14/01/2026 | Yazar: Kaos GL

Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, “Gökkuşağı Faşizmi” isimli belgeselin fragmanının yayınlanmasının ardından, BirGün Gazetesi’nden Deniz Güngör’e konuştu.

Yıldız Tar: Bizim vergilerimizi alıp hayali düşmanlar yaratmaya harcıyorlar Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

TRT Genel Müdürü Mehmed Zahid Sobacı sosyal medya hesabından, TRT’nin dijital yayın platformu olan Tabii'de yayınlanacak "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselin fragmanını paylaştı. Nefret belgeselinde camdan yapılmış bir çocuk odasına giren gökkuşağı renkli hortumu olan bir fil canlandırılıyor. Filin, çocuk odasını parçaladığı görülüyor. Paylaşımın ardından belgesele yönelik tepkiler gelmeye başladı.

Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, belgeselin fragmanının yayınlanmasının ardından, BirGün Gazetesi’nden Deniz Güngör’e konuştu. Tar, “Halkın parasıyla halka karşı propaganda yapıyorlar. Kaynakları israf edecek yer arıyorlarsa, dönüp halkın gerçek dertlerine baksınlar” dedi.

BirGün Gazetesi’nde yer alan habere göre; Tar, devlet eliyle hayali düşmanlar yaratıldığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Ülke ekonomik krizin ortasındayken TRT ne yapıyor? Bizim cebimizden çıkan paraları, bizim vergilerimizi alıp hayali düşmanlar yaratmaya, nefreti körüklemeye harcıyor.”

“Heteroseksizm ve ikili cinsiyet rejimi baskıcı bir ideoloji iken; bu ideolojik dayatmaya karşı çıkan LGBTİ+’ların salt var olmasını bile ‘ideoloji’ ve hatta ‘faşizm’ olarak işaretlemek, tipik bir faşizan yaklaşımdır: Hakikate el koyarak onu ters yüz etmek” diyen Tar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bu yöntem mazlumun zalim olduğu yalanını sadece manipülasyon için kullanmıyor. Aynı zamanda bir tür ‘kurban mecazı’ ile toplumsal meşruiyet kazanmaya çalışıyor. Bu yolla; panik gibi ilkel dürtüleri harekete geçirmekle kalmayıp bu dürtünün toplumda LGBTİ+ düşmanlığını yaygınlaştırmak için pilot koltuğuna oturması bekleniyor”

“Düşmanlık siyaseti”

Otoriter ve popülist siyasetlerin kurucu mitlerinde, cinsiyetsizleştirme ve LGBT ideolojisi denilerek üretilen düşmanlık siyasetinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Tar, şöyle dedi:

“Alman faşizminin ilk dönemlerinden itibaren henüz bebek adımları atan cinsellik çalışmaları ve eşcinsel kurtuluş mücadelesine yönelmesi, araştırma merkezlerini basarak tüm kayıtları yok etme çabası ve eşcinselliği yasaklayan kanun maddesini daha da baskıcı bir biçimde bir tür ‘cadı avı’ için kullanması, faşizmin kurucu mitleriyle ilgili bir hamleydi. Bunu hem bir düşman hukuku hem de norm devleti ve önlem devletinden müteşekkil Alman faşist devlet yapısında önlem devletinin devreye girmesi olarak yorumlayabiliriz. Pembe üçgenlerle damgalanan eşcinsellerin toplama kamplarında katledilmesine varan süreç, üstün Alman ulusunun inşası için kullanılan tuğlalar arasında yer aldı. Bu sürece eşlik eden anlatı ‘homoseksüelliğin doğaya karşı bir sapma’ olduğu yalanı kadar toplumsal düzene ve ulusal güvenliğe tehdit olduğu yalanıydı. Bu iki anlatı iç içe işleyen, rasyonel akıl açısından baktığımızda birbiri ile çelişiyor gibi görülse de tıpkı ikili devlet mekanizmasındaki gibi birbirini besleyen hatlar olarak görülmeli.”

Türkiye’de AKP-MHP iktidarı ve yandaş medyanın yanı sıra dünyada sağ otoriter rejimler ile bu yöntemlere yeniden başvurulduğuna dikkat çeken Tar, “LGBTİ+’ların kurtuluşu, tüm toplumu özgürleştirecektir” diyerek açıklamasını şöyle sonlandırdı:

“Bunu yaparken de, aklımızla dalga geçer gibi davranmakta da beis görmüyor. LGBTİ+ hareketinin çağrısı baki: LGBTİ+’ların kurtuluşu, tüm toplumu özgürleştirecektir. Bundan gayrısı, kimsenin inanmadığı yalan-dolan siyaseti.”

 


Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, trans, lgbti
GDTM