13/04/2026 | Yazar: Kaos GL

“Kuir filmlerden oluşan seçkinin İstanbul Film Festivali’nin programında bu yıl da yer almaması, tutulmamış bir taahhüdün göstergesi. Sorumluluğun askıya alınması bir yana, izleyiciyle kurulması gereken ilişkiyi yok sayan bu sansür, kurumsal tutarsızlığı kalıcı bir pratiğe dönüştürüyor."

Oğulcan Özgenç, Susma 24’e yazdı: “Nerdesin Aşkım?”ın yokluğu ne söylüyor? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

KaosGL.org editörü Oğulcan Özgenç, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın kuir filmlerden oluşan “Nerdesin Aşkım” seçkisini bu yıl da İstanbul Film Festivali programına almaması üzerine Susma 24’e yazdı.

““Nerdesin Aşkım?”ın yokluğu ne söylüyor?” başlıklı yazısında Özgenç, 2025’ten beri devam eden LGBTİ+’lara yönelik nefret politikalarını hatırlattı; kurumların, LGBTİ+ karşıtı politikalara eşlik ederek sansürü yeniden ürettiğini söyledi:

“Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik sansür dökümü, geçen yıl tek kelimeyle “perperişan” bir tabloyu ortaya koyuyordu. “Aile Yılı” ilan edilen 2025 yılına paralel olarak LGBTİ+lara yönelik bir nefret politikası yürütüldü. Yine geçen yıl 11. Yargı Paketi yasa taslağında “Aile kurumunun korunması, toplumun genel ahlak ve değerlerine yapılan saldırıların önlenmesi, tek tipleştirme ve cinsiyetsizleştirme akımlarıyla daha etkin mücadele edilmesi amacıyla toplumsal yapıyı tahkim eden ve insan onurunu koruyan” düzenlemeler öngörülmüştü. Bu düzenlemeler, gelen tepkiler üzerine “şimdilik” geri çekildi. 2026 yılı bu karanlık tabloyu değiştirmek bir yana, neredeyse olduğu gibi devralmış durumda. Kültür-sanat alanı da, konu LGBTİ+’lar olduğunda sessizliğini koruyor. Kurumlar ise bu sessizlikle, iktidarın LGBTİ+ karşıtı politikalarına doğrudan ya da dolaylı biçimde eşlik ederek sansürü yeniden üretiyor.”

“LGBTİ+’lar için İstanbul Film Festivali’nde perde yine karardı”

Geçen yıl festival programından kaldırılan “Nerdesin Aşkım” seçkisinin, bu yıl da programa alınmadığını belirten Özgenç, şu ifadeleri kullandı:

“Bu yıl LGBTİ+’lara yönelik sansürün en çarpıcı örneklerinden biri, listeye ilk sıralardan girdi bile: İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), 2014’ten bu yana İstanbul Film Festivali programında kuir filmlere yer veren “Nerdesin Aşkım?” bölümünü geçen yıl kaldırmıştı. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası ile İstanbul Trans Onur Haftası buna yönelik olarak festivale boykot çağrısı yapmıştı. Gelen tepkilerin ardından festival yönetimi, seçki için yeterli sayıda filme ulaşamadıklarını öne sürmüş ve “Önümüzdeki yıl bu bölümü yeniden programa almayı planlıyoruz” demişti. Oysa öyle olmadı ve LGBTİ+’lar için İstanbul Film Festivali’nde perde yine karardı.”

Özgenç, İKSV’nin geçen yıl uygulanan sansüre dair açıklama yayınladığını fakat bu yıl boykot çağrılarına karşı sessizliğini koruduğunu kaydetti:

“Festival programından “Nerdesin Aşkım?” bölümünün kaldırılması bir seçkinin yokluğundan ibaret değil; tutulmamış bir taahhüdün göstergesi. Kültür-sanat kurumlarının kamuyla bir güven ilişkisi kurması gerektiği ve bu ilişkiyi tutarlılıkla sürdürmekle yükümlü olduğu düşünüldüğünde, “Nerdesin Aşkım?”ın yine program dışı bırakılması bu sorumluluğun askıya alındığını gösteriyor. Dahası, izleyiciyle kurulması gereken ilişkiyi yok eden söz konusu sansürün, herhangi bir açıklık ya da hesap verme iradesiyle sunulmaması, kurumsal tutarsızlığı kalıcı bir pratiğe dönüştürüyor. Öyle ki, geçen yıl en azından bir açıklama yapan İKSV, bu yıl yinelenen boykot çağrılarına karşı hâlâ sessiz.”

Yazının tamamına ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, yaşam, aile, siyaset, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
GDTM