15/06/2026 | Yazar: Zeynep Esmeray Özadikti

Biz bu ülkede trans olarak yaşamanın ne demek olduğunu biliyoruz. Bu hayatı uzaktan izlemedik, içinde yaşadık. Ayrımcılığı da gördük, şiddeti de gördük, yok sayılmayı da gördük. Devletin bizi koruduğu günlerden çok, bizi yok saydığı günleri hatırlıyoruz.

Yine bizim bedenlerimiz konuşuluyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Fatoş Sarıkaya / csgorselarsiv.org

Anam bacım, memlekette konuşulacak o kadar şey varken yine dönüp dolaşıp bizim bedenlerimizi konuşmaya başlamışlar.

Bir süredir 12. Yargı Paketi konuşuluyor. Taslakta yer aldığı söylenen bazı düzenlemeler özellikle transları ve LGBTİ+'ları ilgilendiriyor. Yaş sınırları, mahkeme süreçleri, tıbbi prosedürler, yeni engeller...

Haberlere baktık. Açıklamalara baktık. Sonra kendi kendimize şu soruyu sorduk:

Bu ülkede neden dönüp dolaşıp yine bizim bedenlerimiz konuşuluyor?

Bu ülkede kiralar almış başını gitmiş. Gençler işsiz. Emekliler açlık sınırının altında yaşamaya çalışıyor. Kadın cinayetleri durmuyor. Çocuklar istismara uğruyor. Deprem bölgelerinde hâlâ çözülmemiş sorunlar var.

Ama ne hikmetse sıra dönüp dolaşıp yine bizim bedenlerimize geliyor.

Kaç yaşında ameliyat olacağız?

Nasıl yaşayacağız?

Kimliğimiz ne olacak?

Devletin bu sorulara bu kadar meraklı olması bize hep tuhaf geliyor.

Çünkü biz hayatımız boyunca devletin korumasından çok denetlemesini gördük.

İş bulmakta zorlandık.

Hakarete uğradık.

Şiddet gördük.

Şimdi de dönüp hangi yaşta bedenimizle ilgili karar verebileceğimizi anlatmaya çalışıyorlar.

İşin ilginç yanı şu: Bu tartışmalar bize hep "aileyi korumak" diye anlatılıyor. Biz artık bu cümleyi duyunca ürperiyoruz. Çünkü bu ülkede ne zaman "aileyi koruyoruz" deseler, dönüp birilerinin yaşamına müdahale etmeye başlıyorlar. Kadınların yaşamına. LGBTİ+'ların yaşamına. Gençlerin yaşamına. Bizim yaşamımıza.

Oysa bizim varoluşumuz kimsenin ailesine zarar vermiyor. Bizim kimliğimiz kimsenin çocuğunu tehdit etmiyor. Bizim hayatımız kimsenin özgürlüğünü elinden almıyor. Ama nedense bizim hayatlarımız sürekli siyasi tartışmaların konusu haline getiriliyor.

Belki de asıl mesele burada. Çünkü bu paketlerde konuşulan şey sadece hukuk değil. Bir toplum tasarımı. Nasıl bir kadın olacağına, nasıl bir erkek olacağına, kimin makbul vatandaş sayılacağına karar vermek isteyen bir anlayış. Biz bu ülkede trans olarak yaşamanın ne demek olduğunu biliyoruz. Bu hayatı uzaktan izlemedik, içinde yaşadık. Ayrımcılığı da gördük, şiddeti de gördük, yok sayılmayı da gördük. Devletin bizi koruduğu günlerden çok, bizi yok saydığı günleri hatırlıyoruz.

O yüzden bugün genç transların önüne yeni engeller koymaya çalışan her girişim bize aynı şeyi düşündürüyor: Bu ülkenin asıl sorunu gerçekten translar mı? Yoksa transları sorun gibi göstermeye çalışan siyaset mi? Gelelim işin bir de dini boyutuna. Yıllardır bize ne deniyor? "Allah sizi nasıl yarattıysa öyle kalın."

Peki bir şey soralım.

Eğer Allah bizi böyle yarattıysa, bizim bedenlerimizle bu kadar uğraşma hakkını size kim veriyor? Bir taraftan "Allah'ın yarattığına karışılmaz" diyorsunuz, öbür taraftan Allah'ın yarattığı insanların bedenleri, kimlikleri ve hayatları üzerinde sürekli söz sahibi olmaya çalışıyorsunuz.

Üstelik ortada tıp var. Bilim var. İnsanların bedenleriyle daha uyumlu yaşayabilmelerini sağlayan yöntemler var. Madem Allah'ın yarattığına karışılmaz, o zaman Allah'ın yarattığı bir insanın hayatını şekillendirmeye çalışan kim? Biz mi? Yoksa bizim bedenlerimiz ve hayatlarımız üzerinde karar vermeye çalışanlar mı?

İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Allah'ın yarattığı bir canlı üzerinde bu kadar söz sahibi olmaya çalışmak, onun bedenine, kimliğine ve hayatına müdahale etmeye kalkmak... Acaba asıl Allah'ın işine karışmak burada mı? Acaba asıl şirk burada mı? Çünkü mesele hiçbir zaman bizim kim olduğumuz değildi. Mesele, bizim var olmamızdan rahatsız olanların varlığı oldu.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: insan hakları, kadın, nefret suçları, siyaset, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
İstihdam