03/03/2026 | Yazar: Kaos GL
Türkiye’de translarla ve translar için çalışan örgütler, Uluslararası Seks İşçileri Hakları Günü için ortak bildiri yayınladı.
Bugün 3 Mart Uluslararası Seks İşçileri Hakları Günü. 3 Mart 2001’de Hindistan’da seks işçilerinin başlattığı yürüyüşün ardından her yıl anılan bu günde, seks işçilerinin hakları ve maruz kaldıkları ihlaller bir kez daha gündeme taşınıyor.
Türkiye’de translarla ve translar için çalışan örgütler, Uluslararası Seks İşçileri Hakları Günü için açıklama yayınladı. Pembe Hayat, Kırmızı Şemsiye, 20 Kasım, Mersin LGBT 7 Renk ve Kapsama Alanı’nın ortak bildirisine uluslararası seks işçileri örgütleri olan SWAN, ESWA, Red Umbrella Athens de imzacı oldu.
Örgütler, açıklamada “Kriminalize etme ve yalnızlaştırma çabalarına karşı en büyük gücümüz örgütlü mücadelemiz ve dayanışmamızdır. Birbirimizin hak savunucusu olmaya, mahkemelerde, sokaklarda ve her alanda omuz omuza durmaya devam edeceğiz” dedi.
Açıklamada, “3 Mart 2001'de Hindistan'da binlerce seks işçisinin hakları için başlattığı yürüyüşün mirasını bugün Türkiye’den selamlıyoruz!” denilerek şu ifadeler kullanıldı:
“3 Mart, sadece bir takvim günü değil; seks işçilerinin emeğinin tanınması, şiddetten arındırılmış çalışma koşulları ve eşit yurttaşlık talebi için yükseltilen küresel bir sesin sembolüdür. Ancak bu anlamlı günü, ülkemizde "Aile Yılı" ilanıyla ivme kazanan ve seks işçilerinin yaşam alanlarını doğrudan hedef alan ağır hak ihlalleriyle karşılıyoruz. Bugün seks işçileri; "genel ahlak" ve "kamu düzeni" gibi muğlak gerekçelerle sistematik bir baskı altındadır. Geçtiğimiz yıldan bugüne Türkiye’de bu baskı rejimi; keyfi ev mühürlemelerinin olağanlaştığı, yargı tacizinin ve açık hedef göstermelerin arttığı, “müstehcenlik” iddialarının sistematik bir cezalandırma aracına dönüştürüldüğü bir sürece evrilmiştir.”
“Seks işçileri sürekli yargı tacizi altında tutulmakta”
“Müstehcenlik” ve “genel ahlaka aykırılık” gerekçeleriyle yapılan yargılamalara dikkat çeken açıklamada şunlar söylendi:
“Anayasal bir hak olan barınma hakkımız, hukuka aykırı ev mühürlemeleri ile gasp edilmekte; sokağa itilen seks işçileri, Kabahatler Kanunu üzerinden kesilen keyfi ve haksız idari para cezalarıyla ekonomik bir şiddete maruz bırakılmaktadır. Dijital mecralarda var olma ve çalışma alanı yaratma çabaları da kriminalize edilmekte; sosyal medya paylaşımları ve çevrimiçi iletişim faaliyetleri, “müstehcenlik” ve “genel ahlaka aykırılık” iddiaları üzerinden gerekçe gösterilerek seks işçileri sürekli soruşturma, kovuşturma tehdidi ve yargı tacizi altında tutulmaktadır. Bu cezalandırma pratiği; seks işçilerini sadece yoksulluğa sürüklemekle kalmamakta, aynı zamanda onları korumasız hale getirerek nefret suçlarına, fiziksel şiddete ve sistematik istismara karşı savunmasız bırakmaktadır. Trans seks işçileri için bu ihlaller, toplumsal dışlanma ve istihdam yasaklarıyla birleşerek daha ağır bir sosyal izolasyona ve yaşamsal risklere dönüşmektedir.”
“Yaşam hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz”
“Bizler, translarla ve translar için çalışan örgütler olarak; seks işçilerinin birer hak öznesi olduğunu ve emeğimizin yasal güvence altına alınması gerektiğini kararlılıkla savunuyoruz” diyen örgütler şöyle dedi:
“Güvenli çalışma alanlarının kapatılması, genelevlerin mühürlenmesi ve kayıt dışı çalışmaya zorlayan politikalar, iş güvenliğini yok saymakta ve can güvenliğimizi tehlikeye atmaktadır. Hukuki sınırları aşan her türlü keyfi uygulamaya, damgalayıcı dile ve şiddeti besleyen cezasızlık politikalarına karşı sesimizi yükseltiyoruz. Bu 3 Mart'ta bir kez daha ilan ediyoruz: Kriminalize etme ve yalnızlaştırma çabalarına karşı en büyük gücümüz örgütlü mücadelemiz ve dayanışmamızdır. Birbirimizin hak savunucusu olmaya, mahkemelerde, sokaklarda ve her alanda omuz omuza durmaya devam edeceğiz. Eşit, adil ve şiddetten arındırılmış bir yaşam hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz!”
Etiketler: insan hakları, nefret suçları, kent hakkı, barınma, sağlık, siyaset, sağlık hakkı, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
