20/05/2026 | Yazar: Kaos GL

İzmir Barosu, 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi, Transfobi ve İnterfobi Karşıtı Gün için basın açıklaması yaptı; LGBTİ+’ların maruz bırakıldığı hak ihlallerine dikkat çekilen açıklamada, “Herkes için eşit hakları savunmaya devam edeceğiz” denildi.

İzmir Barosu: “LGBTİ+’ların eşit yurttaşlık mücadelelerinde yanlarında durmaya devam edeceğiz” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: İlke TV

İzmir Barosu, 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi, Transfobi ve İnterfobi Karşıtı Gün için basın açıklaması yaptı; LGBTİ+’ların maruz bırakıldığı hak ihlallerine dikkat çekilen açıklamada, “Türkiye’de son yıllarda insan hakları ihlalleri her ne kadar artmış olsa da LGBTİ+’lar tarihin hiçbir aşamasında eşit yurttaşlık hakkına sahip olmamışlardır” denildi.

İzmir Barosu önünde yapılan açıklamada basın metnini Av. Selen Dendeş okudu. Dendeş, LGBTİ+’lara yönelik baskı mekanizmalarının artığını söyledi; temel hakların sistematik olarak ihlal edildiğini hatırlattı:

“Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik baskı mekanizmaları, her geçen gün katlanarak artmaktadır. LGBTİ+’ların uluslararası sözleşmeler ve anayasa ile güvence altına alınmış ifade, örgütlenme özgürlüğü ve hatta yaşam, barınma, eğitim, sağlık, çalışma gibi en temel hakları sistematik olarak ihlal edilmektedir.”

LGBTİ+ karşıtı yasa tasarılarına dikkat çekilen açıklamada, düzenlemelerin yasalaşmadan iktidar tarafından uygulanmaya başlandığı kaydedildi:

“Bu taslaklar siyasi iktidara yakın medya kuruluşlarınca basına servis edilmekte, ancak Mecliste kabul edilen yargı paketlerinde yer almamaktadır. 12. Yargı paketinin hazırlık sürecinde yeniden gündemde olduğu iddia edilen LGBTİ+ karşıtı maddeler ise cinsiyet uyum sürecindeki ameliyatların yaş sınırının 25’e çekileceği, genel ahlak ve biyolojik cinsiyete aykırı tutumun hapis cezası ile cezalandırılacağı, aynı cinsiyetten kişilerin nişan veya evlilik töreni düzenlemesi halinde hapis cezası ile cezalandırılacağı yönünde. Bu maddelerin yasalaşma süreçleri tamamlanmasa dahi; siyasi iktidar, kamu kurumları ve kanun uygulayıcıları tarafından bu taslak maddeler adeta birer rehber olarak kabul edilmekte ve uygulanmakta, hatta iddianamelere veya gerekçeli kararlara dahi yazılmaktadır.”

“LGBTİ+’ların ifade ve örgütlenme özgürlükleri ihlal edilmektedir”

Açıklamada, LGBTİ+’ların ifade ve örgütlenme özgürlüklerinin ihlal edildiği söylendi; Onur Yürüyüşlerine katılan insan hakları savunucularının işkence ile gözaltına alındığı vurgulandı:

“LGBTİ+’lar yaşadıkları tüm hak ihlallerine karşı ses çıkarmak istediklerinde ise ifade özgürlükleri ve örgütlenme özgürlükleri ihlal edilmektedir. Türkiye’de 2015 yılından beri, yasaklanmayan hiçbir Onur Yürüyüşü olmamış, LGBTİ+ hakları konulu eylemlerin büyük bir çoğunluğu ise ‘genel ahlak’ gerekçesiyle yasaklanmıştır. Bu eylemlere katılan insan hakları savunucuları, hiçbir gerekçe olmaksızın işkence ve kötü muameleyle gözaltına alınmış; demokratik haklarını kullandıkları için yargılanmışlardır.” 

Dendeş, Genç LGBTİ+ Derneği’ne yönelik kapatma davasını ve 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel’e açılan davayı hatırlattı, şu ifadeleri kullandı:

“LGBTİ+’lara karşı devam etmekte olan hedef gösterme ve damgalama, siyasi figürlerce toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmek için kullanılmakta olan söylemin bir sonucudur.”

İzmir Barosu’nun eşit hakları savunmaya devam edeceğini kaydeden Dendeş, açıklamayı şöyle sonlandırdı:

“İnsan haklarının uygulanmasında; hiçbir birey ya da topluluğun ahlaki hassasiyetleri, politikaları gözetilemez. LGBTİ+’lara yönelik her hak ihlalini, siyasi politikaların hukuk aracılığı ile LGBTİ+’ların üzerinde baskı mekanizması olarak kullanılmasını teşhir etmek; avukatların tarihsel sorumluluğudur. LGBTİ+’ların eşit yurttaşlık mücadelelerinde yanlarında durmaya, yaşamdan ve özgürlükten yana olmaya, herkes için eşit yurttaşlık ve eşit hakları savunmaya devam edeceğiz.”

Kaynak: İlke TV


Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, yargı paketi, örgütlenme özgürlüğü
İstihdam