14/01/2026 | Yazar: Kaos GL

“Basın özgürlüğü, sürgün çağrısı yapma özgürlüğü değildir”

TİP’ten Adalet Bakanlığı’nın LGBTİ+’lara tehcir çağrısını aklamasına tepki Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Akasyam Haber’de 2021 yılında yayınlanan ve LGBTİ+’ların Avrupa’ya “tehcir edilmesini” savunan köşe yazısı ile Kaos GL’yi “sapık dölleri”, “sapkın” ve “Lut kavminin iblisleri” ifadeleriyle hedef alan nefret içerikleri hakkında yapılan suç duyurusu, savcılık tarafından “ifade özgürlüğü” gerekçesiyle takipsizlikle sonuçlandı.

Takipsizlik kararının ardından süreç, Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Derneğin AYM’ye yaptığı başvurunun komisyon tarafından kabul edilmesinin ardından dosya, Adalet Bakanlığı’na iletildi. Bakanlık, AYM’ye sunduğu görüşte, derneğin herhangi bir tazminat davası açmadan bireysel başvuruda bulunmuş olmasının dikkate alınması gerektiğini belirterek dosya hakkında “kabul edilemezlik” talep etti; Akasyam Haber’de yer alan nefret söylemlerini basın özgürlüğü olarak değerlendirdi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) LGBTİ+ Bürosu, 13 Ocak Salı günü sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklamayla karara tepki gösterdi; “LGBTİ+’lara yönelik nefret, sürgün çağrıları ve insanlıktan çıkarma dili ‘basın özgürlüğü’ diye korunurken; LGBTİ+’lar yaşamlarını savunmak, şiddete ve nefrete karşı hak talep etmek için söz aldığında bu özgürlük derhal askıya alınmaktadır. Devlet, bir kez daha özgürlüğü değil nefretin tarafını seçmektedir” dedi.

“Nefret Aklandı, Adalet Askıya Alındı” başlıklı açıklamada, kararın bilinçli ve süreklilik arz eden bir siyasal tercih olduğu vurgulandı:

“Bu karar, yalnızca hukuki bir işlem olmanın ötesinde; devletin, LGBTİ+’lara yönelik nefret karşısında nerede konumlandığını açıkça ortaya koymaktadır. Bugün Türkiye’de yaşanan tablo bir çifte standarttan ibaret değildir; bu, bilinçli ve süreklilik arz eden bir siyasal tercihtir.”

TİP, “Nefret söylemini ifade özgürlüğü başlığı altında koruyan her karar, nefret suçlarının önünü açmakta; failleri cesaretlendirmekte, mağdurları ise hukuksuzlukla baş başa bırakmaktadır” diyerek şu ifadeleri kullandı:

“Tehcir çağrıları, insanlıktan çıkarma dili ve açık düşmanlaştırma; düşünce açıklaması değildir. Bunlar doğrudan yaşam hakkını, onur hakkını ve eşit yurttaşlık ilkesini hedef alan nefret suçlarıdır.”

Kararın, LGBTİ+’ların adalete erişim hakkını sistematik biçimde sınırlandırdığını belirten TİP, açıklamayı şöyle sürdürdü:

“Anayasa Mahkemesi’ne taşınan bu süreçte Adalet Bakanlığı’nın, derneğin tazminat davası açmamış olmasını gerekçe göstererek başvurunun “kabul edilemez” bulunmasını talep etmesi; LGBTİ+’ların adalete erişim hakkının nasıl sistematik biçimde sınırlandığını bir kez daha göstermiştir. Devlet, şeref ve itibarın korunmasını değil, nefretin dolaşımını esas almıştır.”

TİP, “Kaos GL’nin yürüttüğü hukuki mücadele, yalnızca bir derneğin değil; bu ülkede nefret karşısında yalnız bırakılan herkesin mücadelesidir. Bu sürecin yanındayız. Nefreti meşrulaştıranlara, hak arayanları susturmaya çalışanlara karşı sözümüzü büyüteceğiz” dedi; mücadeleyi büyütme çağrısı yaparak açıklamayı sonlandırdı:

“Türkiye İşçi Partisi LGBTİ+ Bürosu olarak açıkça söylüyoruz: Basın özgürlüğü, sürgün çağrısı yapma özgürlüğü değildir. İfade özgürlüğü, bir toplumsal kesimi şeytanlaştırma, hedef gösterme ve şiddete açık hale getirme serbestisi değildir. LGBTİ+’lar bu ülkenin eşit yurttaşlarıdır. Varoluşumuz tartışma konusu değildir. Nefretle, inkârla ve baskıyla susturulamayız.”


Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları, siyaset, trans, lgbti, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü
GDTM