11/05/2026 | Yazar: Zeynep Esmeray Özadikti
Biz yüz yaşına kadar mücadele etmeye devam ederiz. Çünkü her yaşta yeniden görünürlük meselesiyle karşılaşıyoruz. Her yaşta dışlanmayla. Barınma sorunuyla. Geçim derdiyle. Şiddetle.
Fotoğraf: Özge Özgüner / csgorselarsiv.org
Anam bacım
Birçok yerde Onur Ayı etkinlikleri başladı.
Klasik yaşlı kuşak moduna girip “Ah nerede eski günler” demeyeceğim. “Eskiden daha güzeldi” de demeyeceğim. Ama eskileriyle bugünkü onur haftaları arasındaki fark üzerine biraz düşünmek istiyorum.
İlk yürüdüğümüz yılları düşünüyorum bazen… Otuz kişi, kırk kişi, bilemedin elli kişi. Birbirimizi çoğu zaman telefondan bile zor buluyorduk. Sosyal medya yoktu. Cep telefonu bile herkeste yoktu. Belki mail grupları vardı, o kadar.
Ama başka bir ruh hali vardı.
Bugün dönüp bakınca, o görünür olma mücadelesinin ne kadar büyük bir cesaret olduğunu daha iyi anlıyorum. Çünkü gerçekten görünürdük. Birbirimizi tanıyorduk. Bir anda yan yana gelebiliyorduk. Ve o küçücük kalabalığın içinde bile büyük bir dayanışma hissi vardı.
Şimdi zaman değişti. Teknoloji değişti. Dijital medya hayatın merkezine yerleşti. Sosyal medya görünürlüğü bambaşka bir yere taşıdı.
Ama aynı zamanda LGBTİ+’lara yönelik baskılar da arttı.
Eskisi gibi rahatça sokağa çıkılamayan bir dönemden geçiyoruz. Bazen bir etkinliğin yeri bile son ana kadar açıklanmıyor. Çünkü en küçük bir açık alan bile tehdide dönüşebiliyor.
Bir yanıyla bu yeni dönem kendi dayanışma biçimlerini de yarattı. Yeni kuşak kendi güvenlik alanlarını, kendi dilini ve örgütlenme biçimlerini kuruyor. Bunu küçümsemiyorum. Tam tersine, zamanın ruhuna uyum sağlayarak mücadeleyi büyütmeye çalıştıklarını görüyorum.
Ama yine de eksik bulduğum bir yer var.
Sadece Esmeray için değil; benim kuşağımdaki birçok LGBTİ+ için…
Deneyim aktarımı bazen yeterince kurulmuyor.
Bu bir şikâyet değil. Belki bunda benim de payım vardır. Belki o yolları yeterince açamadım. Belki daha fazla yan yana gelmenin yollarını kuramadım.
Ama yine de yıllarca sokakta, sahnede, karakolda, evsiz bırakıldığımız şehirlerde mücadele etmiş insanların deneyimlerinin aktarılmasının önemli olduğunu düşünüyorum.
Çünkü mücadele sadece yeniden başlamak değil; bir hafızası var.
Son zamanlarda kulağıma bazı şeyler geliyor: “Esmeray yoruldu” “Geri çekildi” “İnzivaya çekildi”
Külliyen yalan.
Bir şehir değiştirmek, başka bir yerde yaşamak ya da biraz daha sessizleşmek mücadeleyi bırakmak değil.
Hele bir de trans kadınsan…
Biz yüz yaşına kadar mücadele etmeye devam ederiz.
Çünkü her yaşta yeniden görünürlük meselesiyle karşılaşıyoruz. Her yaşta dışlanmayla. Barınma sorunuyla. Geçim derdiyle. Şiddetle.
Dolayısıyla ben ne köşeme çekildim ne de mücadeleden vazgeçtim.
Yerimde duruyorum.
Ve şunu çok iyi biliyorum: Daha elimizden alınan hakların hiçbirini geri almış değiliz.
Evet, üzgünüz. Evet, bazen yoruluyoruz.
Ama mücadele bitmedi.
Haklarımızı geri alana kadar da bitmeyecek.
*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.
Etiketler: insan hakları, nefret suçları, kent hakkı, barınma, sağlık hakkı, tarihimizden, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
.jpg)