25/03/2026 | Yazar: Kaos GL

Kayataş, “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” iddiasıyla yargılanıyor.

Trans kadın doktor Larin Kayataş meslekten ikinci kez men edildi; hapis istemiyle yargılanıyor! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Sağlık Bakanlığı, Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans kadın doktoru Larin Kayataş’ı ikinci kez meslekten men etti. Kararın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kayataş hakkında suç duyurusunda bulunarak ceza davası açtı. Kayataş, “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” iddiasıyla hapis istemiyle yargılanıyor.

Kayataş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen bir müfettişin 10 ay süren inceleme sonucunda hazırladığı 924 sayfalık raporda kişisel verilerine erişildiğini belirtti. Kayataş, çalıştığı kurumda sağlık personeliyle hakkında görüşmeler yapıldığını ve özel hayatının ayrıntılı biçimde incelendiğini ifade etti.

“Ben bir trans kadın, bir doktor ve bir insan olarak bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim! Çünkü burada yalnızca bir idari işlemden söz etmiyoruz. Burada çalışma hakkının gaspı, sistematik dışlama, kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen çok ağır bir süreç söz konusu. Bunun adı açıkça zulüm!” diyen Kayataş, açıklamasında şunları söyledi:

“Ben Dr. Larin Kayataş. Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans kadın doktoruyum. Sağlık Bakanlığı tarafından “mahkeme kararına” rağmen 2.defa devlet memuriyetinden men edilip, kamudaki doktorluk görevime son verildi. Bununla da yetinilmedi, hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hakkımda suç duyurusunda bulunuldu, adıma ceza davası açıldı ve bugün hapis istemiyle yargılanıyorum.  Yalnızca doktorluk mesleğim değil; özgürlüğüm, geleceğim, varlığım kısaca hayatımın bütünü hedef alındı. 4 yıl Vehbi Dinçerler Fen Lisesi, 6 yıl Çapa Tıp Fakültesi olmak üzere en az 10 yıllık çok ciddi bir emekle elde ettiğim doktorluğumun kamudaki görevine tek taraflı ve hukuksuz biçimde son verildi.”

“Bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim”

Kayataş, kendisine yönelik yürütülen sürecin idari yaptırımlarla sınırlı kalmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Ben bir trans kadın, bir doktor ve bir insan olarak bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim! Çünkü burada yalnızca bir idari işlemden söz etmiyoruz. Burada çalışma hakkının gaspı, sistematik dışlama, kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen çok ağır bir süreç söz konusu. Bunun adı açıkça zulüm! Üstelik yaşadığım süreç yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmadı, Sağlık Bakanlığı tarafından atanan bir müfettiş ile hakkımda 10 ay boyunca eklerle birlikte 924 sayfa rapor hazırlandı. Kişisel verilerime erişilmeye çalışıldı. Çalıştığım kurumda çok sayıda sağlık personeliyle benim hakkımda görüşmeler yapıldı. Etek boyuma dair ifadeler rapora geçirildi. Özel hayatım ciddi bir mesai harcanarak incelendi ve bütün bunların ardından ceza süreci başlatıldı. Bana yönelik bu yaklaşım: sistematik, ısrarlı ve ağır sonuçlar doğuran bir dışlama, yıldırma pratiğine dönüşmüş durumda. Sağlık Bakanlığının görevi bir doktorun özel hayatını ciddi bir mesai harcayarak incelemek değil, bu ülkenin sağlık politikalarını geliştirmektir.”

“Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor”

“Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor” diyen Kayataş, şöyle dedi:

“Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor, bu mesele başta translar olmak üzere tüm LGBTİ+’ları, bu ülkenin doktorlarını, kadınlarını ve hak ihlaline uğrayan herkesi ilgilendiriyor. Bu açıklamayı yalnızca yaşadıklarımı anlatmak için değil, gerçeği görünür kılmak için yapıyorum. Kamuoyunun bu hukuksuzluğu bilmesini, buna sessiz kalmamasını ve dayanışmayı büyütmesini istiyorum. Çünkü bana yapılanların normalleşmesini kabul etmiyorum. Çünkü bu ülkede bir hekimin, bir trans kadının ve bir insanın hayatı bu kadar kolay hedef alınmamalıdır. Önümüzdeki günlerde bu süreç nedeniyle uğradığım hak kayıpları ve işsiz bırakılmam karşısında maddi desteği de içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağım. Bu hukuksuzluk karşısında sesini, dayanışmasını ve imkanı olanlar için maddi desteğini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederim.”


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, çalışma hayatı, sağlık, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, müstehcenlik
GDTM