02/04/2026 | Yazar: Kaos GL

15 LGBTİ+ derneği, son dönemde birçok LGBTİ+ aktivistine, kendilerini devletin farklı kurum ve birimlerinde görevli olarak tanıtan kişilerin ulaşmasına ve LGBTİ+ hareketine yönelik “istihbarî araştırma” faaliyetlerine, yayınladıkları ortak açıklama ile tepki gösterdi.

LGBTİ+ derneklerinden ortak açıklama: “LGBTİ+ hareketini kriminalize etmeyi bırakın; ajanlaştırma girişimlerine son verin” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org

15 LGBTİ+ derneği, son dönemde birçok LGBTİ+ aktivistine, kendilerini devletin farklı kurum ve birimlerinde görevli olarak tanıtan kişilerin ulaşmasına ve LGBTİ+ hareketine yönelik “istihbarî araştırma” faaliyetlerine ilişkin ortak açıklama yayınladı; “Aktivistlere hareket hakkında daha fazla bilgi vermeleri, başka aktivistler/kurumlar hakkında konuşmaları, ilişki ağlarını aktarmaları yönünde telkinlerde bulunuluyor; yani ajanlaştırma girişimleri devreye sokuluyor. Bu tablo, LGBTİ+’ları yalnızlaştırmayı, korkutmayı, mücadeleyi zayıflatmayı hedefleyen sistematik bir sindirme siyasetine işaret ediyor” diyerek LGBTİ+ hareketine yönelik kriminalizasyona tepki gösterdi.

Dernekler açıklamasında, devletin LGBTİ+ hareketine “yasa dışı, gizli ve hiyerarşik bir yapılanma” şeklinde yaklaştığını belirtilerek şu ifadelere yer verdi:

“Son dönemde birçok LGBTİ+ aktivistine, kendilerini devletin farklı kurum ve birimlerinde görevli olarak tanıtan kişiler tarafından ulaşıldığını öğreniyoruz. Kendisini devlet görevlisi olarak tanıtan şahıslar, aktivistlere LGBTİ+ hareketinin hak savunuculuğu faaliyetleri, birlikte kurdukları dayanışma ve yürütülen çalışmalar ve örgütlenme biçimleri hakkında sorular yöneltiyor. Soruların içeriğinden açıkça anlıyoruz ki, LGBTİ+ hareketine sanki yasa dışı, gizli ve hiyerarşik bir yapılanmaymış gibi bir algıyla yaklaşılıyor. Biz açıkça söyleyelim: LGBTİ+ olmak da, haklar için mücadele etmek de, örgütlenmek de suç değildir! Örgütlenmekten suç, LGBTİ+’lardan suçlu çıkartamazsınız!”

“Hak savunuculuğu faaliyetleri sanki bir suçmuş gibi ele alınıyor”

Açıklamada, LGBTİ+ derneklerinin birbiriyle dayanışmasının ve birlikte mücadele etmesinin kriminal bir ilişki şeklinde yorumlanmak istendiği ifade edildi:

“LGBTİ+ mücadelesi “Biz buradayız!” diyen bir mücadeledir. Her yerdedir, meşrudur, kamusaldır. Yıllardır etkinliklerimizi, kampanyalarımızı, dayanışma ve hak savunuculuğu faaliyetlerimizi herkesin gözü önünde sürdürüyoruz. Buna rağmen yürüttüğümüz hak savunuculuğu faaliyetleri sanki bir suç faaliyetiymiş gibi ele alınıyor; örgütlerimizin birbiriyle dayanışması, ortak söz üretmesi ve birlikte mücadele etmesi ise kriminal bir ilişkiymiş gibi yorumlanmak isteniyor. Bu yaklaşım, LGBTİ+ hareketini kriminalize etme çabasından başka bir şey değildir.”

“İstihbarî araştırma faaliyetleri”

LGBTİ+’ların uzun süredir sistematik saldırılara maruz bırakıldığını vurgulayan dernekler, devletin her kademesinden yürütülen ayrımcılık politikalarına dikkat çekti:

“Biz bunun yeni ve tekil bir gelişme olmadığını biliyoruz. Uzun süredir LGBTİ+’lara yönelik sistematik saldırılarla karşı karşıyayız. Bu saldırılara devletin her kademesinden yürütülen sistematik ayrımcılık politikalarından aşinayız.  Siyasetçilerin nefret söylemlerinde, cinsiyet uyum sürecine ve hormonlara erişimin kısıtlanmasında hatta fiilen durdurulmasında, hak savunucularına yönelen yargısal tacizde, örgütlerin maruz bırakıldığı idari baskılarda, soruşturmalarda ve davalarda görüyoruz. Medyada bir dizi trollün LGBTİ+ içeriklerine karşı savaş açıp nefret içerikleri üretmesinden biliyoruz. Şimdi ise bu zincire, LGBTİ+ hareketini kriminal, hiyerarşik bir örgüt yapısı gibi kavrayan kimselerin bu harekete yönelik “istihbarî araştırma” faaliyetleri ile yeni bir halka ekleniyor.”

“Eşit, özgür ve onurlu bir yaşam için verdiğimiz mücadelemiz meşrudur”

Dernekler, “Buradan açıkça söylüyoruz: İnsan haklarını savunmak suç değildir. Dayanışma suç değildir. Örgütlenmek suç değildir. LGBTİ+ olmak suç değildir” diyerek açıklamayı sürdürdü:

“Biz LGBTİ+’lar bu coğrafyada dün vardık, bugün varız, yarın da var olacağız. Eşit, özgür ve onurlu bir yaşam için verdiğimiz mücadelemiz meşrudur. Bu mücadele, birilerinin tahayyül ettiği gibi başı, buyruğu, gizli merkezi olan bir yapı değil; farklı deneyimlerin, farklı sözlerin ve farklı mücadele biçimlerinin eşit yaşam talebinde buluştuğu ortak bir özgürlük ve insan hakları mücadelesidir. LGBTİ+ hareketi yalnızca LGBTİ+’ların değil; eşitliğe, özgürlüğe, insan onuruna ve birlikte yaşama inanan herkesin mücadelesidir. Bugün bize yönelen bu kriminalizasyon politikalarının yalnızca LGBTİ+’ları hedef almadığını da biliyoruz. Daha öncesinde sol, sosyalist harekete, Kürt özgürlük hareketine, feminist harekete, gençlik hareketine ve muhalif olan çokça harekete karşı devreye sokulmuştu. Dayanışmayı suç, örgütlenmeyi tehdit, hak savunuculuğunu ise şüphe gibi göstermeye çalışan bu siyaset, yalnızca LGBTİ+’ları değil, hepimizi hedef aldı ve almaya devam ediyor.”

“Kriminalize edilmeye, yalnızlaştırılmaya, susturulmaya boyun eğmiyoruz”

Bu hukuksuzluk karşısında dayanışmayı büyüteceğini söyleyen dernekler; LGBTİ+’lara, insan hakları savunucularına, demokratik kitle örgütlerine ve toplumsal muhalefete seslendi:

“LGBTİ+’lara sesleniyoruz: Yalnız değilsiniz. Benzer biçimlerde sizinle iletişime geçiliyor, baskı altına alınmaya çalışılıyor, sorgulanıyorsanız bilin ki bu saldırılar karşısında yalnız değilsiniz. Bu hukuksuzluk karşısında dayanışmayı büyütecek, korkunun ve yalnızlaştırmanın karşısında birlikte duracağız. İnsan hakları savunucularına, demokratik kitle örgütlerine ve toplumsal muhalefete sesleniyoruz: LGBTİ+’lara yönelik bu kriminalizasyon çabası yalnızca LGBTİ+’ların meselesi değildir. Bu girişimler, hak ve özgürlüklerin tamamını hedef alan daha geniş bir baskı siyasetinin parçasıdır. LGBTİ+’ları yalnız bırakmayın. Dayanışmayı büyütelim, yan yana duralım, birlikte mücadele edelim.”

Kamuoyuna çağrı yapan dernekler, “Haklarımızdan, hayatlarımızdan, bedenlerimizden, aşklarımızdan, özgürlüklerimizden vazgeçmiyoruz. Kriminalize edilmeye, yalnızlaştırılmaya, susturulmaya boyun eğmiyoruz” dedi:

“LGBTİ+’ları kriminalize etmeye çalışan söylemlere, yalanlara ve hedef göstermelere inanmayın. Yıllardır eşitlik, özgürlük ve onurlu yaşam için açıkça mücadele eden LGBTİ+’ların sözünü büyütün. Çünkü bugün hedef alınan yalnızca LGBTİ+’lar değil; hepimizin ortak yaşamı, özgürlüğü ve geleceğidir.”

Dernekler, taleplerini şöyle sıraladı:

  • “LGBTİ+ hareketini kriminalize etmeyi bırakın.
  • Ajanlaştırma girişimlerine son verin.
  • Hak savunucularına yönelik baskı ve tehditleri durdurun.
  • LGBTİ+’ların yaşam, örgütlenme ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırılara son verin.”

İmzacı kurumlar

17 Mayıs Derneği, 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER), Genç LGBTİ+ Derneği, HEVİ LGBTİ+ Derneği, Kaos GL Derneği, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG), Mersin LGBT 7 Renk Eğitim Araştırma ve Dayanışma Derneği, Muamma LGBTİ+ Eğitim Araştırma ve Dayanışma Derneği, Özgür Renkler Derneği, Pembe Hayat Derneği, Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), ÜniKuir Derneği


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, anayasa, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
GDTM