15/01/2026 | Yazar: Kaos GL
Trans Onur Haftası, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada “Biz translar, bu baskı rejimleri karşısında geri adım atmayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
İran’da döviz kurunun ulusal para birimi karşısında hızla yükselmesi, ülkedeki ekonomik krizi derinleştirdi. Piyasalarda artan belirsizlik ve durgunluk, geçim sıkıntısı yaşayan Tahran’daki esnafın ve halkın tepkisine yol açtı. Birçok şehirde binlerce kişi ekonomik koşulları protesto etmek için sokaklara çıktı. Güvenlik güçlerinin protestolara saldırması sonucu, ölü sayısının 2 bini aştığı bildirildi.
Trans Onur Haftası Komitesi, sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklama ile İran’da yaşananlara tepki gösterdi. Komite, açıklamasında direnişin İran halklarının ortak özgürlük mücadelesi olduğunu söyledi. Protestoların, kadınların, Kürtlerin, gençlerin ve LGBTİ+’ların biriken öfkesinin sokağa taşması olduğunu ifade eden komite, “Bizler İran halklarının direnişi selamlıyoruz. İran halklarının direnişi için uluslararası dayanışma ağlarının örülmesi tüm halklar için hayati öneme sahip. LGBTİ+ ve trans hareketi hem faşist rejimlere karşı mücadelenin hem emperyalist sömürgeci saldırılara karşı mücadelenin doğrudan bir parçası olmalı” dedi.
Protestoların kadınların öncülüğünde gerçekleşen açık bir özgürlük mücadelesi olduğunu belirten komite, “Bu baskıcı rejim aynı zamanda İranlı milyonların derin yoksulluğunun sorumlusudur. İran halkları milyonları yoksullaştıran bir avuç sermaye-iktidar sahibini zenginleştiren bu rejimin karşısında sokaklara döküldü” ifadelerini kullandı.
“Kadınlar ve LGBTİ+’lar şiddetin kesişim noktasında”
Protestoların, İran devletinin LGBTİ+’ları hedef alan cisheteroseksist ve otoriter yapısına karşı doğrudan bir başkaldırı olduğuna da dikkat çekildi:
“İran devleti “ahlak”, “aile” ve “düzen” söylemleriyle LGBTİ+ varoluşları kriminalize etmekte; trans bedenleri görünmez kılarak itaat üretmeye çalışmaktadır. Trans bedenlerin zorla normlara uydurulması, eşcinselliğin suç sayılması ve LGBTİ+’ların kamusal alandan silinmesi bu rejimin sistematik şiddetinin parçasıdır. Sokakta yükselen direniş, bu tahakkümün reddidir.”
Kadınların ve LGBTİ+’ların şiddetin kesişim noktasına yer aldığını belirten komite, “Devlet şiddeti özellikle Kürtlerin yaşadığı bölgelerde yoğunlaşırken, kadınlar ve LGBTİ+’lar bu şiddetin kesişim noktasında bırakılmaktadır. Rojhilat’ta uygulanan askeri kuşatma, gözaltılar, infazlar ve cezasızlık politikaları; kadınlara ve LGBTİ+’lara dönük sistematik baskıyla birlikte işlemektedir. Bu tablo, Kürdistan’da sürdürülen militarist rejimle, LGBTİ+’ların yasaklar, polis şiddeti ve hedef göstermelerle bastırılması aynı zihniyetin ürünüdür” dedi.
“Bu iradeden cesaret alıyoruz”
İran hükümetinin direniş karşısında internete erişimi kestiğini, haberleşmeyi durdurduğunu hatırlatan komite, açıklamasını şöyle sonlandırdı:
“İran’da günlerdir direnen insanlar yakınlarından haber alamıyorlar. 100’lerce direnişçi rejimin ahlak ordularıyla katledilirken kimin öldüğünün haberini bile alamayan insanlar büyük bir iradeyle direnişlerini sürdürüyorlar. İşte biz de bu iradeden cesaret alıyoruz ve bir kez daha İran’da direnen halkları selamlıyoruz. Bizlere düşen görevinde internet kesintisiyle ve yoğun silahlı şiddetle sesi kesilmeye çalışan İran halklarının sesi olmaktır. Bu engellemelerle ne gerçekler gizlenebilir ne de özgürlük talebi bastırılabilir. Biz translar, bu baskı rejimleri karşısında geri adım atmayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz. Teslim olmayacağız. Yasaklarla, gözaltılarla, internet engelleriyle ve tehditlerle mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.”
Etiketler: insan hakları, kadın, yaşam, nefret suçları, siyaset, dünyadan, trans, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
