22/05/2026 | Yazar: Oğulcan Özgenç
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni kaldırıldı. Türkiye’de LGBTİ+ öğrenci hareketinin sembol kampüslerinden biri olarak görülen üniversite, son zamanlarda kayyım süreci ve sansürle anılıyordu.
Can Holding'e yönelik başlatılan soruşturma kapsamında kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni kaldırıldı. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla üniversite fillen kapatılmış oldu. Üniversitenin kapatılmasıyla birlikte öğrencilerin eğitimlerine garantör devlet üniversitesi olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde devam etmesi bekleniyor.
Türkiye’nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak 1996 yılında kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi, sosyal bilimler, kültür-sanat çalışmaları ve alternatif akademik üretim alanındaki etkisiyle uzun yıllar Türkiye yükseköğretim alanının en görünür kurumlarından biri oldu.
İlk resmi LGBTİ+ topluluğu Bilgi Üniversitesi’nde açılmıştı
İnsan haklar ve toplumsal cinsiyet çalışmaları ve öğrenci kulüpleriyle öne çıkan üniversite, Türkiye’de resmi LGBTİ+ öğrenci topluluklarının kurulmasına alan açan ilk kampüslerden biri olarak da yükseköğretim tarihinde özel bir yere sahipti. 2007 yılında kurulan Bilgi Üniversitesi Gökkuşağı LGBT Kulübü, YÖK’e bağlı bir üniversite bünyesinde resmi olarak faaliyet gösteren ilk eşcinsel öğrenci topluluğu olarak kayda geçti.
Dönemin haberlerinde kulübün kurucuları Aykan Safoğlu ve Serkan Zihli, üniversitelerde yıllarca gizli yürütülen LGBTİ+ örgütlenmelerinin aksine “kalıcı bir yapı” oluşturmak istediklerini anlatmıştı.
Bir kampüs hafızasının sonu mu?
Kulübün kurulması aynı zamanda LGBTİ+ hareketi açısından da önemli bir eşik olarak değerlendirilmişti. Kaos GL Derneği, 2 Nisan 2007’de Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın Uğur’a gönderdiği teşekkür mektubunda, yıllardır üniversitelerde LGBTİ+ öğrencilerin örgütlenmesinin engellendiğini hatırlatarak, “Bilgi Üniversitesi içerisinde, Gökkuşağı LGBT kulübünün üniversite onaylı ilk LGBT topluluğu olarak kurulmuş olmasını mutlulukla karşıladık. Üniversitelerde LGBT öğrencilerin ve sorunlarının görünür kılınması açısından önemli bir adım olacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Dernek ayrıca, Bilgi Üniversitesi’nin “diğer üniversitelere de örnek olacağına” inandığını belirterek üniversite yönetimine desteğini iletmişti.
Üniversitede LGBTİ+ topluluğu açılması tartışma başlatmıştı: “Bizim öğrencilerimizi bilimle ilgileniyor”
Bilgi Üniversitesi’nde Gökkuşağı LGBT Kulübü’nün kurulması Türkiye’deki diğer üniversitelerde de LGBTİ+ öğrenci örgütlenmeleri üzerine geniş bir tartışma başlatmıştı. Kulübün kuruluşunun ardından Hürriyet gazetesi farklı üniversitelerin rektör ve yöneticilerine LGBTİ+ öğrenci kulüplerine ilişkin görüşlerini sormuştu.
Bilgi Üniversitesi yönetimi, kulübün kurulmasına izin vermemenin “insan hakları ihlali” olacağını söylemiş, dönemin birçok üniversite yöneticisi LGBTİ+ kulüplerine karşı mesafeli açıklamalar yapmıştı.
ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, “Böyle bir şey bizim kriterlerimize uymaz” derken, Gazi Üniversitesi Rektör Danışmanı Doç. Dr. Nazife Güngör ise “Bizim öğrencilerimiz bilimle ilgileniyor” ifadelerini kullanmıştı. Buna karşılık Sabancı Üniversitesi yönetimi LGBTİ+ kulüplerine “diğer öğrenci kulüpleriyle aynı kriterlerle” yaklaşacaklarını belirtirken, Bilkent Üniversitesi de böyle bir talebin demokratik süreçlerle değerlendirileceğini açıklamıştı.
Kayyımdan sonra sansür
Aradan geçen yıllarda Bilgi Üniversitesi, Türkiye’de LGBTİ+ öğrencilerin görünürlüğü, öğrenci kulüplerinin faaliyetleri ve kampüs içindeki ifade alanları bakımından sembolik bir yere sahip olmayı sürdürdü. Ancak bir dönem LGBTİ+ öğrenci örgütlenmeleri açısından “örnek üniversite” olarak gösterilen Bilgi, son yıllarda artan sansür tartışmaları, öğrenci etkinliklerine yönelik saldırılar ve yönetim baskılarıyla da gündeme gelmeye başladı. Can Holding’e yönelik başlatılan soruşturma kapsamında üniversitenin kurucu vakfına kayyım atanmasının ardından ise bu tartışmalar daha görünür hale geldi.
Öğrenciler, kayyımın ardından çeşitli kulüp etkinliklerinin engellendiğini ve sansür uygulamalarının arttığını sosyal medya hesaplarından belirtiyordu. BİLGİ Kürt Dili ve Tarihi Kulübü’nün danışman hocası Prof. Dr. Bülent Bilmez’in Cemal Taş ile birlikte hazırladığı “Dersim Kırımı Envanteri” kitabı üzerine düzenlemek istediği söyleşinin, etkinliğin “akademik” olmadığı gerekçesiyle reddedildiği açıklanmıştı.
Benzer biçimde, 5 Mart 2026’da Marksist Felsefe Kulübü’nün düzenleyeceği Medusa etkinliğinin de üniversite yönetiminin son dakika kararıyla iptal edildiği duyurulmuştu. Öğrenciler, bu kararın ardından başka kulüplerin etkinliklerinin de sansürlendiğini vurgulamıştı.
Bilgi Öğrenci Dayanışması: “Üniversitemize sahip çıkıyoruz”
Üniversitenin kapatılmasının ardından sosyal medyada çok sayıda öğrenci, mezun ve akademisyen tepki gösterdi. Tepkilerde, alternatif akademik üretime alan açan bir kampüs hafızasının tasfiye edildiği vurgulandı. Bilgi Susmuyor Platformu ve Bilgi Öğrenci Dayanışması ise “Üniversitemize sahip çıkıyoruz” çağrısıyla bir araya geleceklerini duyurdu.
Etiketler: insan hakları, nefret suçları, eğitim, siyaset, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
