31/03/2026 | Yazar: Kaos GL
Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans kadın doktoru Larin Kayataş, mesleğinden ikinci kez men edilmesinin ardından T24’e konuştu.
Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans kadın doktoru Larin Kayataş, mesleğinden ikinci kez men edilmesinin ve hakkında hapis istemiyle ceza davası açılmasının ardından T24’e konuştu.
"10 yıllık emeğime hukuksuz biçimde son verildi" diyen Kayataş, süreci şöyle anlattı:
“Ben Doktor Larin Kayataş. Vehbi Dinçerler Fen Lisesi mezunuyum, ardından Çapa Tıp Fakültesi'nde 6 yıl eğitim aldım. İkinci defa devlet memuriyetinden men edilmemle ilgili süreç benim için tekrar sorun oluşturmaya başladı. Pratisyen hekimleri, yani doktorları zorunlu görev için atıyorlar. Beni de Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne atadılar. Zaten her şey ikinci günden sonra başladı. Benim yaşam tarzımı beğenmeyen bir hemşire, tamamen kişisel bir nefret ve kininden dolayı, sanki hastane içinde kötü davranışlarım varmış gibi CİMER'e dilekçe yazıyor. Sağlık Bakanlığı da bu dilekçeden sonra benim hakkımda ilk soruşturmayı başlatıyor. Hemen bana 3 ay görevden uzaklaştırma kararı veriyorlar. 3 ay uzaklaştırmanın ardından ben hastaneye geri dönüyorum, bu sefer 2 ayda bir Sağlık Bakanlığı müfettişleri tarafından soruşturmalara çağırılıyorum.”
Soruşturmalarda “genel ahlaka aykırılık” iddiasıyla özel hayatının incelendiğini belirten Kayataş, şu ifadeleri kullandı:
“Soruşturmaların genel konusunu Sağlık Bakanlığı şöyle getiriyor: "Genel ahlaka aykırı sosyal medya paylaşımları vardır. Bu, görev dışında devlet memuruyla bağdaşmayacak hal ve hareketlerdir." 657 sayılı kanunun 56. maddesinden bana işlem başlatılıyor. “Genel ahlaka aykırılık.” Bana sorulan soruların hiçbiri görev içi doktorluk veya hastane performansıyla ilgili değil. Tamamen özel hayatımla ilgili: "8 Mart'a neden katıldınız?", "CHP ile ilgili niye tweet attınız?", "Bu tweetleri atarken utanmadınız mı?" gibi... Benim özel hayatımla ilgili yargılayıcı, utanç yüklemeye çalışıyorlar. Ben her soruşturmaya avukatımla gittim. Hatta avukatım kaç kere müdahale etti. Bir devlet kurumu, bir personelin özel hayatını inceleyemez.”
“Beni koruması gereken Sağlık Bakanlığı, çalışma hakkımı gasp ediyor”
Kayataş, “Beni koruması gereken Sağlık Bakanlığı, tam tersi çalışma hakkımı gasp ediyor ve beni korkutuyor” dedi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önce çok kötü hissettim çünkü ciddi bir 10 yıllık emeğim var. Üzüldüm, ağır geldi. Sonra korkmaya başladım. Beni koruması gereken Sağlık Bakanlığı, tam tersi çalışma hakkımı gasp ediyor ve beni korkutuyor. Hemen avukatımla dava açtık. İdare mahkemesinde hem 3 aylık uzaklaştırma hem de ilk devlet memuriyetinden men davasını kazandık. Bana yapılan iki işlem de hukuka aykırı bulundu. Özellikle İstinaf Mahkemesi, anayasanın 20. maddesine (özel hayatın gizliliği) atıfta bulunarak, sosyal medya paylaşımlarının görevine yansıdığına dair somut delil olmadığını belirtti. Hatta 1,5 yıllık yatmayan doktor maaşlarımın da faiziyle ödenmesine karar verildi. Danıştay davası da bir ay önce kesinleşti ve bizi haklı buldu. 2023 Ağustos ayında mahkeme kararıyla görevime geri döndüm.”
Mahkeme kararına rağmen yine “genel ahlaka aykırılık” gerekçesiyle ikinci defa devlet memuriyetinden men edildiğini vurgulayan Kayataş, şunları kaydetti:
“Görevime döndüğüm gün, önüme ikinci defa soruşturma açıldığına dair bir kağıt geldi. Ben ve avukatım şok geçirdik. Mahkeme kararını umursamazcasına, ilk gün ilk dakika tekrar soruşturma ve ikinci bir 3 aylık görevden uzaklaştırma verdiler. Bu süreç bitince hastanede 9 ay kadar çalıştım. Ancak sonunda ikinci karar geldi: Yine aynı madde, yine "genel ahlaka aykırılık" gerekçesiyle mahkeme kararına rağmen ikinci defa devlet memuriyetinden men edildim. Şimdi bu süreçte ben iki ayrı kanaldan çok ciddi bir nefrete ve ayrımcılığa maruz kaldım. Bir tanesi zaten mahkeme kararıyla sabitlenmiş Sağlık Bakanlığı, diğer tarafta ise toplumun bir kesiminin bana karşı yönelttiği nefret ve ayrımcılık var. İlk devlet memuriyetinden men edildiğimde bunu kamuoyuyla paylaştığımda sosyal medyada ciddi bir destek gelirken, aynı zamanda çok ciddi nefret, ayrımcılık, iftiralar da geldi.”
Tamamına ulaşmak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, çalışma hayatı, sağlık, siyaset, anayasa, dava, trans, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, genel ahlak
