13/05/2026 | Yazar: Kaos GL
Mabel Matiz, 15. sanat yılını dinleyicilerine yazdığı mektup ile kutladı; “Kendimi özgürce, içimden geldiği gibi ifade ederken yanımda olduğunuzu bilmek bana güç veriyor” dedi.
Mabel Matiz, 15. sanat yılını dinleyicilerine yazdığı mektup ile kutladı.
Matiz mektubunda, 15 yıl önce kendi adını taşıyan ilk albümünü yayınladığını söyledi, şu ifadeleri kullandı:
“15 yıl önce bugün kendi adımı taşıyan ilk albümümü yayınladım. Çok toy ve gençtim, çok da hevesli. Kendini göstermekten delicesine ürken, ama göğsündeki ağırlıkla geride kalmaktan da her an ölesiye korkan bir garip hal. Şairler, ozanlar, deliler kahramanımdı. Gökyüzüne benden önce söylenmiş tüm sözler pusulam. Yolun beni nereye götüreceğini hiç bilmiyordum ama kaderime de güveniyordum galiba. Erken yaşlarda insanda daha dolaysız bi’ deli cesareti oluyor. Az bilmek belki çok işe yarıyor. Özenle edindiğim altın bileziğime aldırmadım. Tutkularımın peşinden bodoslama gittim. Gidiş o gidiş… Ne ara 15 yıl oldu? Hiçbir fikrim yok. Çalışmakla, üretmekle, kendimi kazmakla, denemekle geçti. Sizlerle yan yana geçti bunca zaman. Bunu biliyorum. Ne günler, ne güzellikler yaşadık uzun uzun birlikte. Zorlukları da bazen içinde. Güneşi de paylaştık, fırtınayı da gördük.”
“Sırada yazacak yeni sayfalar var”
Sırada yazacak yeni sayfaların ve anıların olduğunu belirten Matiz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bütün bunlar olurken yalnızca ve yalnızca kendim olmak, olduğum gibi görülmek ve bundan ödün vermemek derdindeydim. Paravansız, filtresiz bir poster yapmak. Bazen o posteri yırtabilmek. Ve yenisini yapmak. Elbet kolay değildi. Yaşım Çocuk, Gök Nerede, Maya, Fatih, Aklıselim... Bir sürü tekli şarkı, ortak çalışma, başka başka seslerde can bulan satırlar, melodiler… Her biri hayatımın bir başka dönüm noktası oldu; her biri kutlu bir nişan gibi göğsümde… Sanırım bütün Türkiye’yi ve Avrupa’nın bir bölümünü defalarca bu şarkılarla gezdim. Günü geldi alçak tavanlı ufacık rock barlarda kaygısız, avaz avaz bir neşeyle kafa salladık. (Hayal Kahvesi konserlerinde, gece sonlarında, Huysuz Virjin için hayal edip yazdığım rock-kantoyu, söyleyişlerimizi hatırlayanlar burada mı?) Günü geldi kocaman açıkhava sahnelerinde, festivallerde binlerce kişi tek yürek halde ağlayıp güldük, halay bile çektik! Bir gün bir klip çekiminde kendimi otel odaları arasında gezinip yakın arkadaşlarımla *“Çoluk Çocuk”*taki “Chelsea Hotel” yıllarını canlandırırken buldum. Bir başkasında rüyalarımı takip edip Nemrut’un karlı zirvelerine çıktım, kendi ruhumun ilacını kovaladım. Bir gün pop art oldum, bir diğer gün elimde kilimimle dünyada sığınacak bir yer aradım. Bir gün dans pistindeydim, bir gün tarihi bir İstanbul köşkünde; başka bir gün ise Anadolu’nun bozkırlarında nefes nefese koşuyordum… Hepsi çok güzeldi. Her seferinde çok eğlendim. Sırada yazacak yeni sayfalar, yeni anılar var…”
“Kendimi özgürce ifade ederken yanımda olduğunuzu bilmek bana güç veriyor”
Matiz, 15. sanat yılı için iki ayrı proje üzerinde çalıştığını söyledi; dinleyicilerine teşekkür ederek yeni yazdığı şarkıdan bir dörtlük paylaştı:
“Sırada yapacaklarım için çocuk heyecanım yine baş köşede. 2019’da kurarak kendime en büyük iyiliği yaptığım bağımsız plak şirketim Pose Records’ta yoğun bir trafik, neşeli bir telaş var bugünlerde. Arkadaşlığımızın 15. yılına özel iki ayrı proje üzerinde çalışıyorum. Mutfağımızdan yeni sesler, dumanlar yükseliyor. Bunları sizle buluşturmak için sabırsızlanıyorum. Birlikte geçirdiğimiz bu 15 yılın her saniyesi için size kalpten teşekkür ederim. Tırnaklarımla kazıdığım, sözcüklerimle ördüğüm hikayeme ortak oldunuz. Safiyane bir dostluk, bir gönül birliği oldu aramızda. Kendimi özgürce, içimden geldiği gibi ifade ederken, hep bir şekilde orada, yanımda olduğunuzu bilmek, beni duyduğunuzu, şarkılarımı her seferinde istekle hayatınıza aldığınızı, sarıp sarmaladığınızı bilmek bana güç veriyor. Bu bağ bize iyi geliyor. Biliyorum. Nice ortak güzel anılara, yıllara, yıl dönümlerine! Mektubumu yeni yazdığım bir şarkıdan bir dörtlükle sonlandırıyor ve gözlerinizden öpüyorum. Yakında tekrar görüşmek üzere.
‘Değdi mi sor bunca şeye
Bir su yaşamak, içtim kana kana
Bu dünyaya bir daha gelsem
Yine kendim olmayı seçerdim’”
Mektuba ulaşmak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, yaşam, lgbti, ifade özgürlüğü
.jpg)