24/03/2026 | Yazar: Niyaz Uslu

Transfobi bize Batı’dan taşındı ve hâlâ dini gruplar transfobik argümanlarını Batı’dan sağlıyorlar. Buna karşı biz de yerelden, kültürümüzden güç alan bir siyaset kuruyoruz.

Shahzadi Rai: Pakistan’da toplumsal cinsiyet karşıtı nefrete karşı siyasetin içinden direniş  Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Pakistan’da 2018’de parlamentoda oybirliği ile kabul edilen Transgender Persons (Protection of Rights) Act, translar açısından tarihi bir adımdı. Yasa; kimlik belgelerinde kişinin beyanına göre cinsiyetin tanınması, eğitim ve istihdamda eşitlik, kamu hizmetlerine erişim ve ayrımcılığa karşı koruma gibi maddelerle uluslararası standartlara uygun, oldukça ilerici bir çerçeve sunuyordu. Yasa, o dönem Pakistan’ın uluslararası insan hakları imajını güçlendirme isteğinin olduğu ve trans kimliğin siyasal olarak kutuplaştırılmadığı bir zeminde kabul edildi. Bu yasaya karşı ilk tepkiler İslam Cemaati Partisi’nin (JI) öncülüğünde gerçekleşti. Seçim öncesi kutuplaştırıcı kampanya ile muhafazakar kesimde mobilizasyon yaratmayı amaçlayan JI; Batı’dan aynen ithal ettikleri ‘eşcinselliğin meşrulaştırılması’, ‘biyolojik cinsiyet’ ve ‘toplumsal yapıya tehdit’ gibi gerekçelerle 2022 yılında Şeriat Mahkemesi’ne yasanın iptali için başvurdu.

2023 yerel seçimlerinde Shahzadi Rai, hem eyaletin iktidar partisi Pakistan Halk Partisi’nin (PPP) desteğini hem de trans karşıtı söylemiyle bilinen ve Karaçi’de ikinci parti olan JI’nın güçlü muhalefetini aynı anda deneyimledi. Toplumsal cinsiyet karşıtı cephenin doğrudan kendisini hedef aldığı bir atmosferde önce buna karşı stratejik bir hamle olarak Pakistan’ın en kitlesel trans yürüyüşü olan Sindh Moorat March’ı (SMM) organize etti ardından da meclise girdi.

Shahzadi ile 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz bu söyleşi, toplumsal cinsiyet karşıtlığının ulusötesi damarlarını ve ona karşı kurulan lubunya direniş biçimlerini görünür kılıyor. Pakistan’ın en kalabalık şehri olan Karaçi’de belediye meclisine seçilen Rai, yalnızca transların temsiliyeti açısından değil, transların hak mücadelelerini hedef alan nefret kampanyalarına karşı yürüttüğü siyasetle de dikkat çekiyor. 

Önce sizi tanıyalım, Shahzadi Rai kimdir?

2011’den bu yana Pakistan’da, özellikle Sindh’te trans hakları için çalışıyorum. Devlet kurumları ve özellikle polisle ilgili vakaları yakından takip ediyorum; bugüne kadar trans topluluğa dair 70’ten fazla resmi şikayeti (FIR) kayda geçirdim. UNDP’nin HIV önleme projesinde çalışıyorum. Karaçi’de belediye meclisi üyesiyim ve yerel seçimlerle bu göreve gelen ilk transım.
2018’de çıkarılan yasa hazırlanırken de aktif olarak sürecin içindeydim; siyasetle kurduğum ilişkiler sayesinde yasa taslağını hazırlayan örgütlere öneriler sundum. 

Karaçi’de nasıl seçildin? 2023 Şeriat Mahkemesi kararının gölgesinde bu süreç nasıldı?

Şeriat Mahkemesi’ndeki davada Sindh adına yer aldım; ne yazık ki kaybettik. Sindh halkı kültürel olarak transları çok daha fazla saygıyla karşılıyor, kültürel bir kabul de var.

Bu süreçte JI çevrelerinin sistematik nefret kampanyasının hedefinde olan iki kişiden biriydim, diğeri de Dr Mehrub Moiz Awan. Bize ‘gerçek trans değilsiniz’, ‘interseks bile değilsiniz’, ‘erkeksiniz’, ‘İsrail ajanısınız’ gibi ifadelerle saldırdılar; ‘LGBT gündeminin parçası’ olduğumuzu söylediler. Seçim döneminde sadece bana değil, aileme bile saldırdılar. Eski adımı [deadname] kullanarak beni küçük düşürmeye çalıştılar.

PPP yerel seçimleri kazanan parti oldu ama JI en büyük muhalefet. Bu da kadınlar ve translar için zaten çok güvenli olmayan siyasi alan içerisinde her gün görünür olmak, varlığımızı kabul ettirmek için mücadele etmemiz anlamına geliyor. 

PPP’nin desteği ve benim kişisel direncim sayesinde bu süreci aştım. Şimdi Karaçi Belediye Meclisi’nin (KMC) bir üyesiyim ve bu sadece benim için değil, tüm trans topluluğu için büyük bir kazanım.

Genel seçimlerde de PPP için kampanya yürüttüm. Hatta partinin tanıtım videolarında birkaç saniyelik de olsa translara yer verildi, bu da artık bazı partilerin transları tanımaya ve dahil etmeye başladığını gösteriyor. Bu görünürlük arttıkça, toplumda kabullenme de artıyor. Mehrub, şu anda Awami National Party (ANP) için seçim kampanyası yürütüyor.   

Siyasette var olmak neden bu kadar zor?

Siyaset bizi kabullenemiyor. Biz sadece var olarak tehdit sayılıyoruz. Kampanya döneminde hem dijital hem fiziksel saldırılarla karşılaştım; bazı dini gruplar bir keresinde evime gelip tehdit ettiler. Videoyla duyurunca, neyse ki PPP iktidardaydı ve polis 20 saat içinde failleri yakaladı.

Bu benim için çok büyük bir gurur ama aynı zamanda büyük bir sorumluluk da. Dürüst olmak gerekirse, transların temel hakları için hükümetle doğrudan çalışmak, devlete baskı uygulamak gerekiyor. Amacım devleti sorumluluk almaya zorlamak ve temel insan haklarımızı talep etmek.

Görünmezlikten saygıya: Kurumsal temas ve gündelik dönüşüm

Çevrende nasıl dönüşümler gözlemledin?

Bulunduğum mahallede belki 13-14 yıldır kimse bana selam bile vermiyordu. Ama belediye meclisinde yer almaya başladıktan sonra her şey değişti. Artık herkes bana selam veriyor, insanlar sorunlarını çözmem için evime geliyor.

Hatta okul yıllarımdan öğretmenim bile 20 yıl sonra bana ulaşıp, ‘Shahzadi, bir sorunum var ve sanırım bu konuda yardım edebilecek en doğru kişi sensin’ dedi. İnsanlar farklı sorunlar için de bana geliyor ve bu görev sayesinde yalnızca kendi topluluğum içinde değil, toplumda da saygı görmeye başladım.

Mecliste önceliklerin neler?
Önceliğim güvenlik ve görünürlükle birlikte somut haklar: (1) Belediyede en az 10 kişilik trans istihdamı yaratmak, bu aynı zamanda devlet işi olduğundan saygı ve emeklilik güvencesi demek. (2) Nitelikli, güvenli cinsiyetsiz tuvaletler. (3) Dilenciliğin kriminalize edilmesi yerine, ücretsiz küçük tezgâhlar ve seyyar satış alanları gibi yasal geçim alternatifleri. Ayrıca polisle kurduğum hat sayesinde nefret suçlarına hızlı müdahale sağlıyoruz; topluluk tehdit edildiğinde “Seni Shahzadi’ye şikâyet ederiz” diyebiliyor.

Dans, seks işçiliği ve dilencilik Pakistan’da transların yüzde 85 ila yüzde 95’inin çalıştığı alanlar. Bizim görevimiz insanlara alternatifler sunmak: İngilizce öğrenme fırsatları, sosyal medya nefret kampanyalarına karşı farkındalık atölyeleri, dijital şikayet mekanizmalarının nasıl kullanılacağı…  

Yerel yönetim desteği ne sağladı?

KMC binasında bir ofis tahsis edildi; şikayetleri doğrudan alabiliyorum. Hatta belediye başkanı bana ‘Eğer bir mesele KMC yetki alanında değilse, sen yine de adım at ve transların sorunlarını çözmeye devam et’ dedi. Yerel yönetimin ve PPP’nin açık desteği hem görünürlük hem de hareket alanı kazandırdı. Yerel yönetimlerin yetkileri sınırlı olduğu için asıl hedefim parlamentoya girmek. Hem eyalet meclisinde hem de ulusal parlamentoda yasa düzeyinde değişiklikler yapabilecek temsilcilere ihtiyacımız var  ve ben pek çok trans bakan ve vekil göreceğimiz  inancıyla yola devam ediyorum.

Kültürel bir mücadele ve ittifak alanı: “Moorat Yürüyüşü”

Moorat March neden ve nasıl doğdu?

2022’de fotoğraflarımız sızdırıldı, adreslerimiz yayımlandı; saldırılar arttı ben de iki ya da üç kez fiziksel saldırıya uğradım. JI, translara karşı çok güçlü ve maddi destekli bir nefret kampanyası yürütüyordu buna yanıt olarak SMM’yi başlattık. Fon almadık; herkes 100 rupi gibi [yaklaşık 1 dolar] küçük katkılar yaptı. Yasanın ne getirdiğini, trans kimliği ve trans erkeklerin de bu topluluğun bir parçası olduğunu anlattık; bu Khawaja Sira geleneğinde bir dönüşüm anlamına geliyor. Bu, Pakistan’daki ilk politik trans yürüyüşü oldu.

O dönemde neredeyse tüm ülke transların karşısındaydı, böyle bir yürüyüş yapmak neredeyse imkansızdı ama başardık. Transların büyük kısmı seks işçiliği ve dilencilik yaptığı için polis görünce korkuyordu. Herkes ‘Shahzadi, polis orada olacak, nasıl geleceğiz?’ diye endişelerinden bahsediyordu ben de ‘O polis artık bizim güvenliğimiz için orada’ dedim herkese. Transların polisler için dua ettiği videolar var; çünkü ilk defa bir trans etkinliği güvenlik altında yapılıyordu.

Sindh polisi verilerine göre 6.000 ila 7.000 kişi vardı. Katılım o kadar fazlaydı ki cis-erkeklerin girişini durdurmak zorunda kaldık, çünkü izin verseydik sayı 15.000’e ulaşacaktı ve polise 1500 kişinin katılacağı yönünde bilgi vermiştik. Bu kadar büyük katılımı kimse beklemiyordu. Bu yürüyüşün ardından trans topluluğu kendi politik hareketini kurmuş oldu. Artık kendi kurallarını bilen, ilkelerini tanıyan bir lubunya topluluğumuz var. Biz artık bir talepler hareketiyiz rica etmiyoruz, talep ediyoruz.
KMC, PPP ve yerel siyasetçiler sayesinde bu güvenliği alabildik. Artık diğer partiler de trans topluluğa destek veriyor. Seçimlerde biz de kampanyalara katılıyoruz. 4 yıl önce bir transın siyasetçi olacağı hayal bile edilemezdi ama şimdi oluyor. 

Ben PPP’denim ama diğer partilerin liderleriyle de görüşüyorum. MQM, Pakistan Müslüman Ligi gibi partilere de destek verdim. Bazıları hâlâ mesafeli ama örneğin ANP ve PPP gibi partiler, yeni seçim beyannamelerine trans haklarını açıkça ekledi. Böylece en azından üç büyük parti [PPP, ANP ve MQM ] önümüzdeki beş yıl için trans haklarını gündemlerine aldılar. Bu çok önemli bir adım.

2018’de ilk kez gerçekleştirilen ‘TransPride’tan bugüne baktığında kavramsal değişimi SMM’yi nasıl değerlendiriyorsun?

Ben, Mehrub, Surkhina gibi isimler çok görünürüz ve doğrudan dini aşırılık yanlısı gruplarla mücadele ediyoruz. Bu yüzden kültürel bir zemine dayanmak zorundayız, politikamızı da kültürümüzle uyumlu şekilde kurduk. Çünkü bizim kültürümüz, translara her türlü hakkı zaten tanıyor. 

İngilizler burayı sömürgeleştirdikten sonra getirdikleri yasalar bu yapıyı yok etti. Hala Babür İmparatorluğu döneminden kalma belgelerle kayıtlı, trans topluluğa tahsis edilmiş yerler var. Biz bu kültürel geçmişi sahipleniyoruz. SMM ile topluma Batılı kültürün ürünü olmadığımızı, kendi köklerimize, Sindh’in barışçıl ve kapsayıcı kültürüne ait olduğumuzu topluma anlatıyoruz.

Bizim tarihimizde Khawaja Sira kültürü vardı. Bu kavram sadece transları değil, tüm LGBTİ+ topluluğu kapsıyor. Bu topraklarda kendini farklı hisseden herkes, tarihsel olarak bu kavram altında yer buldu. Bu yüzden yürüyüşe SMM adını verdik. “Moorat” kelimesi sadece trans topluluğu içinde kullanılan, trans kadını ifade eden ve cis-hetero toplumun bilmediği bir kelimeydi ama artık herkes bu terimi biliyor. Bu da kültürel bir kazanım.

Hangi ittifaklar kuruldu?

Son beş yıldır Aurat Yürüyüşü’nün [8 Mart Feminist Yürüyüş] organize edenlerden biriyim. 2018’de feminist kadınlar bu yürüyüşü ilk kez yapmaya karar verdiklerinde de oradaydım. Bu ittifak sadece yürüyüş günüyle sınırlı değil yıl boyunca birlikte çalışıyoruz, politik olarak çok benzer duruşlarımız var. Çoğu trans aktivist de zaten feminist gruplarla birlikte çalışıyor.

Özellikle Beluc halkı ve Peştun kayıpları konusunda çalışanlarla çok yakın ilişkiler kurduk. Manzoor Pashteen gibi isimler de SMM’ye katıldı. Bu hareket sayesinde emekçi örgütlerden feminist gruplara pek çok yerden davet alıyoruz. Aurat Yürüyüşü, Beluc kayıpları için çalışan gruplar, sol çevreler, Minority March [Hristiyan, Hindu, Sikh gibi dini azınlıkların haklarını savunan yürüyüş] bizimle ortak çalışıyor. Biz onların eylemlerine katılıyoruz, onlar da bizimkine. Bu artık politik düzeyde bir dönüşüm. Biz sadece kendi mücadelemizi vermiyoruz. Diğer ezilen gruplarla yan yana yürüyoruz çünkü bu mücadelelerin hepsi birbirine bağlı.

2018 Trans Hakları Yasası ve hukuki süreçte bugün neredeyiz?

Pakistan’da bir şey İslami bir meseleyle ilişkilendirildiğinde, kimse sana destek veremez. JI de bunu yaptı. Transları ve yasayı ‘İslam’a aykırı’ ilan ettiler, biz de bu hasarı sınırlamaya çalıştık.

Resmi olarak bir iptal yok ama Şeriat Mahkemesi, NADRA’ya (nüfus işleri) transların kimlik kartlarını bloke etmesi için yazı gönderdi. Biz de bu yazıya tekrar itiraz ettik. Bir ara mahkeme kararı var; o da şunu söylüyor: Şeriat Mahkemesi, NADRA gibi kurumlara doğrudan talimat veremez. 

Yani süreç şu an tamamen Yüksek Mahkeme’nin elinde. Şu an için bizim işimiz biraz daha kolaylaştı. Çünkü JI bu ‘drama’yı sadece yaklaşan genel seçimler için sahneye koydu. Onlara göre bu yasa ‘İslam’a saldırıydı’ ve kendilerini ‘İslam’ı koruyan taraf’ olarak konumladılar. Şeriat Mahkemesi’nde istedikleri kararı aldılar ama biz bu kararı Yüksek Mahkeme’ye taşıyarak planlarını boşa çıkardık.

Gelecekte her şey seçim sonuçlarına bağlı.   Eğer PPP ya da başka bir liberal parti iktidara gelirse, bu yasa tekrar yürürlüğe sokulabilir. Bunun için mücadele etmeye devam ediyoruz.

Toplumsal cinsiyet karşıtı söylemin uluslararası ayağı hakkında ne düşünüyorsun?

Transfobi bize Batı’dan taşındı ve hâlâ dini gruplar transfobik argümanlarını Batı’dan sağlıyorlar; trans topluluğunun nasıl yok edileceğini öğrenip burada uygulamaya çalışıyorlar.

Şeriat Mahkemesi’ndeki davada yer aldım. Orada Londra’dan, ABD’den örnekler vererek ‘Onlar bile bu kişileri erkek sayıyor, biz neden kadın olarak kabul edelim?’ dediklerine tanık oldum. Mesela benimle ilgili şöyle diyebiliyorlar: “Putin bile parlamentoda trans istemiyor, bizde Shahzadi var!” Putin’i bana karşı propaganda olarak kullanıyorlar. Buna karşı biz de yerelden, kültürümüzden güç alan bir siyaset kuruyoruz.

Gelecek hedefin ve uluslararası dayanışmadan beklentin?

Hedefim parlamentoya girmek; yerel yönetimin yetkisi sınırlı. Dışarıdan destek ise sadece fonla değil, görünür dayanışma ve ortak/ eleştirel siyasetle olmalı. Eğer bu nefret yasaları geçerse, 100 gün içinde transları suçlu ilan ederler. O yüzden şimdi mücadele zamanı. Bekleyemeyiz. Sessizlik bizi bitirir. Şimdi ses çıkarma zamanı.

Son bir şey söyleyeyim; Pakistanlılar olarak Türkiye’yi gerçekten çok seviyoruz. Mücadelenizde daha fazla güç diliyorum.

Kaos GL dergisine abone olun

Bu yazı ilk olarak Kaos GL Dergisinin Toplumsal Cinsiyet Karşıtlığı-2 dosya konulu 205. sayısında yayınlanmıştır.

Abone olmak veya tek sayı satın almak için tıklayın.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: insan hakları, kadın, aile, siyaset, dünyadan, özel haber, araştırma, inceleme, yorum, trans, lgbti, eşcinsellik
GDTM