13/07/2026 | Yazar: Kaos GL
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Kadın Komisyonu, iktidara yakın medya tarafından hedef gösterilmesinin ardından iş sözleşmesi yenilenmeyen trans öğretmen Zoe Lila için açıklama yayınladı.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Kadın Komisyonu, iktidara yakın medya tarafından hedef gösterilmesinin ardından iş sözleşmesi yenilenmeyen trans öğretmen Zoe Lila için açıklama yayınladı; “Bu durum açık bir toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık ve çalışma hakkı ihlalidir” diyerek Zoe Lila’nın maruz bırakıldığı hak ihlallerine tepki gösterdi.
“Nefret politikalarına karşı Zoe Lila’nın yanındayız” başlıklı açıklamasında komisyon, Zoe Lila’nın linç kampanyalarının odağı haline getirildiğini ve bunun sonucunda çalışma hakkının elinden alındığını söyledi; şu ifadeleri kullandı:
“Erkek egemen düzen yalnızca kadınların bedenlerini, emeğini ve yaşamlarını denetlemek istemez; aynı zamanda hangi kimliklerin yaşayabileceğine, çalışabileceğine ve görünür olabileceğine de karar vermeye çalışır. Bugün Açı Kolejinde yaşananlar tam da bunun örneğidir. Yıllardır öğretmenlik yapan, öğrencileriyle güçlü bağlar kuran, rehber öğretmenlik sorumluluğu üstlenen, sosyal sorumluluk ve kapsayıcılık çalışmalarında aktif rol alan bir eğitim emekçisi; mesleki yeterliliği, öğrencilerine katkısı ya da öğretmenlik becerileri nedeniyle değil, yalnızca trans bir kadın olduğu için hedef gösterilmiş, linç kampanyalarının odağı haline getirilmiş ve sonunda işinden edilmiştir. Bu durum açık bir toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık ve çalışma hakkı ihlalidir. Bir öğretmenin öğrencilerine ne kattığını belirleyen şey cinsiyet kimliği değildir. Öğretmenliği belirleyen; bilgi, emek, pedagojik birikim ve çocukların hayatında yaratılan dönüştürücü etkidir. Buna rağmen bazı medya kuruluşlarının günlerce sürdürdüğü hedef göstermeler ve nefret dili, bir eğitim emekçisinin çalışma hakkını elinden almıştır.”
Komisyon açıklamasında, iktidarın makbul gördüğü toplumsal cinsiyet rejimine uymayan bir varoluşun yargılandığını vurguladı; Milli Eğitim Bakanlığı’nın farklılıkları tehdit olarak kodlayan politikalarına karşı olduğunu açıkladı:
“Bizler biliyoruz ki burada yargılanan bir öğretmenin mesleki yeterliliği değil, iktidarın makbul gördüğü toplumsal cinsiyet rejimine uymayan bir varoluştur. Bugün bir öğretmenin işinden edilmesini meşrulaştıran anlayış; dün kadınların yaşam tarzına müdahale eden, LGBTİ+ varoluşlarını hedef gösteren, eğitim alanını eşitliğin değil itaati öğrenme mekânına dönüştürmek isteyen anlayışın kendisidir. Milli Eğitim Bakanlığının yıllardır toplumsal cinsiyet eşitliğini eğitim politikalarının dışına iten, cinsiyet kimliğinden dolayı öğrencileri ve eğitim emekçilerini görünmezleştiren, farklılıkları tehdit olarak kodlayan politikalarına karşıyız. Eğitimin görevi çocuklara korkuyu, nefreti ve ayrımcılığı öğretmek değil; birlikte yaşamayı, eşitliği ve insan haklarını öğretmektir. Bir insanın ekmeğiyle oynamak siyasi bir tercih olabilir; ancak hiçbir zaman vicdani değildir.”
Baskılar karşısında mücadeleye devam edeceğini belirten komisyon; nefret kampanyalarının, hedef göstermelerin ve çalışma hakkı ihlallerinin karşısında duracağını söyleyerek açıklamasını sonlandırdı:
"Kimliği nedeniyle işinden edilen her kadın, her LGBTİ+ birey, her eğitim emekçisi için söylüyoruz: Çalışma hakkı pazarlık konusu değildir. Varoluşlarımız tartışmaya açık değildir. Toplumsal cinsiyet eşitliği bir tehdit değil, demokratik bir toplumun temelidir. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Kadın Komisyonu olarak ötekileştirmenin karşısında, Zoe Öğretmen'in yanındayız. Kendisine yöneltilen nefret kampanyalarının, hedef göstermelerin ve çalışma hakkı ihlallerinin karşısındayız. Hukuki, örgütsel ve toplumsal her türlü dayanışmayı büyüteceğimizi; hiçbir öğretmenin, hiçbir kadının ve hiçbir LGBTİ+ bireyin yalnız bırakılmayacağını ilan ediyoruz. Çünkü biliyoruz: Bir kişinin hakkı hepimizin hakkıdır. Bir kişinin güvencesizliği hepimizin güvencesizliğidir. Bir kişinin yalnızlaştırılması hepimize verilmiş bir gözdağıdır. Ve biz bu gözdağını kabul etmiyoruz. Biz buradayız. Var olmaya devam edeceğiz.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, eğitim, siyaset, anayasa, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
