18/07/2026 | Yazar: Kaos GL
Ankara Kadın Platformu, NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi. Platform, kadınların ve LGBTİ+'ların örgütlü mücadelesinin hedef alındığını belirtti.
Fotoğraf: Jinnews
Ankara Kadın Platformu, Yüksel Caddesi'nde düzenlediği basın açıklamasıyla NATO Zirvesi öncesi ve sonrasında gerçekleştirilen gözaltılar, tutuklamalar ve baskı politikalarına tepki gösterdi.
"NATO Zirvesi Gölgesinde Baskılar Artarken: Kadınlar Savaşa, Militarizme ve Erkek Egemen Sisteme Karşı Mücadeleyi Büyütüyor! NATO'ya Hayır!" başlıklı açıklamada, savaşın yalnızca cephelerde yaşanmadığı vurgulandı.
Platform, "Kadınlar olarak biliyoruz ki savaş yalnızca cephelerde yaşanmaz. Savaş; kadın bedeni üzerinde kurulan tahakkümde, erkek şiddetinde, sömürüde, yoksullukta, doğanın talanında ve halkların iradesinin yok sayılmasında her gün yeniden üretilir" dedi.
Açıklamada ayrıca NATO'nun temsil ettiği güvenlik anlayışının halkların özgürlüğünü değil; iktidarların, küresel sermayenin ve militarist politikaların çıkarlarını koruyan bir düzeni tahkim ettiği ifade edildi.
"En ağır bedeli kadınlar, LGBTİ+'lar ve çocuklar ödüyor"
Platform, Ortadoğu'da yıllardır süren savaşlar, işgaller ve güvenlik politikalarının en ağır sonuçlarını kadınların, LGBTİ+'ların ve çocukların yaşadığına dikkat çekti.
Açıklamada, "Yerinden edilen, yoksullaştırılan, cinsel şiddete maruz bırakılan, emeği görünmez kılınan ve yaşam alanları yok edilen milyonlarca insanın hikâyesi savaşın gerçek yüzünü göstermektedir" denildi.
Kadınlar ve LGBTİ+'ların özgürlük mücadelesinin halkların eşit ve demokratik bir yaşam kurma mücadelesinin parçası olduğu belirtilerek, "Savaş, militarizm ve güvenlikçi politikalar kadınları ve LGBTİ+'ları aynı erkek egemen düzenin hedefi hâline getirmekte; nefret, şiddet, yoksulluk ve baskı politikalarıyla yaşamlarımızı kuşatmaktadır" ifadeleri kullanıldı.
"Gözaltılar demokratik muhalefeti susturmaya yönelik"
Platform, 7-8 Temmuz'da Türkiye'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi öncesi ve sonrasında yaşanan gözaltılar ile ev baskınlarının yalnızca güvenlik politikaları kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
"Bu uygulamalar; savaş politikalarına itiraz edenleri, demokratik muhalefeti, kadın ve LGBTİ+ özgürlük mücadelesini ve toplumsal muhalefetin tüm dinamiklerini susturmaya yönelik erkek egemen devlet aklının bir yansımasıdır."
"LGBTİ+'lar da hedef alınıyor"
Son dönemde kadın ve LGBTİ+ siyasetçilere, gazetecilere, insan hakları savunucularına ve sendikacılara yönelik gözaltı, tutuklama ve soruşturmaların arttığını belirten platform, LGBTİ+'ların da sistematik biçimde hedef alındığını ifade etti.
Açıklamada, "LGBTİ+ gazeteciler, insan hakları savunucuları ve örgütlü LGBTİ+ toplulukları da gözaltı, tutuklama, soruşturma, hedef gösterme ve kriminalizasyon politikalarıyla susturulmak istenmektedir" denildi.
Platform, LGBTİ+ varoluşunu ve hak mücadelesini suç gibi göstermeye çalışan politikaların erkek egemen ve heteronormatif düzenin baskı araçlarından biri olduğunu belirterek, "Erkek egemen iktidar, kadınların ve LGBTİ+'ların örgütlü mücadelesini bastırmaya çalışmaktadır" ifadelerini kullandı.
"Dijital sansür de baskı politikalarının parçası"
Açıklamada, kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerine de değinildi.
Platform, "Kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin, kadın ve LGBTİ+ mücadelesinin sosyal medya hesaplarının erişime engellenmesi ya da kapatılması, seslerimizi kısmaya ve dayanışma ağlarımızı dağıtmaya yönelik dijital sansür politikalarının bir parçasıdır" dedi.
Açıklamada, "Kadınların ve LGBTİ+'ların birbirine ulaşmasını, erkek şiddetine ve ayrımcılığa karşı sözünü kurmasını ve hak mücadelesini görünür kılmasını engellemeye dönük bu uygulamaları kabul etmiyoruz" ifadelerine yer verildi.
"Barışı savunmak suç değildir"
Ankara Kadın Platformu, açıklamasını NATO'nun savaş politikalarına son verilmesi, belediyelere atanan kayyumların geri çekilmesi, kadın siyasetçiler, gazeteciler, hak savunucuları ve demokratik muhalefete yönelik baskıların son bulması ile kadınların ve LGBTİ+'ların örgütlenme, ifade ve barışçıl toplanma haklarının güvence altına alınması çağrısıyla tamamladı.
Platform, "Kadınların ve LGBTİ+'ların mücadelesi ne savaş politikalarıyla ne de erkek egemen baskılarla susturulabilir" diyerek, "Barışı savunmak suç değildir" mesajını yineledi.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
