25/03/2026 | Yazar: Kaos GL
Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, Avukat Kerem Dikmen ve LGBTİ+ aktivisti İris Mozalar, yeniden gündeme gelen LGBTİ+ karşıtı yasa tasarısına ilişkin The Amargi’den Rengin Azizoğlu’na konuştu.
Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, Avukat Kerem Dikmen ve LGBTİ+ aktivisti İris Mozalar, daha önce yargı paketlerinden tepkiler üzerine çıkarılan ve yeniden gündeme gelen LGBTİ+ karşıtı yasa tasarısına ilişkin The Amargi’den Rengin Azizoğlu’na konuştu.
The Amargi’de yer alan habere göre; hak savunucuları için yasa tasarısı, daha geniş bir devlet stratejisinin parçası. Yıldız Tar, sürecin sistematik biçimde ilerlediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Süreç, 2015’te hükümet tarafından getirilen yasaklarla başladı ve şimdi bu yasakları, yasaya dönüştürmenin eşiğindeyiz.”
Tar, yasa tasarısının hayata geçirilmesi halinde, risklerin yalnızca LGBTİ+’larla sınırlı kalmayacağını belirterek daha geniş bir toplumsal etki yaratacağını söyledi.
İris Mozalar ise LGBTİ+’ların hayatını daha güvencesiz ve denetime açık hale getiren bilinçli bir siyasi çerçevenin inşa edildiğini ifade etti. Mozalar, Türkiye’de cinsiyet uyum sürecinin zor ve oldukça bürokratik olduğunu belirtti; yasa tasarısının süreci daha da uzatabileceğini söyledi:
“Halihazırda altı farklı tıbbi branştan rapor alınması, başhekim onayı, mahkeme süreci ve ameliyat izinleri gerekiyor. Birçok transın sağlık sigortası olmadığı için ameliyatın maddi imkanlarını da kendileri bulmak zorunda kalıyor.”
Avukat Kerem Dikmen, yasa tasarısında yer alan “genel ahlak” ve “biyolojik cinsiyet” gibi kavramların, ciddi hak ihlallerinin önünü açacağını kaydetti. Dikmen, ceza hukukunda bu tür muğlak kavramların kullanılmasının keyfi uygulamalara sebep olabileceğini belirtti:
“Genel ahlak, siyasi ve ideolojik içerik taşıyan bir kavram ve sınırları belirsiz. Bu da LGBTİ+'ların yalnızca kimlikleri nedeniyle soruşturma ve cezalandırma ile karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor.”
"Dayanışma ağları güçlendirilmeli"
Tar, uluslararası dayanışmanın yetersiz olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Batı dünyasının bakış açısından ‘böyle şeyler zaten orada oluyor’ gibi bir varsayım var. Bir de ‘zaten yasa Meclis’e bile gelmedi’ diye düşünüyorlar. Oysa AKP, önce toplumsal tepkiyi ölçüyor; tepki azaldığında ise yasayı geçirme ya da geçiremese bile fiilen uygulamaya koyma stratejisini izliyor.”
Ulusal ve uluslararası dayanışma ağlarının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Mozalar, şunları kaydetti:
“Bilgi paylaşmak, hastanelerde birbirimizi yalnız bırakmamak, hukuki destek örgütlemek ve birbirimize ‘hayatın değersiz değil’ demek bizim için önemli.”
Tamamını okumak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, kadın, yaşam, siyaset, anayasa, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, yargı paketi, örgütlenme özgürlüğü
