23/06/2026 | Yazar: Kaos GL

Kadın Koalisyonu, 12. Yargı Paketi'nin kamuoyuna açıklanmasının ardından sosyal medya hesaplarından açıklama yayınladı; her yargı paketinde, temel hakların hedef alınacağına dair belirsizliğin yerini koruduğunu söyledi.

Kadın Koalisyonu: “LGBTİ+’ların varoluşlarını suç haline getiren her düzenleme yaşam hakkına açık bir saldırıdır” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kadın Koalisyonu, 12. Yargı Paketi'nin kamuoyuna açıklanmasının ardından sosyal medya hesaplarından açıklama yayınladı; yargı paketinde kadın ve LGBTİ+ haklarını hedef alan düzenlemelerin yer almadığını ancak her yargı paketinde, temel hakların hedef alınacağına dair belirsizliğin yerini koruduğunu söyledi.

Yargı paketlerinin kadın ve LGBTİ+ örgütlerinden, barolardan, hak savunucularından ve toplumsal muhalefetten gizlenerek hazırlandığını belirten Kadın Koalisyonu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Torba yasa pratiğine terk edilen yargı paketleri kadın örgütlerinden, çocuk hakları savunucularından, LGBTİ+ örgütlerinden, barolardan, hak savunucularından ve toplumsal muhalefetten gizlenerek hazırlanmaktadır. Yaşamlarımızı, haklarımızı ve özgürlüklerimizi doğrudan etkileyecek düzenlemeler hakkında neyin yasalaştırılmak istendiği belirsiz bırakılırken, bu düzenlemelerin asıl muhatabı olan bizlerin sözleri, deneyimleri ve itirazları dikkate alınmamaktadır. Dün kamuoyuyla paylaşılan 12. Yargı Paketi’nde kadın ve LGBTİ+ haklarını hedef alan düzenlemeler yer almadı ancak her yargı paketinde, temel haklarımızın hedef alınacağına dair belirsizlik yerini koruyor. Bu yalnızca bir usul sorunu değildir. Yasaların, etkileyeceği toplumsal kesimlerin katılımı olmadan hazırlanması demokratik bir yasa yapma sürecinin reddidir. Belirsizliğin kendisi başlı başına antidemokratiktir ve bir hak ihlalidir. Haklarımızı ilgilendiren hiçbir düzenleme, bizlerin sözünü yok sayarak hazırlanamaz.”

“Kamuoyunda tartışılan düzenlemeler otoriter bir siyasal yaklaşımın parçalarıdır”

Kadın Koalisyonu, LGBTİ+’ların kimliklerini ve varoluşlarını suç haline getiren her düzenlemenin eşit yurttaşlık ilkesine, insan haklarına ve yaşam hakkına açık bir saldırı olduğunu vurguladı, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bugün kamuoyunda tartışılan kadınların nafaka hakkının sınırlandırılması, LGBTİ+’ların varoluşunu hedef alan düzenlemeler, sosyal medya alanını denetim ve baskı altına alma hazırlıkları ve suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaları artırma yaklaşımı birbirinden bağımsız değildir. Bütün bu düzenlemeler, hak ve özgürlükleri genişletmek yerine toplumu itaat, denetim ve cezalandırma üzerinden yeniden şekillendirmek isteyen otoriter bir siyasal yaklaşımın parçalarıdır. Çocukları korumak yerine cezaları artırmayı çözüm diye sunan anlayışı kabul etmiyoruz. Yoksulluğu, eşitsizliği, şiddeti, ihmali, eğitimden kopuşu ve devletin yükümlülüklerini görmezden gelerek çocukları daha ağır cezalarla karşı karşıya bırakmak adalet değil, devletin kendi sorumluluğunu çocukların omuzlarına yüklemesidir. Nafaka hakkına yönelik her müdahale, kadınları boşanamaz, şiddetten uzaklaşamaz, ekonomik olarak bağımlı hale getirme politikasının parçasıdır. LGBTİ+’ların kimliklerini ve varoluşlarını suçun konusu haline getiren her düzenleme ise eşit yurttaşlık ilkesine, insan haklarına ve yaşam hakkına açık bir saldırıdır.”

“Hak ve özgürlüklerimiz torba yasaların ve pazarlıkların konusu yapılamaz!”

Özendirme ve teşvik gibi muğlak kavramlarla ifade özgürlüğünü ve örgütlenme hakkını hedef alan düzenlemelerin, hukuk eliyle ayrımcılığı kurumsallaştırma girişimleri olduğunu belirten Kadın Koalisyonu, şunları kaydetti:

“Bu denetim ve kontrol yasaları, tüm hak ve özgürlüklerimize yönelik bir saldırıdır. “Özendirme” ve “teşvik” gibi muğlak kavramlarla ifade özgürlüğünü, örgütlenme hakkını ve kimliklerimizi hedef alan düzenlemeler; hukuk eliyle ayrımcılığı kurumsallaştırma girişimleridir. İnsan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve yaşamlarımız hiçbir iktidarın ideolojik toplum mühendisliği alanı değildir. Biz kadınlar, feministler ve hak savunucuları olarak biliyoruz ki; hak kayıpları bir gecede oldubitti ile yok edilmeden önce tartışmaya açılır, sonra pazarlık konusu yapılır, ardından olağanlaştırılarak ortadan kaldırılır. Bu nedenle hiçbir saldırıyı “şimdilik ertelendi” diyerek geçiştirmiyoruz. Hak ve özgürlüklerimiz, torba yasaların, kapalı kapılar ardında yürütülen müzakerelerin ve pazarlıkların konusu yapılamaz!”

“Birbirimizin yaşam hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz"

Kadın Koalisyonu açıklamasında iktidara seslendi; temel hak ve özgürlükleri kısıtlayacak düzenlemelere karşı mücadeleyi sürdüreceğini vurguladı:

“Hak ve özgürlüklere ilişkin hiçbir düzenleme torba yasa mantığıyla, kapalı kapılar ardında, toplumsal muhalefetin denetiminden kaçırılarak yasalaştırılamaz. Nasıl ki 12. Yargı Paketi’nde kadın ve LGBTİ+ haklarında geriye gidişe sebep olan düzenlemelerin yer almaması için mücadele ettiysek, diğer yargı paketlerinde temel hak ve özgürlüklerimizi kısıtlayacak düzenlemelerin yer almaması için de demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz. Hiçbir yasal düzenleme olmamasına rağmen, idari uygulamalar eliyle keyfi bir biçimde kısıtlanan ifade ve örgütlenme özgürlüğümüz, hak mücadelemiz sansürlenemez! Hayatlarımız üzerinde kurulan denetimi kabul etmiyoruz. Oldubittilere, hak gasplarına izin vermeyeceğiz. Eşitlikten, özgürlükten ve birbirimizin yaşam hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz."

 


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, siyaset, anayasa, trans, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, yargı paketi
İstihdam