24/06/2026 | Yazar: Kaos GL

LGBTİ+ örgütleri, NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da gerçekleştirilen operasyonlarda aralarında Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın da bulunduğu 209 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

LGBTİ+ dernekleri: “Yıldız Tar ve tüm gözaltılar serbest bırakılsın!” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

LGBTİ+ örgütleri, NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da düzenlenen operasyonlarda aralarında Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın da bulunduğu 209 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Ortak açıklamada, gözaltılar arasında çok sayıda LGBTİ+, kadın ve feminist hak savunucusu, avukat, akademisyen, sendika temsilcisi ve insan hakları savunucusunun bulunduğu belirtilerek, gözaltıların derhal sonlandırılması çağrısı yapıldı.

Açıklamada, “Gazeteci, avukat, akademisyen olmak suç değildir. LGBTİ+ hak savunuculuğu suç değildir” denilerek, ev baskınları sırasında gözaltı gerekçelerine ilişkin avukatlara ve yakınlara sağlıklı bilgi verilmediği ifade edildi. Soruşturma dosyasındaki kısıtlılık kararı ve gözaltındakilere getirilen 24 saatlik avukat görüş yasağının savunma hakkının ihlali olduğu belirtilen açıklamada, “Avukatın bilgiye erişimi engellenemez. Savunma hakkı kısıtlanamaz” ifadeleri kullanıldı.

“Korku iklimi yaratılmasına izin vermeyeceğiz”

LGBTİ+ örgütleri, Ankara’da NATO Zirvesi gerekçesiyle alınan yasak ve güvenlik tedbirlerini de eleştirdi. Açıklamada, Ankara Onur Yürüyüşü’nün bu yıl yasaklara ve polis ablukasına rağmen gerçekleştirildiği hatırlatılarak, “NATO bahanesiyle Ankara’nın, hayatlarımızın ve haklarımızın kapatılmasına; güvenlik bahanesiyle korku iklimi yaratılmasına izin vermeyeceğiz” denildi.

Ortak açıklamada, gözaltına alınanlar arasında daha önce kamuoyu önünde hedef gösterilen isimlerin yanı sıra farklı yaşlardan ve mesleklerden çok sayıda kişinin bulunduğuna dikkat çekilerek, operasyonların yalnızca belirli kişileri değil, toplumsal muhalefeti hedef aldığı savunuldu. Açıklamada, “Bu durum, operasyonların münferit kişilerle sınırlı olmadığını; LGBTİ+ hareketini, feminist mücadeleyi, devrimci gençlik hareketlerini, emek mücadelesini, insan hakları savunucularını ve demokratik örgütlenme alanlarını kriminalize etmeyi hedeflediğini gösteriyor” ifadelerine yer verildi.

“Hak savunucuları güvenlik tehdidi değildir”

Türkiye’de örgütlenme özgürlüğünün uzun süredir baskı altında tutulduğunu belirten örgütler, “Hak savunucuları güvenlik tehdidi değildir. Örgütlenme özgürlüğü bu bahaneyle hedef alınamaz” dedi.

Açıklamada ayrıca, Yıldız Tar’ın HDK soruşturması kapsamında yargılandığı davanın duruşmasından bir gün önce gözaltına alınmasına dikkat çekildi. LGBTİ+ örgütleri, “Yıldız Tar’ın yargılandığı davanın duruşmasına bir gün kala ev baskınıyla gözaltına alınması, LGBTİ+ haberciliğine, hak savunuculuğuna, örgütlenme özgürlüğüne ve LGBTİ+ hareketinin hafızasına yönelmiş açık bir müdahaledir” değerlendirmesinde bulundu.

“Yıldız Tar yalnız değildir”

“Yıldız Tar yalnız değildir. LGBTİ+ haberciliği susturulamaz” denilen açıklamada, operasyonların toplumsal muhalefeti ve hak mücadelelerini hedef alan güvenlikçi politikaların bir sonucu olduğu savunuldu. Örgütler, “Türkiye demokrasisi için tehdit olan hak savunuculuğu değil, istediği zaman istediği hakları askıya alan güvenlikçi politikalardır” ifadelerini kullandı.

LGBTİ+ örgütleri açıklamanın sonunda, Yıldız Tar ve gözaltındaki herkesin derhal serbest bırakılmasını, dosyadaki avukat görüş kısıtlaması ile kısıtlılık kararının kaldırılmasını talep ederek, “LGBTİ+ hak savunuculuğu, örgütlenmesi ve haberciliği suç değildir” dedi.

İmzacı örgütler: 17 Mayıs Derneği, 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER), Genç LGBTİ+ Derneği, HEVİ LGBTİ+ Derneği, Kaos GL Derneği, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG), Mersin 7 Renk LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Muamma LGBTİ+ Eğitim Araştırma ve Dayanışma Derneği, Özgür Renkler Derneği, Pembe Hayat Derneği, Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) ve ÜniKuir Derneği.

Açıklamanın tamamı şöyle: 

Bu sabah, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi öncesi yapılan ev baskınlarında Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni, gazeteci ve LGBTİ+ hak savunucusu yol arkadaşımız Yıldız Tar’ın da aralarında olduğu 209 kişi gözaltında alındı. 209 kişinin arasında çok sayıda LGBTİ+, kadın ve feminist hak savunucusu, avukat, akademisyen, emek örgütü temsilcisi, devrimci, demokrat ve genç de yer alıyor.


Gazeteci, avukat, akademisyen olmak suç değildir. LGBTİ+ hak savunuculuğu suç değildir.


Ev baskınları sırasında eşyalar dağıtıldı, gözaltı gerekçelerine dair avukatlara ve yakınlara sağlıklı bilgi verilmedi. Ayrıca soruşturma hakkında verilen kısıtlılık kararı nedeniyle avukatların dosyadaki bilgi ve belgelere erişimi engellendi. Gözaltındakilere getirilen 24 saatlik avukat görüş kısıtlaması ve kısıtlılık kararı savunma hakkının açık ihlalidir.

Avukatın bilgiye erişimi engellenemez. Savunma hakkı kısıtlanamaz.

Ankara, NATO Zirvesi gerekçesiyle yasaklarla, ablukayla ve güvenlik tedbirleriyle adeta kapatılıyor. Bu yıl Ankara Onur Yürüyüşü, yasaklara, polis ablukasına ve gözaltı tehditlerine rağmen gerçekleştirilmişti. Yürüyüşün ardından 8 kişinin gözaltına alınmasına yol açan yasakçı yaklaşım, dün yapılan ev baskınlarıyla 200’ü aşkın kişinin gözaltına alınmasıyla devam etmiştir. 

NATO bahanesiyle Ankara’nın, hayatlarımızın ve haklarımızın kapatılmasına; Güvenlik bahanesiyle korku iklimi yaratılmasına izin vermeyeceğiz.

Gözaltına alınanlar arasında daha önce kamuoyu önünde hedef gösterilen kişiler olduğu gibi, hakkında herhangi bir soruşturma ya da dava bulunmayan; farklı yaşlardan, mesleklerden ve mücadele alanlarından birçok kişi de bulunuyor. Bu durum, operasyonların münferit kişilerle sınırlı olmadığını; LGBTİ+ hareketini, feminist mücadeleyi, devrimci gençlik hareketlerini, emek mücadelesini, insan hakları savunucularını ve demokratik örgütlenme alanlarını kriminalize etmeyi hedeflediğini gösteriyor. LGBTİ+ hareketini, feminist mücadeleyi, devrimci gençlik hareketlerini, emek mücadelesini, insan hakları hareketi ve demokratik örgütlenme alanlarını kriminalize ediyor.

Türkiye’de örgütlenme özgürlüğü uzun süredir yasaklar, kapatma davaları, soruşturmalar, idari baskılar ve hedef göstermelerle baskı altına alınmak isteniyor. Ev baskınları, hak savunucularını ve demokratik mücadeleleri “güvenlik tehdidi” olarak gören politikanın bu baskıyı derinleştirme girişimidir! 

Hak savunucuları güvenlik tehdidi değildir. Örgütlenme özgürlüğü bu bahaneyle hedef alınamaz.

Yıldız Tar’ın yargılandığı davanın 24 Haziran’daki üçüncü duruşmasına bir gün kala ev baskınıyla gözaltına alınması LGBTİ+ haberciliğine, hak savunuculuğuna, örgütlenme özgürlüğüne ve LGBTİ+ hareketinin hafızasına yönelmiş açık bir müdahaledir. Yıldız Tar şahsında hedef alınan, LGBTİ+’ların sesini duyurma, haber yapma, örgütlenme ve dayanışma hakkıdır.

Yıldız Tar yalnız değildir. LGBTİ+ haberciliği susturulamaz.

Biz LGBTİ+ örgütleri olarak NATO güvenliği adı altında yürütülen bu operasyonların korku iklimini büyüttüğünü, toplumsal muhalefeti ve hak mücadelelerini düşmanlaştıran bir politikanın eseri olduğunu görüyoruz. Gazeteciler, LGBTİ+ hak savunucuları, feministler, avukatlar, akademisyenler, emek örgütleri, devrimci gençler ve insan hakları savunucularının ifade özgürlüğü hakkı vardır.

Türkiye demokrasisi için tehdit olan hak savunuculuğu değil, istediği zaman istediği hakları askıya alan güvenlikçi politikalardır.

Bu sebeplerle, Yıldız Tar ve gözaltındaki herkesin derhal serbest bırakılması ve dosyadaki  avukat görüş kısıtlaması ile kısıtlılık kararının kaldırılması aciliyet arz etmektedir.

LGBTİ+ hak savunuculuğu, örgütlenmesi ve haberciliği suç değildir!

Haklarımızı biliyor, hayatlarımızdan ve mücadelemizden vazgeçmiyoruz.

23 Haziran 2026


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
İstihdam