10/08/2026 | Yazar: Oğulcan Özgenç
Arya’ya Ne Oldu İnisiyatifi: “Mücadelemiz, Arya ile başlasa da cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimi nedeniyle sistematik şiddete, nefrete ve ayrımcılığa maruz bırakılan tüm LGBTİ+lar için”
TOBB ETÜ öğrencisi trans kadın Arya, geçtiğimiz aylarda üniversitenin yurtlarında yaşamına son verdi. Aradan geçen aylara rağmen, Arya’nın ölümüne giden sürece ilişkin pek çok soru hala yanıtlanmadı.
Arya’nın ölümünün ardından bir araya gelen Arya’ya Ne Oldu İnisiyatifi, sürecin tüm yönleriyle araştırılmasını, telefonu ve bilgisayarının incelenmesini ve sorumluların açığa çıkarılmasını talep ediyor.
İnisiyatif, soruşturmada yanıtsız kalan soruları ve Arya için yürüttüğü adalet mücadelesini KaosGL.org’a anlattı.
Yaptığınız son açıklamalarda Arya'nın telefonu ve bilgisayarının yaklaşık üç aydır açılmadığını belirttiniz. Bu durumun aydınlatılması neden önemli? Bu cihazların açılmaması hangi soruların yanıtsız kalmasına neden oluyor?
Arya'nın telefonunun ve bilgisayarının açılarak mesajlarının, fotoğraflarının incelenip soruşturulması intihara sürüklenme sürecini aydınlatmak açısından son derece önem teşkil ediyor. Özellikle mesajlaşmalar arasında Arya'nın soruşturmaya yön verebilecek beyanları olduğunu, işaret ettiği failler olduğunu biliyoruz. Bu cihazların açılmaması adaleti geciktirmekle birlikte failleri de koruyor. Sürecin en başından beri sorduğumuz, tüm kamuoyunun da sormasını istediğimiz ''Arya'ya ne oldu?'' sorusuna cevaplar başta olmak üzere ''Arya'yı intihara sürükleyen failler kimler?'' sorusuna da net cevaplar bu incelemelerde ortaya çıkabilecekken cevapsız kalmış oluyor.
Açıklamanızda Arya'nın bir "onarım terapisi" sürecine maruz bırakıldığını ve bu süreçte zorla ilaç kullandırıldığına dair bilgilere sahip olduğunuzu ifade ettiniz. Bunları hangi bilgi ve tanıklıklara dayandırıyorsunuz? Bu konuda kamuoyunun ve yetkili kurumların hangi sorulara yanıt vermesi gerektiğini düşünüyorsunuz?
Onarım terapisine zorlanarak ilaç kullandırtılması, Arya'nın grup mesajlaşmalarında belirttiği kendi beyanıdır. Arkadaşlarından aldığımız aktarımlarda da onarım terapisine zorlandığından bahsedilmiştir yine. Ayrıca intihar ettiği gece de kendisine zorla ilaç kullandırıldığından bahsettiği aktarılmıştır.
Onarım terapisi gibi bir insanlık suçunun işlenebilir olmasının kendisi dahi LGBTİ+ların en temel haklarından mahrum olmaları bir yana olduğumuz gibi var olmamıza bile saldırıldığını açıkça gözler önüne seriyor. ''Arya'ya onarım terapisini uygulayan ya da uygulanmasına yardımcı olanlar kimler?'' ''Bu nerede gerçekleştirildi?'' Bu soruların yanıtları bulunmalı, sorumluların kimliği kamuoyuna da paylaşılarak gerekli yaptırımları almaları sağlanmalı. Bu insanlık suçuna, saldırılara karşı sadece bizler değil kimse sessiz kalmamalı.
“Eksik ifadeler bir an önce alınmalı”
Arya'nın ölümünün ardından yürütülen süreçte hangi sorular hala yanıtsız? Sizce olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için hangi adımların atılması gerekiyor?
Bu süreçte henüz cevaplanan bir soru var mı hatta ortada gerçek anlamda yürütülen bir süreç var mı desek daha doğru olur. İnisiyatifi ilk kurduğumuzdan beri Arya'yı intihara sürükleyen başta devlet olmak üzere aile, yurt müdürü Semiha Akın, okulda şiddete maruz bırakan öğrenciler, çevresindeki insanlar gibi birçok fail olduğunu söylüyoruz. Arya'nın gerçek adaletinin sağlanması, intihara sürüklenme sürecinin aydınlatılması için etkin bir soruşturma yürütülmesi gerekiyor. Bunun için de önce yetkililerin Arya'yı tanıması, anlamaya çalışması; soruşturmayı Arya'nın trans kadın bir öğrenci olduğunu unutmadan yürütmesi; Arya'yı intihara sürükleyen ana nedenlerin kimliğine ve kendisine yönelik nefretin, saldırıların, baskının, şiddetin olduğunu kabul etmesi yani bu intiharın politik olduğunu kabul etmesi gerekiyor. Arya'nın telefonu ve bilgisayarı da daha fazla oyalanılmadan açılmalı, elde edilen bulgulardan yola çıkılarak faillere dair iyi bir inceleme yapılmalı. İfadesi henüz alınmayan başta aile olmak üzere eksik ifadeler bir an önce tamamlanmalı.
Arya'ya Ne Oldu İnisiyatifi olarak da etkin bir soruşturma yürütülmesini ve soruşturmanın Arya'nın trans kimliği kabul edilerek politik bağlamından koparılmadan ele alınmasını sağlamak için her türlü mücadeleyi verecek, gerçek adaletin baskısını herkese hissettireceğiz.
Arya'nın yaşadıkları neyi gösteriyor? Üniversitelerde, aile içinde ve sağlık sistemiyle kurulan ilişkiler açısından hangi yapısal sorunlar Arya’nın ölümünde görünür hale geldi?
Arya’nın yaşadıkları, elbette münferit değil. Devletin sürdürdüğü LGBTI+ fobik politikaların, aile yılı ilanlarıyla birlikte kutsal aile kodlarının yaşamın her alanına sirayet ettirilme çabaları; tüm bu sistematik şiddet saldırılarının kökünü oluşturuyor. Arya’nın yaşadıkları ve sürüklendiği intihar, tüm bu şiddet saldırılarının bir sonucu. Aileden üniversiteye, üniversiteden devlete degin katmanlanan bu pratikler; salt Arya’nın değil, Zeynep’in, Zirve’nin, Poyraz’ın, Hande’nin ölümünü yaratan etmenler/araçlar.
Bundan önceki tüm söyleşi ve röportajlarda, metinlerde de bahsettiğimiz gibi özellikle üzerinde durduğumuz kısım aile yılı politikaları/kutsal aile kodlarıyla ailenin devletleştirilme çabaları oluyor.
Devletleştirilmeye çalışılan aileler, lubunyalar ve kadınlar için birer şiddet/taciz yuvasına dönüyor. Devletin elinin uzanamadığı yerde devreye sokulan bu aileler/üniversiteler/yurtlar, özellikle lubunyaların yaşam özneliğine ve beden bütünlüğüne saldırarak varlığı kökten kırma uğraşında bulunuyor. Arya’nın ölümü; aileden üniversiteye, yurttan devlete değin transların sistematik olarak maruz bırakıldığı şiddeti, tehdidi ve tacizi bir kez daha görünür kıldı. Görünür kıldı fakat devlet; gizlemek, marjinalize etmek ve yalnızlaştırmak istediğinde büyük bir efor sarfettiği için Arya’nın yaşamı bir yaşam sayılmazken ölümü de münferit gösterilmeye çalışılıyor. Tüm mekanizmaların transların varlığına karşı kullanıldığı bu sistemde Arya’nın ölümü görmek isteyen için sisteme, devlete, topluma dair çok fazla şey anlatıyor. En çok da bir transın intiharının neden cinayet olduğunu.
“Davaya müdahil olmak için her yolu deneyeceğiz”
TOBB ETÜ başta olmak üzere üniversitelerin trans öğrencilerin güvenliği ve iyi olma hali konusunda hangi sorumlulukları bulunuyor? Arya'nın ardından bu konuda kurumdan beklediğiniz somut adımlar neler?
Açık konuşmak gerekirse, içinde bulunduğumuz patriyarkal kapitalist sistemde hiçbir üniversite hiçbir öğrenci için hiçbir sorumluluk almadı/almaz/almayacak. Fakat elbette bu, sorumlulukların ortadan kaybolduğunu da gösteremez.
Özellikle lubunya ve kadın öğrencilerin sürekli olarak YÖK’ün üniversite kayyum yönetimleriyle kurduğu bir aradalık, Üniversitelerin Özel Güvenlik Birimleri (ÖGB) ve paraşüt öğretim görevlileri aracılığıyla kontrol edilmeye, takip/taciz edilmeye çalışıldığı bir üniversite atmosferinde, yalnızlaştırma ve sindirme en çok uygulanan pratiklerden. Öğrenciyi ses çıkaramayan, oturduğu yerde kalan, kimseyle temas etmeyen, örgütlenmeyen pasif bir niteliğe bürümek; yalnızlaştırmak ve sindirmek için uygulanabilecek başlıca adımlar oluyor. Aile/eğitim hayatı üzerinden savrulan türlü tehditler, öğrenciyi pasifize etmek ve işbirliğine çekmek için uygulanan diğer adımlar oluyor.
Dolayısıyla üniversite ve ona bağlı yurt yönetiminin bir trans öğrencinin intihara sürüklenmesinde büyük bir rol oynaması, hiç şaşırdığımız bir durum değil. Ama şaşırmıyoruz diye bunun hesabını tek tek sormayacağız anlamı da çıkmıyor elbette. Gerek üniversite gerek yurt yönetiminden ve özellikle de TOBB ETÜ Yurt Müdürü Semiha Akın’dan hesap sormak, Semiha Akın’ın TOBB ETÜ Yurt müdürü olduğu 2011 yılından bugüne dek onlarca kadın ve LGBTİ+ öğrenciye dönük tehdit, taciz, şiddet suçlarının açığa çıkarılması önceliğimiz. Her “kutsal” ilan ettiklerinin ardına saklayarak görünmez kılmaya çalıştıkları sistematik suçları teşhir ederek gerçekleri ortaya çıkarmak bizim sorumluluğumuzda ve bu sorumluluğu sahiplenerek bu yolu yürüyoruz, Arya için adalet mücadelesini tam da buradan örüyoruz.
Bu süreçte resmi kurumlarla herhangi bir temasınız ya da başvurunuz oldu mu? Soruşturma, bilgi edinme veya başka hukuki süreçler açısından şu ana kadar nasıl bir tabloyla karşılaştınız?
Gönüllü avukatlarımız aracılığıyla dosyayla ilgili bilgileri alıyoruz. Savcılığa adli tatil sonrası bu zamana kadar topladığımız, edindiğimiz bilgilerin hepsini ve TOBB ETÜ'den beyan verebilecek arkadaşların isimlerini de sunacağız. Dosyaya dahil olmak için de çalışmalarımızı sürdürürken Arya'nın yaşadıklarına dair araştırmalarımızı da sürdürmeye devam ediyoruz. Arya'yla öncesinde tanışmadığımız, bir yakınlığımız olmadığı için dosyaya dahil olmak kolay değil. Biliyorsunuz baroların LGBTİ+ merkezlerinin, derneklerin katılım talebi de reddediliyor genelde. Ama bu bizi durdurabilecek bir şey değil tabii ki. Her yolu deneyeceğiz, gerekirse yeni yollar yaratacağız.
“Arya’nın ölümünün sadece LGBTİ+ üniversite öğrencileri tarafından sahiplenilmesini yeterli bulmuyoruz”
Arya'nın ardından başlattığınız mücadelede kamuoyundan, üniversite öğrencilerinden ve LGBTİ+ hareketinden nasıl bir dayanışma bekliyorsunuz? Sizce Arya'nın adalet talebini büyütmek için bugün atılması gereken en acil adımlar neler?
Arya'ya Ne Oldu İnisiyatifi olarak Arya'nın intihara sürüklenerek katledilmesinin ardından büyüttüğümüz mücadele, Arya ile başlasa da yalnızca onun için değil; cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimi nedeniyle sistematik şiddete, nefrete ve ayrımcılığa maruz bırakılan tüm LGBTİ+lar içindir. Bu nedenle, Arya için başlattığımız mücadelenin hem kamuoyu, hem üniversite öğrencileri hem de LGBTİ+ hareketi tarafından sahiplenilmesini bekliyoruz.
Çünkü Arya yalnızca intihara sürüklenerek katledilen trans bir kadın değildi; aynı zamanda intihara sürüklenerek katledilen trans bir üniversite öğrencisiydi. Birçok üniversite öğrencisi gibi Arya’nın da hayalleri, kaygıları ve geleceğe dair planları vardı. Bu nedenle Arya'nın ölümünün yalnızca LGBTİ+lar ya da LGBTİ+ üniversite öğrencileri tarafından sahiplenilmesini yeterli bulmuyoruz.
Kamuoyunun bu davayı gündemde tutmasını ve hukuki süreci yakından takip etmesini; üniversite öğrencilerinin ise intihara sürüklenerek katledilen sıra arkadaşımız için kampüslerde dayanışmayı ve mücadeleyi büyütmesini önemsiyoruz. LGBTİ+ hareketiyle de olası hak ihlallerine karşı birlikte ses çıkarmayı ve dayanışmayı güçlendirmeyi önemli buluyoruz.
Arya'nın adalet talebini büyütmek için atılması gerekilen adımlar ise oldukça açık: Arya'nın katledildiği güne dair kamera kayıtlarının incelenmesi, intihara sürüklenerek katledildiği günden beri bir türlü açılamayan telefonunun ve bilgisayarının açılması ve incelenmesi, özellikle kadın ve lubunya öğrencileri mobbingden sistematik tacize kadar birçok hak ihlaline maruz bırakan TOBB ETÜ yurt müdürü Semiha Akın hakkında etkin bir soruşturma yürütülmesi ve görevinden derhal uzaklaştırılması, Arya'yı "onarım terapisi" adlı insanlık suçuna maruz bırakan sözde psikolog hakkında da etkin bir soruşturma yürütülerek görevinden uzaklaştırılması.
Kısacası, Arya’nın intihara sürüklenerek katledilmesine dair etkin bir soruşturma yürütülmesini ve faillerin yargılanıp cezalandırılmasını talep ediyoruz. Arya’nın adalet talebini büyütmek için bugün atılması gerekilen en acil adımlar bunlarken, nefret suçlarının görünür kılınması, nefret suçlarına maruz bırakılan kişiler için koruyucu mekanizmaların geliştirilmesi uzun vadede hayata geçirilmesi gereken önemli adımlar diye düşünüyoruz.
Etiketler: insan hakları, kadın, nefret suçları, eğitim, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
