04/05/2026 | Yazar: Zeynep Esmeray Özadikti

Geniş sahalarda sadece top dönmüyor; bir ses dolaşıyor, bir hafıza dolaşıyor, bir kimlik dolaşıyor.

Amedspor üzerine Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Ben kendimi bildim bileli toptan, futboldan hiç hoşlanmadım. Hatta açık söyleyeyim, çocukken bana dayatılan o oyun yüzünden futbola karşı bir mesafem, hatta bir öfkem vardı. Top oynamak zorunda bırakılmak, “erkeklik” üzerinden kurulan o baskı…Bunlar bende iz bıraktı.

Bu yüzden hayatım boyunca hiçbir takım tutmadım. Hiçbir maçın peşine düşmedim. Stadyumlara gitmedim.

Ama…

Amedspor’un son başarısı beni de sevindirdi. Hem de sandığımdan çok daha fazla.

Çünkü Amedspor sadece bir futbol takımı değil. Bir halkın varoluşunun görünür olduğu bir yer.

Geniş sahalarda sadece top dönmüyor; bir ses dolaşıyor, bir hafıza dolaşıyor, bir kimlik dolaşıyor.

O yüzden bu başarı, sadece bir spor başarısı değil. Bir halkın kendini görmesi, göstermesi, haykırması.

Dikkat ederseniz Amedspor’un yapısı da farklıdır. Diğer kulüplerden ayrılan bir hali vardır. Daha dayanışmacı, daha kapsayıcı bir yerden kurulur.

Tribünlerine bakın: Küfrün olmadığı, hakaretin olağanlaşmadığı bir dil kurmaya çalışan bir topluluk görürsünüz.

Sahaya bakın: Gol atıldığında sadece sevinç yaşanmaz, halay tutulur.

Ve o halayı tutan sadece “yerli” biri değildir. Bir siyah futbolcunun da o kültürün içine girip, o halayın parçası olduğunu gördük.

Bu çok şey anlatır.

Bu, bir kültürün dışarıdan geleni de içine alabilme gücüdür. Birlikte olma halidir.

Amedspor’un başarısı, milyonları sokağa döktü. 7’den 70’e insanlar sokağa çıktı.

Ama bu insanlar futbola âşık olduğu için mi çıktı? Hepsi 90 dakikanın hesabını bildiği için mi çıktı?

Hayır.

Bir kadın vardı mesela…Gol atıldığını duyup bayrağını alıp sokağa çıkmıştı. Belki maçın nasıl ilerlediğini, kaç dakika kaldığını bilmiyordu. Ama o golün ne anlama geldiğini biliyordu.

Çünkü mesele futbol değildi.

Mesele, yıllardır baskılanan, yok sayılan, kendi dilini, kültürünü yaşamakta zorlanan bir halkın bir anlığına da olsa kendini görünür kılmasıydı.

O yüzden insanlar sokağa çıktı. O yüzden bu sevinç büyüdü.

Bugünlerde sıkça konuşulan barış meselesi açısından da bu tablo çok kıymetli.

Yıllardır konuşulan, tartışılan, bir türlü kurulmakta zorlanan o dil…Belki de sahada, tribünde, sokakta kendiliğinden kuruldu.

Amedspor’un başarısı, insanların aslında ne istediğini çok açık gösterdi:

Kendi diliyle, kendi kültürüyle, barış içinde, huzur içinde yaşamak.

Ve bir şey daha:

Amedspor’un taraftarı da farklıdır. Defalarca gördük; baskıya, saldırıya, provokasyona rağmen sakin kalmayı, sabırlı olmayı, barışçıl bir duruşu korumayı başardılar.

Bu kolay bir şey değil.

Bu yüzden Amedspor’un hikâyesi sadece sahada yazılmıyor.

Bu hikâye, bir halkın kendini yeniden kurma, yeniden görünür olma hikâyesidir.

Ve ben…futbolla hiçbir zaman bağ kuramamış biri olarak şunu açıkça söyleyebilirim:

Amedspor’u anlamak için futbolu sevmek gerekmez.

Sadece görmek yeter.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.        


Etiketler: medya, kültür sanat, siyaset, spor, barış
Kaos