13/08/2026 | Yazar: Seçin Tuncel

Yirmi bir yıldır kadınları yazmaya çağıran yarışma, zaman içinde yalnızca bir öykü yarışması olmanın ötesine geçti; kadın kadına aşkın, dostluğun, arzunun, dayanışmanın ve mücadelenin edebiyatta daha fazla yer bulmasına alan açtı.

“Mutlu Aşk Vardır”dan “Sahip Çık”a: Kadın Kadına Öykü Yarışması'nın 21 yıllık hafızası Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Bazı hikayeler yalnızca anlatılmaz; yıllar içinde birbirine eklenerek bir hafıza oluşturur. Kaos GL’nin Kadın Kadına Öykü Yarışması da 2006’dan bu yana böyle bir hikaye anlatıyor. “Mutlu Aşk Vardır” diyerek başlayan yolculuk, yirmi birinci yılında “Sahip Çık” çağrısıyla devam ediyor.

Yirmi bir yıldır kadınları yazmaya çağıran yarışma, zaman içinde yalnızca bir öykü yarışması olmanın ötesine geçti. Lezbiyen* anlatının görünürlük kazanmasına, kadınların kendi deneyimlerini kendi sözleriyle anlatmasına ve kadın kadına aşkın, dostluğun, arzunun, dayanışmanın ve mücadelenin edebiyatta daha fazla yer bulmasına alan açtı.

Her yıl değişen tema ise bu yolculuğun izlerini taşıdı. Çünkü yarışmanın tarihi biraz da hangi kelimelerin o yıllarda öne çıktığının tarihi.

“Mutlu Aşk Vardır” diyerek başlamak

2006 yılında ilk kez düzenlenen yarışmanın teması “Mutlu Aşk Vardır”dı. Ardından “İlk Adım, İlk Kadın”, “İlk Aşk” ve “Ten ve Tutku” geldi.

İlk yılların temaları, kadın kadına aşkın yalnızca var olduğunu değil, anlatılabileceğini de söyleyen bir yerden konuştu. Görünmez kılınan hayatlara, arzulara ve ilişkilere kendi sözleriyle yer açan öyküler biriktikçe yarışma da kendi dilini bulmaya başladı.

2009’da tema “Ütopya” oldu. Başka türlü bir dünyayı hayal etmek, başka türlü ilişkiler kurmak, bize çizilen sınırların dışına çıkmak ve henüz var olmayan bir hayatı yazıyla kurmak yarışmanın parçasına dönüştü.

Sonraki yıllarda “Bir Kadın (mı) Sevdim”, “Her Yerdeyiz”, “Mor”, “Yol” ve “Bir Mücadeledir Aşk” temalarıyla kadınlar bu kez aşkın yanı sıra kimlikleri, ilişkileri, mücadeleleri ve dayanışmaları üzerinden kendi hikayelerini anlattı.

Böylece yarışmanın yılları birbirinden bağımsız başlıklar olarak kalmadı. Her yeni tema, bir öncekinin açtığı yerden ilerleyen başka bir anlatının kapısını araladı.

Aşkın içinden mücadeleye, mücadeleden dayanışmaya

2015’ten itibaren “Ses”, “Dert Bende Derman Bende” ve “O Halde Aşk: Tanımaz Sınırları” temalarıyla yol devam etti.

Bu dönemde öykülerde aşkın yanında sesini duyurma, kendi yarasına kendi dermanını arama, dostluk ve dayanışma daha fazla görünür oldu. Aşk, yalnızca iki kişi arasında yaşanan bir duygu olmaktan çıkarak birlikte hayat kurmanın, direnmenin ve yeniden başlamanın da bir parçası olarak anlatıldı.

Ardından “Süper Gücünü Hatırla”, “Bir Dostluktan Neler Doğar”, “Geleceği Hatırla” ve “Ev” geldi.

Temaların değişmesiyle birlikte yarışmanın etrafında biriken hikâyeler de çoğaldı. Geçmiş, gelecek, dostluk, ev ve aidiyet gibi kavramlar kadın kadına aşkın anlatıldığı öykülerin dünyasını genişletti.

Pandemi ile yarışma “Nasılsın?” diye sordu. Ardından “Radikal Şefkat” geldi. “Bas Smaçı, Bas Bas Bas!” ile mücadele ve itiraz yeniden başka bir dille ortaya çıktı. Geçen yıl ise tema “Aile”ydi.

Bu temaları yan yana koyduğumuzda, yalnızca bir yarışmanın yirmi bir yıllık geçmişini değil, Türkiye’de feminist ve LGBTİ+ hareketinin de farklı dönemlerde hangi soruların peşine düştüğünü görebiliyoruz.

Beş ciltlik bir hafıza: Aşkın L Hali

Bu uzun yolculuk, yalnızca yarışmaya gönderilen öykülerde kalmadı. 2006-2020 yılları arasında dereceye giren öyküler, beş ciltlik Aşkın L Hali* dizisinde bir araya geldi.

Beş cilt, yarışmanın değişen temalarıyla birlikte büyüyen edebi birikimini de görünür kılıyor. “Mutlu Aşk Vardır” diyerek başlayan görünürlük ve söz alma çağrısından “Ütopya” ile başka dünyalar kurmaya; “Mor”, “Yol” ve “Bir Mücadeledir Aşk” ile kendi dilini arayan karakterlerden “Ses”, “Dert Bende Derman Bende” ve “O Halde Aşk: Tanımaz Sınırları” ile dayanışma ve şefkate uzanan bir külliyat ortaya çıkıyor.

Aşkın L Hali*, kadınların aşkını, dostluğunu, arzusunu, öfkesini, mücadelesini ve hayallerini kendi sözleriyle kayda geçiren kolektif bir edebiyat arşivi. Yarışmanın yıllar içinde yalnızca yeni öyküler üretmediğini, aynı zamanda feminist ve kuir edebiyatın hafızasına da katkı sunduğunu gösteriyor.

Şimdi sıra “Sahip Çık”ta

Yirmi birinci yılın teması “Sahip Çık”.

Belki de yirmi bir yıl boyunca yazılan onca hikâyenin ardından gelen bu iki kelime, yarışmanın bugünkü hâline dair çok şey söylüyor. Hafızaya sahip çıkmak, birbirimize sahip çıkmak, yazmaya, anlatmaya ve kendi hikâyelerimizi kurmaya sahip çıkmak…

Çünkü yıllar içinde değişen yalnızca temalar olmadı. Yarışmaya yazan kadınların kurduğu dünyalar da çoğaldı. Bir öyküde aşk, başka bir öyküde dostluk; bir başkasında ev, şefkat, öfke, kayıp ya da mücadele kendine yer buldu. Her metin, daha önce anlatılmamış bir hayatı görünür kıldı.

Bugün geriye dönüp baktığımızda yarışmanın tarihini yalnızca kazanan öyküler üzerinden okumak mümkün değil. Asıl hikaye, yirmi bir yıl boyunca yazmaya devam etmekte; birbirinin hikâyesini duymakta ve o hikâyeleri geleceğe bırakmakta.

2006’da “Mutlu Aşk Vardır” diyerek başlayan yolculuk, 2026’da “Sahip Çık” diyerek yeni hikayelerini bekliyor.

21. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın başvuru koşullarını, tema metnini ve başvuru bilgilerini öğrenmek için tıklayın. 


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, kültür sanat, yaşam, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
İstihdam