06/07/2026 | Yazar: Kaos GL
Kaos GL'nin 2025 Yılında Türkiye'de Gerçekleşen Homofobi ve Transfobi Temelli Nefret Suçları Raporu yayınlandı. Rapora göre katılımcıların yüzde 62'si doğrudan nefret suçu mağduru olduğunu belirtirken, en yaygın nefret suçu biçimi sözlü saldırı oldu.
Kaos GL'nin 2025 Yılında Türkiye'de Gerçekleşen Homofobi ve Transfobi Temelli Nefret Suçları Raporu yayınlandı.
Raporda, örgütlü ve bireysel LGBTİ+ hak savunucularının yoğun yargısal ve idari baskılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, LGBTİ+'lara yönelik nefret suçlarının belgelenmesinin özel önem taşıdığı vurgulandı.
Rapora göre, araştırmaya katılanların yüzde 62'si doğrudan homofobi veya transfobi temelli nefret suçuna maruz kaldığını belirtirken, yüzde 38'i nefret suçuna tanıklık ettiğini ifade etti. Raporda, bu verilerin nefret suçlarının münferit olaylar değil, sistematik bir sorun olduğunu gösterdiği kaydedildi.
En yaygın nefret suçu sözlü saldırı
Rapora göre nefret suçları en çok sözlü ve psikolojik şiddet biçiminde yaşanıyor.
Önyargı saikiyle hakaret veya sözlü saldırı yüzde 46 ile ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 33 ile şiddet tehdidi ve yüzde 25 ile fiziksel saldırı izledi. Katılımcılar ayrıca yüzde 17 oranında cinsel taciz ve takip edilme vakası bildirdi.
Tanık beyanlarında da benzer bir tablo ortaya çıktı. Tanıkların yüzde 67'si sözlü saldırıya, yüzde 33'ü ise fiziksel şiddete tanıklık ettiğini aktardı.
Hak arama süreçlerinde de ayrımcılık sürüyor
Rapor, nefret suçlarının ardından başvurulan koruma mekanizmalarında da ayrımcılığın devam ettiğine dikkat çekti.
Tanık beyanlarına göre kolluk kuvvetlerinden koruma talebinin reddedilmesi yüzde 33, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi ise yüzde 13 oranında bildirildi.
Raporda, nefret suçlarının etkisinin yalnızca olay anıyla sınırlı kalmadığı, mağdurların adalete ve kamu hizmetlerine erişim süreçlerinde de hak ihlalleriyle karşılaştığı vurgulandı.
Ev içi nefret suçlarında artış
Rapora göre nefret suçlarının en sık yaşandığı yer yüzde 25 ile ev olurken, okullar yüzde 21 ile ikinci sırada yer aldı.
2024 yılıyla karşılaştırıldığında ev içi nefret suçlarında yüzde 12'lik artış yaşandığı belirtilen raporda, okul verilerinde ise dört puanlık düşüş olduğu ifade edildi.
Raporda, ekonomik kriz nedeniyle daha fazla LGBTİ+'nın aile evine dönmek zorunda kalmasının ev içi nefret suçlarındaki artışın nedenlerinden biri olabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Polise güvensizlik başvuruları engelliyor
Rapora göre nefret suçuna maruz kalanların polise başvurmamasındaki en önemli neden güvenlik ve yargı mekanizmalarına duyulan güvensizlik oldu.
Katılımcıların yüzde 56'sı bu nedenle polise başvurmadığını belirtirken, yüzde 38'i şikayet sürecinde ayrımcı muamele göreceği endişesini, yüzde 31'i ise polis tarafından medyaya ifşa edilme riskini gerekçe gösterdi. Katılımcıların yüzde 6'sı ise nefret suçunun doğrudan polis önünde gerçekleştiğini ifade etti.
Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, nefret suçları, araştırma, inceleme, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
