16/02/2026 | Yazar: Kaos GL

Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni ve Gazeteci Yıldız Tar, Türkiye’de son dönemde gündeme gelen LGBTİ+’lara yönelik baskılara ilişkin BirGün TV’den Buse İlkin Yerli’ye konuştu.

Yıldız Tar, BirGün TV’ye konuştu: "Hem görünür LGBTİ+’lara hem de hak örgütlerine intikam operasyonu çekiliyor" Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni ve Gazeteci Yıldız Tar, Türkiye’de son dönemde gündeme gelen LGBTİ+’lara yönelik baskılara ilişkin BirGün TV’den Buse İlkin Yerli’ye konuştu.

Tar, son birkaç ayda LGBTİ+’lara yönelen saldırıları bir intikam operasyonu olarak değerlendirdi, şu ifadeleri kullandı:

“11. Yargı Paketi’nde LGBTİ+ olmayı suç olarak neredeyse tanımlayan maddelerin toplumsal muhalefet ve LGBTİ+ hareketinin mücadelesiyle geri çekilmesinin neredeyse intikamını alıyor şu anda AKP-MHP iktidarı. Ve şunu söylemiş oluyor: 'Tamam bu pakete sokturmadınız ama paket geçmese dahi ben geçmiş gibi davranırım. Var olan mevcut yasaları istediğim gibi eğerim bükerim. Hatta çoğu zaman yasal bir dayanağa bile gerek duymadan sizi tutuklarım, size her türlü yaptırımı yaparım' demiş oluyor. Ki nitekim Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan da bir yurt dışı ziyaretinden dönüşünde bu konuyla ilgili o meşhur uçak röportajlarının birinde söylemişti: 'Bizim mevcut yasalarımız ve anayasamız çerçevesinde her türlü önlemi alabiliriz.' Zaten bunu bir talimat olarak yorumlamamız gerekiyor. Mahkemeler de bunu bir talimat olarak yorumlamış ve talimat alarak şu anda LGBTİ+’ları çeşitli kılıflarla bir cadı avına giriştiler ve neredeyse böyle bir ibretlik unsur olarak sergileyecekler. Yani bunun şundan hiçbir farkı yok: Daha öncesinde ibreti alem olsun diye meydanlarda insanları yakan zihniyetten.”

LGBTİ+ sosyal medya fenomenlerine yönelik tutuklamaları ve 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel hakkında açılan davayı hatırlatan Tar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Murat Övüç'ün yaptığında suç nerede? Veya uyuşturucu soruşturması deniliyor; uyuşturucuyla bağlantısının olduğunu nereden ispatlıyorsun sen? Masumiyet karinesi diye bir şey var. Ve ayrıca uyuşturucudan insanları tutuklamadan önce sosyal medyada 'sapık ve sapkın' diyerek hedef gösteriyorsun. İşte burada gerçek niyet açığa çıkıyor. Aynı anda bütün tuşlara basarak görünür olan, kendi hayatını yaşamak isteyen -beğenelim beğenmeyelim- LGBT+ olarak var olan insanları cezaevine alıyor ve burada da bir toplumsal meşruiyet inşa etmeye çalışıyor. Bunun bir diğer dalgası ise örgütlenme üzerindeki baskı. 17 Mayıs Derneği'nin yönetim kurulu başkanı Defne Güzel'e açılan dava da bununla ilgili. Biraz geriye gidelim; nereden başladı bu dava dersek daha başlangıcında ayrımcılık olan bir meseleydi. 2024 yılında eş zamanlı olarak Türkiye'deki bütün LGBTİ+ derneklerine denetime gidildi. Öncesinde iktidar medyasının ve sosyal medyada bazı hedef göstermeler var. Bu denetimlerin ardından her şehirde bir açık aradıklarını görüyoruz. Ortada bir açık yok, açıklayamayınca da ne yaptılar? 17 Mayıs Derneği örneğinde derneğin internet sitesinde yayınlanan interseks hakları ile ilgili bir kitap ve yine bir sergi kataloğu üzerinden derneğin başkanına "toplumun gelişimini bozucu faaliyet, genel ahlaka aykırılık" deyip bunu da dernekler kanununa muhalefete bağladı. Yani kanuna muhalefetten yargılanıyor şu anda. Gerekçesinde bunlar yazıyor ve şunu söylüyor: "Yasaya aykırı dernek kurulamaz." Burada yasaya aykırı bir mesele olabilir. Peki bunun yasaya aykırı olduğunu nasıl tespit ettin? Ona dair herhangi bir şey yok ki. Dernek hakkında, derneğin tüzel kişiliği hakkında da bir soruşturma başlatma girişimlerinde bir bilirkişi raporu vardı. Bilirkişi raporunda şunu söylemişti: "Derneğin faaliyetleriyle uyumludur, herhangi bir yasaya aykırılık yoktur." Bunu da ciddiye almayarak cezalandırmak istiyor.”

“LGBTİ+’lara, insan hakları savunucularına ve kadın mücadelesine gözdağı veriliyor”

Tar, hem görünür fenomenler hem de LGBTİ+ örgütlenmesi üzerinden yürütülen bir intikam operasyonuyla karşı karşıya olduğumuzu belirterek bunun üzerinden LGBTİ’+lara, insan hakları savunucularına ve kadın mücadelesine gözdağı verildiğini söyledi:

“Derneğin başkanı olan kişi Defne Güzel, Türkiye'de LGBT+ hak savunuculuğunun önde gelen isimlerinden birisi. Görünür bir trans kadın. Cinsel sağlık, üreme sağlığı alanında özellikle çalışmalarıyla biliniyor. İnsan hakları hareketinin önemli bir parçası ki insan hakları hareketinde, İnsan Hakları Derneği'nden tutalım birçok derneğe kadar hepsi şu anda bunu kınadılar ve hepsi de Defne Güzel'in kendileriyle birlikte de insan hakları mücadelesi yürüttüğünü söyledi ki gerçekten de öyle. Defne, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'ndan başka hak örgütlerine kadar hepsine katkı sağlamış bir hak savunucusu. Aynı zamanda Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) gönüllüsü. Yani çok sembolik bir isme doğrudan saldırarak bu kurumlara da bir gözdağı veriliyor.”

Baskı uygulamalarının, LGBTİ+’lar ile durmayıp kadın erkek eşitliğini de tehdit eder hale geleceğini vurgulayan Tar, şunları kaydetti:

“Evet, yani mesela kadınsı hareket sergilemek ne? Hangi hareket kadınsı, hangi hareket erkeksi? Buna mahkeme mi karar veriyor? Mahkeme buna nasıl karar verdi? Şimdi bunu daha geniş yorumladığımızda bulaşık yıkayan bir erkek görüntüsüne 'kadınsı hareket' diyecekler belli ki. Çünkü toplumsal cinsiyet rollerini kutsal belleyen bir anlayış var burada. Bu gerçekten sıkıntı. Geçtiğimiz günlerde yine sosyal medyada böyle hedef gösteren içeriklere bakarken bir cümle dikkatimi çekmişti: 'Biz iki cinsiyete inanıyoruz.' Mahkemeler de bunu bir inanç meselesine dönüştürdü. Nedir bu kutsal değerler arasında iki tane cinsiyetin varlığı mı oluştu bir yanıyla da? Zaten kutsal değerlere hakaret adı altında yürütülen soruşturmaların ne kadar hukuksuzluğa yol açtığı başka bir konu. Ama öyle bir noktaya getirdiler ki İslam'ın içerisinden baksanız bile bu davaların açılmasının kendisi esasen dini inanca, inanç özgürlüğüne de hakarettir. Siz dini inançları korumak için çıktığınızı söylediğiniz yolda bir inancın nasıl olacağına, kendini nasıl ifade edeceğine ya da bir inançsızlığın nasıl kendini ifade edeceğine mahkeme ve siyaset eliyle karar veriyorsunuz. Burada inanç özgürlüğüne bir siyaset müdahalesi de var aynı zamanda. Ve tamamen bütün bir kadın erkek eşitliğine…”

Yayının tamamını izlemek için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, kültür sanat, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, anayasa, dava, lgbti, yargı paketi, örgütlenme özgürlüğü
GDTM