04/06/2026 | Yazar: Kaos GL
İnsan Hakları Derneği, 12. Yargı Paketi ile yeniden gündeme gelen LGBTİ+ düşmanı düzenlemelere tepki gösterdi; “LGBTİ+’ların varoluşunu kriminalize eden hiçbir düzenleme Meclis gündemine getirilmemelidir” dedi.
10. ve 11. Yargı Paketleri’nde yer alması beklenen ancak toplumsal tepkinin ardından ertelenen LGBTİ+ düşmanı düzenlemeler bu sefer de 12. Yargı Paketi gündeminde.
KaosGL.org’un ulaştığı kaynaklara göre, AKP’li üst düzey milletvekillerine 12. Yargı Paketi ile ilgili bilgi notu gönderildi. Haziran ayında TBMM gündemine getirilmesi planlanan yargı paketinde, LGBTİ+’ları suçlu ilan eden ve transların cinsiyet uyum ameliyatları için yaş sınırını 25’a yükselten maddeler de yer alacak.
12. Yargı Paketi gündemine eklenen LGBTİ+ düşmanı düzenlemelere tepkiler büyüyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) de sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklama ile yeniden gündeme gelen düzenlemelere tepki gösterdi; “12. Yargı Paketi bu haliyle derhal geri çekilmelidir. LGBTİ+’ların varoluşunu kriminalize eden hiçbir düzenleme Meclis gündemine getirilmemelidir” dedi.
İHD Merkezi LGBTİ+ Komisyonu imzasıyla yayınlanan açıklamada, 12. Yargı Paketi taslağının LGBTİ+’ların varlığını hedef alan açık bir siyasal saldırı olduğu söylendi, şu ifadeler kullanıldı:
“Kamuoyuna yansıyan 12. Yargı Paketi taslağı, “yargı reformu” adı altında LGBTİ+’ların varlığını, bedenini, sevgisini, görünürlüğünü ve hak mücadelesini hedef alan açık bir siyasal saldırıdır. Bu girişim yeni değildir. Önceki yargı paketlerinde de tekrar tekrar gündeme getirilen benzer düzenlemeler, iktidarın ceza hukukunu toplumu hizaya sokmak, makbul hayatlar yaratmak ve nefret siyasetini yasalaştırmak için kullandığını göstermektedir. LGBTİ+’ları aileye, çocuklara ya da topluma yönelik bir tehlike gibi göstermek, insan hakları hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmayan ağır bir ayrımcılık biçimidir. Bir toplumu kutuplaştırmak için LGBTİ+’ları pedofili, istismar ya da çocuklara yönelik suçlarla ilişkilendirmek kimsenin hakkı da haddi de değildir. Bu söylem, eleştiri değil; hedef gösterme, nefret üretme ve şiddeti meşrulaştırma pratiğidir.”
“Genel ahlak ve biyolojik cinsiyet gibi muğlak kavramlarla ceza normu üretilemez”
İHD; genel ahlak, aile kurumunun korunması ve biyolojik cinsiyet gibi muğlak kavramlar ile ceza normunun üretilemeyeceğini vurgulayarak ceza kanunlarının iktidarın ahlak defteri olmadığını ifade etti:
“Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere Türkiye’nin taraf olduğu çok sayıda uluslararası insan hakları sözleşmesi ayrımcılığı açık biçimde yasaklamaktadır. Buna rağmen devlet, LGBTİ+’lara yönelik uygulamaları ve politikalarıyla bu yasağı sürekli ihlal etmektedir. Dahası, bu sözleşmelerin denetim mekanizmaları da çoğu zaman insan haklarına dayanan tutarlı bir kararlılık yerine siyasi ve stratejik kaygılarla hareket etmekte; Türkiye’deki ihlaller karşısında etkili, zamanında ve sonuç alıcı bir tutum ortaya koymamaktadır. Ancak uluslararası mekanizmaların suskunluğu ya da yetersizliği, devletin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; insan hakları pazarlık konusu yapılamaz. Genel ahlak, aile kurumunun korunması ve biyolojik cinsiyet gibi muğlak kavramlarla ceza normu üretilemez. Laik hukuk düzeninde suç ile günah, hukuk ile ahlak dayatması, kamu düzeni ile iktidarın ideolojik arzuları birbirine karıştırılamaz. Ceza kanunları iktidarın ahlak defteri değildir. Hukuk, insanı korumak için vardır; makbul insan yaratmak için değil.”
“Bu saldırıya karşı susmayacağız, geri çekilmeyeceğiz, haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz”
LGBTİ+’lara karşı devlet eliyle şiddet üretildiğini belirten İHD; 12. Yargı Paketi’nin geri çekilmesi için çağrı yaparak “Eşitliği, özgürlüğü ve insan onurunu savunmaya devam edeceğiz” dedi:
“Transların cinsiyet uyum sürecine erişimini zorlaştırmak, sağlık hizmeti sunanları ceza tehdidiyle baskılamak, aynı cinsiyetten kişilerin birlikteliğini ve görünürlüğünü kriminalize etmek; sağlık hakkının, özel hayata saygı hakkının, beden bütünlüğünün ve ayrımcılık yasağının açık ihlalidir. Bunun adı reform değil, hak gaspıdır. Bunun adı aileyi korumak değil, LGBTİ+’lara karşı devlet eliyle şiddet üretmektir. 12. Yargı Paketi bu haliyle derhal geri çekilmelidir. LGBTİ+’ların varoluşunu kriminalize eden hiçbir düzenleme Meclis gündemine getirilmemelidir. LGBTİ+ hakları insan haklarıdır. İnsan hakları devletlerin lütfu değil, mücadeleyle kazanılmış evrensel haklardır. İnsan Hakları Derneği olarak bu saldırıya karşı susmayacağız, geri çekilmeyeceğiz, haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Eşitliği, özgürlüğü ve insan onurunu savunmaya devam edeceğiz.”
Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, anayasa, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, yargı paketi, örgütlenme özgürlüğü
