerelde LGBTİ+ görünürlüğünü artırmayı ve kurumlar arası ilişkileri güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi; iktidarın, LGBTİ+ düşmanlığını yasal düzenlemeler ile kurumsallaştırdığını ve anayasal haklara saldırdığını belirtti:

“Coğrafyamızda yaratılmaya çalışılan homofobinin asıl faillerini tanıyor ve buna karşı hak ve özgürlükleri esas alan mücadelemizle cevap veriyoruz. Sistemin tüm yaşam alanlarında yaratmaya çalıştığı silikleştirilmiş kimliklere karşı Kürt, trans, kadın, kuir ve ezilen tüm kimliklerle birlikte varoluş mücadelemiz etik-politik bir direniş hamlesidir. Bu politik hamle Amed sokaklarından İstanbul’a, Ankara’dan İzmir’e, Van’dan Colemerg’e yaşamaya ve hayatta kalmaya devam ediyor. Ancak bugün hayatta kalma mücadelesi vermemiz her geçen gün derinleştirilen sistematik bir kuşatmanın sonucudur. Siyasi iktidar LGBTİ+ düşmanlığını sadece söylem düzeyinde bırakmayıp anayasal ve yasal düzenlemelerle kurumsallaştırmakta, en temel anayasal haklarımız olan örgütlenme, toplanma ve ifade özgürlüğü haklarımıza pervasızca saldırmaktadır.”

“LGBTİ+’ların eşit yurttaşlık hakkını tehdit eden siyasal girişimlere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz”

Basın açıklamasında LGBTİ+’ların, “genel ahlaka aykırılık” ve “müstehcenlik” gibi gerekçelerle hedef gösterildiği kaydedildi; LGBTİ+ düşmanı 12. Yargı Paketi ve hormona erişim kısıtlamaları hatırlatılarak mücadeleye devam edileceği vurgulandı:

“En barışçıl eylemlerimiz bile genel ahlaka aykırılık ve müstehcenlik gibi içi boşaltılmış bahanelerle kriminalize edilmekte, kuir özneler hedef gösterilmektedir. Bununla birlikte, transların hormona erişimi de giderek zorlaştırılmakta, sağlık hakkı sistematik biçimde engellenerek transların yaşam güvencesizliği mahkum edilmektedir. Üstelik LGBTİ+’ları doğrudan hedef alan ve kamuoyunda nefret paketi olarak da tartışılan 12. Yargı Paketi ile birlikte ayrımcı politikaların hukuki zeminde daha da güçlendirilmesi yönündeki girişimler, hak ve özgürlükler açısından ciddi kaygılar yaratmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğini ve LGBTİ+’ların temel haklarını hedef alan bu düzenleme anlayışı, zaten kırılgan hale getirilen yaşamlarımızı daha da güvencesizleştirmekte, nefret söylemini ve ayrımcılığı kurumsallaştırma riskini büyütmektedir. Bu nedenle, LGBTİ+’ların eşit yurttaşlık hakkını tehdit eden her türlü yasal ve siyasal girişime karşı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

“Kutsal aile adı altında dayatılan ideoloji, ahlaki ve hukuksal bir ihlale dönüşmektedir”

“Bizler bu düzene ‘dur’ demek için bugün buradayız” diyen kurumlar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bugün, aile yılı adı altında başlatılan ve önümüzdeki 10 yıla yayılarak toplumsal yaşamı kuşatmayı hedefleyen politikalar fıtrat söylemleriyle meşrulaştırılmakta ve uydurma bir LGBTİ+ lobisi algısıyla toplumsal cinsiyet karşıtlığını örgütlemektedir. Kadınları kutsal anne mitinin ardına gizleyerek erkek egemenliğine hizmet etmeye zorlayan bu anlayış, lubunyalara yönelik nefreti de derinleştirmektedir. Kutsal aile adı altında da dayatılan bu ideoloji hem özgürlüğe hem de varoluş hakkına yönelik ahlaki ve hukuksal bir ihlale dönüşmektedir. Çünkü yücelttikleri ve tahayyül ettikleri aile yapısı kadını, doğayı ve çocukları koruyamamakta; aksine onların yaşamlarını tehdit eden bir düzene dönüştürmektedir. Aynı siyasal yapı Ankara, İzmir ve İstanbul’daki LGBTİ+ derneklerini ve Pride emekçilerini yargılamaktan, örgütlü mücadelemizi kapatma davalarıyla tehdit etmekten bir an bile geri durmazken; kadınları, çocukları ve politik trans nefret cinayetlerini işleyen erkekleri yargılamayıp serbest bırakmakta, onları toplum içerisinde sırtı sıvazlanarak ödüllendirmektedir.”

“Barış, özgürlük ve demokratik toplum için yaşasın ortak mücadelemiz!”

Kurumlar; yasaklara, kriminalize etme çabalarına ve nefret politikalarına geçit vermeyeceğini ifade ederek dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı:

“Biliyoruz ki kadınlara ve lubunyalara yönelik artan şiddet, sömürü ve nefret sarmalı aynı kaynaktan beslenmektedir. İşte bu yüzden, bu ablukayı dağıtacak yegane güç hepimizin ortak mücadelesi olacaktır. Toplumsal barışın inşa edilmesi ve demokratik bir toplumun tesisi bugün hepimizin en temel ve en acil ortak talebidir. Bu talep etrafında kadın ve LGBTİ+ hareketlerinin demokrasi, hak ve özgürlük mücadelesi birbirini güçlendirerek var olmaya devam etmektedir. Bu temelde, Sara Kolektif’in öncülüğünde düzenlenen Amed Pride’ın ikincisini işte bugün burada basın açıklamasıyla karşılamak istedik. Şimdiden 2027 Pride’ı için daha güçlü bir örgütlenme çağrısında bulunuyor; faşizme, militarizme ve heteropatriyarkaya karşı mücadeleyi büyütmenin, dayanışmayı güçlendirmenin önemini bir kez daha vurguluyoruz. Yasaklara, kriminalize etme çabalarına ve nefret politikalarına geçit vermeyeceğiz. Barış, özgürlük ve demokratik toplum için yaşasın ortak mücadelemiz!”

 


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, aile, siyaset, dava, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, yargı paketi, örgütlenme özgürlüğü
İstihdam