25/02/2026 | Yazar: Kaos GL

Prof. Dr. Adem Sözüer, LGBTİ+ düşmanı düzenlemelerin yeniden gündeme getirileceği iddialarına ilişkin Dora Mengüç’e konuştu; “Bu hepimizi ilgilendiren bir insan hakkı meselesi” dedi.

Prof. Dr. Adem Sözüer: “İnsanların cinsel yönelimi ve kimliği üzerine yeni yasalar yapmanın aileyi korumakla ilgisi yoktur” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Prof. Dr. Adem Sözüer, daha önce yargı paketlerinden çıkarılan LGBTİ+ düşmanı düzenlemelerin yeniden gündeme getirilmesi üzerine Dora Mengüç’e konuştu.

İnsan onuruna ve insan haklarına saygılı bir hukuk devletinde, bu tür düzenlemelerin yapılmaması gerektiğini belirten Sözüer, insanların cinsel yönelimi ve kimliği üzerine yeni yasalar yapmanın aileyi korumakla ilgisi olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Mevcut kanunların uygulaması bile askıya alınmışken insanların cinsel yönelimi ve kimliği üzerine yeni yasalar yapmanın aileyi korumakla ilgisi yoktur. Ceza hukukunun kötüye kullanılmasının kapısı açılır. Ailenin korunması denince akla ekonomik ve sosyal haklar gelir; insanların yaşam tarzları değil.”

Sözüer, bu tür yasaların, ceza hukukunun kötüye kullanılmasına yol açacağını söyledi:

“Anayasa Mahkemesi kararlarını askıya alarak insanların cinsel yönelimleri, cinsel kimlikleri için bir takım yasalar yapmak gerçek anlamda aileyi korumakla ilgili değil. Dolayısıyla bu tür yasalarla yine ceza hukukunun kötüye kullanılmasının yolları açılacaktır.”

Tartışmaların, tüm toplumu ilgilendiren bir insan hakkı meselesi olduğunu hatırlatan Sözüer, şöyle dedi:

“Bu, hepimizi ilgilendiren bir insan hakkı meselesi. LGBT’li bireyler herhangi bir partinin seçmeni değil; ama bu da önemli değil. Eğer bir insan hakkı temelden sarsılıyorsa buna herkesin karşı çıkması gerekir. Çünkü bu, sen-ben meselesi olarak görülebilen bir konu değildir. Ceza hukuku kötüye kullanılacaksa ve temel haklar tehdit altındaysa buna amasız ‘hayır’ denmelidir.”

Röportajın tamamına ulaşmak için tıklayın. 


Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları, siyaset, anayasa, lgbti, ifade özgürlüğü
GDTM