14/07/2026 | Yazar: Kaos GL
LGBTİ+ örgütleri, hedef gösterilmesinin ardından iş sözleşmesi yenilenmeyen trans öğretmen Zoe Lila ile dayanışma açıklaması yaptı.
LGBTİ+ örgütleri, İstanbul Sarıyer'deki Özel Açı Ortaokulu'nda görev yapan trans öğretmen Zoe Lila'nın iş sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ortak açıklama yayınladı.
Açıklamada, beş yıldır okulda İngilizce öğretmeni olarak görev yapan ve öğrencileri ile velileriyle güvene dayalı ilişkiler kuran Zoe Lila'nın, iktidara yakın medya organlarının yürüttüğü nefret kampanyasının ardından işinden edildiği belirtildi.
Örgütler, "Okul yönetiminin iş sözleşmesini yenilememe kararı, ayrımcılığın ve nefret söyleminin çalışma yaşamına doğrudan yansımasının açık bir örneğidir" dedi.
"Organize bir linç mekanizmasının parçası"
Açıklamada, Zoe Lila'nın yasal ve tıbbi çerçevede yürüttüğü cinsiyet uyum sürecini çalıştığı kurumla paylaşmasının ve pedagojik ilkeler doğrultusunda öğrencileriyle açık iletişim kurmasının bazı medya organları tarafından sistematik bir hedef göstermeye dönüştürüldüğü ifade edildi.
Örgütler, "Kurum içerisinden hukuka aykırı biçimde sızdırılan fotoğraflar ve kişisel bilgilerin dolaşıma sokulması, nefret kampanyasını büyütürken Zoe Lila'nın mahremiyetini ağır biçimde ihlal etmiştir" dedi.
Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:
"En temel kişilik haklarını hedef alan bu saldırılar, bir insanın yaşamını ve mesleğini elinden almaya yönelen organize bir linç mekanizmasının parçasıdır."
"Çalışma hakkına doğrudan müdahale"
LGBTİ+ örgütleri, nefret kampanyasının ardından okul yönetiminin iş sözleşmesini yenilememe kararının anayasal güvence altındaki çalışma hakkına doğrudan müdahale niteliğinde olduğunu belirtti.
Açıklamada, Anayasa'nın 49. maddesinin çalışma hakkını, 10. maddesinin eşitlik ilkesini, 20. maddesinin ise özel hayatın gizliliğini güvence altına aldığı; İş Kanunu'nun 5. maddesinin ise iş ilişkisinde eşit davranma yükümlülüğünü düzenlediği hatırlatıldı.
Örgütler, "Cinsiyet kimliği nedeniyle bir eğitim emekçisinin işini kaybetmesi, mahremiyetinin ihlal edilmesi ve nefret kampanyalarının baskısıyla çalışma yaşamından dışlanması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
"Devletin yükümlülüğü ayrımcılığa uğrayan bireyleri korumaktır"
Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan idari süreçler ve CİMER başvuruları üzerinden yaratılan baskı ortamının Zoe Lila'nın çalışma yaşamına dönmesini daha da güçleştirdiği belirtildi.
Örgütler, "Devletin yükümlülüğü nefret kampanyalarına teslim olmak değil, ayrımcılığa uğrayan bireylerin güvenliğini, eşitliğini ve çalışma hakkını korumaktır" dedi.
Bir eğitimcinin mesleki yeterliliğini belirleyen unsurun bilgi birikimi, pedagojik yetkinliği ve öğrencileriyle kurduğu güven ilişkisi olduğunun vurgulandığı açıklamada, "Cinsiyet kimliği hiçbir zaman mesleki liyakatin ölçüsü olamaz" ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada ayrıca, "Ölüm tehditleri karşısında öğretmenini korumak yerine nefret kampanyalarının baskısına teslim olanlar, ayrımcılığı kurumsallaştırmış ve anayasal hak ihlalinin sorumluluğunu üstlenmiştir" denildi.
"LGBTİ+'lara açık bir gözdağı veriliyor"
Örgütler, yaşanan hak ihlalinin yalnızca Zoe Lila'yı hedef almadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Bugün Zoe Lila'nın yaşadığı hak ihlali, yalnızca bir kişiyi hedef almamaktadır. LGBTİ+'lara açık bir gözdağı verilmekte, 'görünür olursan çalışamazsın' mesajı dolaşıma sokulmaktadır."
Açıklamada, "Bu saldırı, çalışma hakkını, ekonomik bağımsızlığı ve insan onuruna yakışır yaşam hakkını hedef almaktadır" denilirken, buna sessiz kalmanın benzer ayrımcılıkların başka gruplara yöneltilmesine de zemin hazırlayacağı ifade edildi.
"Zoe Lila yalnız değildir"
Örgütler, açıklamalarını Zoe Lila'nın sözlerine atıf yaparak sonlandırdı:
"Dün de eğitimciydi, bugün de eğitimci, yarın da eğitimci olmaya devam edecek. Nefret kampanyaları, siyasi baskılar ve ayrımcı uygulamalar transların varlığını da çalışma yaşamındaki yerini de ortadan kaldıramayacaktır."
Açıklamada, sendikalar, eğitim emekçileri, demokratik kitle örgütleri, insan hakları savunucuları ve meslek örgütleri Zoe Lila ile dayanışmaya çağrıldı.
Ortak açıklama, şu sözlerle sona erdi:
"Biz buradayız. Zoe Lila yalnız değildir! Nefret kampanyalarına, hedef göstermeye ve ayrımcılığa boyun eğmeyeceğiz!"
İmzacı kurumlar: 17 Mayıs Derneği, 20 Kasım Derneği, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER), Genç LGBTİ+ Derneği, HEVİ LGBTİ+ Derneği, Kaos GL Derneği, Kırmızı Şemsiye Derneği, Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG), Mersin 7 Renk LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Muamma LGBTİ+ Derneği, Özgür Renkler Derneği, Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) ve ÜniKuir Derneği.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
